Bahçelievler Katliamı sanıkları 3. Yargı Paketi kapsamında serbest bırakılırken, iki BDP milletvekili ve 28 KESK'linin tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Mahkeme ret kararında herhangi bir açıklama yapmadı. Oysaki yeni yasa tutukluluk için gerekçeli kararı şart koşuyor. "3. yargı paketi" olarak bilinen yasa, 5 Temmuz'da yürürlüğe girmiş ve Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) tutuklama kararını düzenleyen maddesi değiştirilmişti. Yeni düzenlemeye göre, "Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki tahliye isteminin reddine" ilişkin kararlarda, "kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu gösteren deliller somut olgularla" gerekçelendirilecekti. Yani hakimlerin "tutukluluğa devam" kararlarına güçlü gerekçeler yazmaları gerekiyordu. Tutuklu KESK'lilerin avukatları da bu yeni yasa kapsamında tutukluluğa itiraz etti. Cumhuriyet Savcısı yazılı görüşünde, KESK'lilerin tahliye talebinin reddedilmesi gerektiğini belirterek, "Şüphelilerin üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumuna göre, talebin reddine karar verilmesi talep olunur" dedi.

Tek cümlelik karar
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti de tek cümlelik açıklamayla kararı açıkladı: "İtiraza konu kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden şüpheli ve şüpheli vekillerinin itirazlarının reddine ve şüphelilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi."

Yeni yasa uygulanmıyor

KESK'lilerin avukatlarından Levent Kanat, mahkemenin yeni düzenlemeleri uygulamadığını söyledi. Kanat, "Yasa koyucunun yasa yaparken muradı yargıçlar tarafından dikkate alınmamaktadır. Ne yazık ki, gerekçesiz karar vermekte ısrar etmektedirler. Bu durum yasa yapmanın tek başına yeterli olmadığını göstermektedir. Yasa yapmakla tutuklu sorunu tek başına çözülmüyor. Bu karar bunu göstermektedir. Bu konuda bir direngenliğin olduğu çok açık görülmektedir" dedi.

Mahkeme istese bırakırdı

ANF'ye konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, kendisinin de tutuklu milletvekillerinin de 'yeni düzenlemeden pek fazla ümidi olmadığını söyledi. Kürt siyasetine yönelik yargıdaki ayrımcılığın sürdüğüne ve hazırlanan paketin de bunu ortadan kaldıracak bir kapsamda olmadığına dikkat çeken Aktar, "Biz tutuklu milletvekilleri için başvuru yaparken de bunu unutmuş değildik. Zaten bu yargı paketi olmadan da tahliye hakkı vardı, mümkündü. 13 aylık süre geçtiği halde mahkeme bir tutum almadı" dedi.

Yargı ideolojik karar veriyor

Bahçelievler katliamını gerçekleştiren Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu'nun tahliye edildiğini hatırlatan Aktar, "7 kişiyi öldürmekten yargılanıyorlardı. Buna rağmen haklarında kendileri açısından olumlu karar çıktı. Bu durum, yargının Kürtler açısından ayrımcı bir tutumu olduğunu bir kez daha doğruluyor. Bir ideolojik bakış hakim" ifadelerini kullandı.
Aktar, 83. maddede değişiklik yapılmadığı sürece tutuklu milletvekillerinin tahliyesinin mümkün görünmediğini ve 3. Yargı Paketi'nin de Kürt tutuklular için bir anlam ifade etmeyeceğini belirtti.
3. Yargı Paketi ile özel yetkili mahkemelere sınırlama getirilmesi hakkında da Aktar, hükümetin kendi lehine davrandığını belirterek, "Bu, hükümetin HSYK üzerinden baş edemediği, yeni düzenleme getiremediği özel mahkemeleri baypas etmesidir aslında. Çünkü mahkemeler kontrol edilemez güce dönüşmüştü çünkü" dedi.

'Terör suçları hariç' dendi

Avukat Muzaffer Özdemir de, 3. Yargı Paketi'ni eleştirerek, "Yasa özü itibari ile her şeyi hakim takdirine bırakmış ve dolayısıyla hakimin şimdiye kadarki huyundan vazgeçmesini beklememiz isteniyor!" dedi. Özdemir'in pakete ilişkin eleştiri şöyle: "Pakette sadece propaganda suçları için erteleme var. Fakat bu yapılırken de suçun işleniş şekline dokunulmamış. Yani düşünce ve ifade özgürlüğünü genişleten bir düzenleme yok, sadece mevcut birikmiş dosyalar ertelenecek. Yasa zaten birçok yerinde 'terör suçları hariç' ibaresi içeriyor. Bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki 250. madde olduğu gibi Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesine taşınmış durumda. Yani paket kimseyi 'tahliye edin' demiyor."

Sömürge yargı sistemi var

Paketin çıkacağı söylentisinden birkaç ay önce mahkemelerin cezaları iki katına çıkarmaya başladıklarına da dikkat çeken Özdemir, şu önemli hususa değindi: "Yasanın mantığı 'lastik mantığı'. İhtiyaca ve döneme göre sertleşip yumuşayabilen bir yasa. Eskisinde olduğu gibi bir kişiye 6 yıl 3 aydan 15 yıla kadar ceza verilebiliyor. Takdir hakkı bu kadar geniş. O yüzden yasa baştan itibaren bir tezgah olarak hazırlandı. Mevcut düzenleme ile Kürtlere Özel Bölgesel Mahkeme kavramı geliyor. Bu haliyle sömürge yargı sistemi de defakto olarak yürürlüğe giriyor aslında. Sömürgeye ayrı hukuk, anavatana ayrı hukuk."

 HABER MERKEZİ




KESK Gül ile görüştü


Türk Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Ahmet Aktan, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve DİSK Temsilcisi Kani Beko’yu dün Çankaya Köşkü’nde kabul etti. Görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti. Görüşme sonunda gazetecilere açıklama yapan Lami Özgen, Gül’e konfederasyonlarına yapılan operasyon ve üyelerinin tutuklamasına ilişkin bir dosya sunduklarını belirtti.