Manisa'nın Soma ilçesinde 4 yıl önce 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasına ilişkin davanın karar duruşması ertelenince aileler, Adliye önünde nöbet eylemi başlattı.
301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma faciasının karar duruşması mahkeme heyetindeki üyelerden birinin "rahatsızlık mazereti" bildirmesi gerekçesiyle 11 Temmuz’a ertelendi.
Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasına ilişkin 5'i tutuklu 51 kişinin yargılandığı davanın karar duruşması öncesi madenci yakınları ve Sosyal Haklar Derneği (SHD) çağrısıyla yüzlerce kişi yürüyüş gerçekleştirdi. Akhisar eski tren istasyonu önünde toplanan kitle, davanın görüleceği Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi önüne kadar yürüdü. Ailelerin ön sıralarda yer aldığı yürüyüşe, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Vehbi Bakıroğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Serpil Kemalbay, Rıdvan Turan, Ahmet Şık ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halkevleri ve birçok demokratik kitle örgütünün temsilcisi katıldı.
Yürüyüş sırasında yolu kapatan kitle, "Soma'nın hesabı sorulacak", "Soma'nın kömürü katilleri yakacak" şeklinde slogan attı. Yürüyüşün ardından aileler ve kitle üstleri aranarak duruşma salonuna girdi. Kararını açıklaması beklenen mahkeme heyetinin üyelerinden Tuğşad Buğra Kıyak’ın rahatsız olduğunu belirterek, duruşmayı ertelemesi üzerine aileler ve avukatları ile destek vermeye gelenler, duruşma sonrası Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi önünde nöbet eylemine başladı. Duruşmanın ertelendiği Çarşamba gününe (11 Temmuz) kadar geceli, gündüzlü süreceği ifade edilen eylem nedeniyle salon çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.
Gecikmiş adalet, adalet olmaz
Nöbet tutunlardan Mustafa Kaya’nın eşi Naciye Kaya, adalet talepleri için burada olduklarını dile getirerek, “Gecikmiş adalet, adalet olmaz" dedi. Kaya, “Bu nasıl bir adalet anlayışı. Biz 4 senedir adalet yerini bulsun diye uğraşıyoruz ama adalet sadece duvarda kaldı. Yeter artık oyalamasın kimse bizi. Zaten 4 senedir karar sürekli erteleniyor. Adalet yerini bulsun istiyoruz. Biz gitmeyeceğiz buradan. Biz yine buradayız. Burada olacağız” diye konuştu.
Gerekçe inandırıcı değil
Faciada oğlu Uğur Çolak’ı kaybeden Gülsüm Çolak da, 4 senedir parmakları ile kazıya kazıya davayı bugünlere getirdiklerini belirtti. Kaybolan adaleti Soma aileleri olarak aradıklarını söyleyen Çolak, mahkeme heyetinin kararı ertelemek için ileri sürdüğü gerekçenin inandırıcı olmadığı görüşünde. Anne Çolak, “Tek adam sistemini getirdiler. Devletlerin dini var mı? Adaleti olmayan devlet zaten dinsizdir. Biz çocuklarımız, yakınlarımız için olmayan adaleti arıyoruz” ifadelerini kullandı.
Heyet sürekli azarladı
Çocukları Sami ve İlkay Yıldırım’ı kaybeden Senem Yıldırım ise mahkeme heyetinin çocuklarının katili sanki kendileriymiş gibi davranıp sürekli kendilerini azarladığını söyledi. “Mahkeme heyeti bize sürekli ‘çıkın dışarı’ diyordu. Mahkeme heyeti suçluları koruyor. Devlet böyle yaparak adam öldürmenin önünü açıyorlar. Benim çocuğum babalar gününde babasını sadece 2 saat gördü. Bu hâkim Elbistan’daki sanıkları kurtardı sıra geldi Soma’ya. Soma’da da suçluları kurtaracak. Adalet zenginler için çalışmasın sadece. Biraz da garibana çalışsın” diyen Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da “adaletin kaybolmuş gel bul” sözleriyle seslendi.
MANİSA