Bugün, 1 Haziran 2004’teki hamlenin yıldönümü. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Erdoğan ve müttefiklerinin bugün de ‘çöktürme planı’yla Kürt Özgürlük Hareketi’ni tasfiye edeceklerini düşünürlerken, kendilerinin çökmeyle karşı karşıya kaldığı belirtti. Halk Savunma Merkez Karargah Komutanlığı da “Kürdistan gerillası ve halkı, bu barbar ve vahşi sömürgeci siyasete karşı kırda, şehirde, ovada direnişi yükselterek 1 Haziran’ın 13. yılını büyük bir hamleye dönüştürecek” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, 1 Haziran Hamlesi’nin kahraman başlatıcılarının, “Tasfiye oldular, bir daha ayağa kalkamazlar” denilen gerillanın nasıl bir inanç, irade ve tecrübeye sahip olduğunu bir kez daha dünyaya gösterdikleri belirtildi:


Erdoğan ve AKP de yanıldı

AKP iktidara geldiğinde Kürt Özgürlük Hareketi gerillayı Türkiye sınırları dışına çıkarmış, üç yıllık bir çatışmasızlık durumu yaşanmıştı. Hareketimiz AKP iktidara gelmeden önce de, AKP iktidara geldikten sonra da defalarca demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için çağrılar yapmıştı. Bu çağrılarımız ısrarla tekrarlanmasına rağmen iktidara gelen AKP’nin lideri “düşünmezseniz böyle bir sorun da olmaz” demişti. Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti de tüm devlet yetkilileri gibi gerillanın bir daha mücadele edemeyeceği yanılgısı içine girmişti. Bu nedenle tüm ısrarlara rağmen Kürt sorununun çözümünde adım atmamıştı. Hareketimiz o yıllarda o kadar ısrarla çağrı yapmıştır ki, halkımız, dostlarımız ve tüm demokrasi güçleri bu kadar ısrarlı çağrılarımıza şaşırmışlardı.


Önüne geçmek istediler

Önder Apo’yu esaret altına alan uluslararası komplocu güçler, işbirlikçileri ve AKP iktidarı, Özgürlük Hareketi’ni içten parçalayıp tasfiye ederek 1 Haziran Hamlesi’nin önüne geçmek istediler. Ancak hiçbir çaba, tasfiye edip mücadele etmenin önüne geçemedi. 


Ateşkes istedi

Gerilla hamlemiz kısa sürede AKP iktidarını çıkmaza sokunca Tayyip Erdoğan, Özgürlük Hareketimize başvurup ateşkes ilan edilmesini istedi. Hareketimiz de 2005 Ağustos’undan bu yana defalarca ateşkes ilan edip AKP iktidarına demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için fırsat tanıdı. Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı ilk ateşkesi istediğinde olduğu gibi hiçbir çatışmasızlık ortamına samimi yaklaşmadı. Bu nedenle Türkiye’de toplumda ve siyasi ortamda ortaya çıkan çözüm koşullarını değerlendirmedi.


Erdoğan farkında değil

Şimdi daha net ortaya çıkmıştır ki; Tayyip Erdoğan ne 15 Ağustos Hamlesi’nin ne de 1 Haziran Hamlesi’nin yarattığı askeri, siyasi ve toplumsal sonuçların farkındadır. Kürdistan devriminin meşru savunma gücü olan gerillaya sadece askeri bir güç olarak bakmaktadır. Halbuki hem 15 Ağustos, hem de 1 Haziran, çok kapsamlı ve güçlü siyasi, toplumsal ve kültürel kazanımlar yarattı. Yaratılan siyasi, toplumsal ve kültürel değerler Kürdistan devrimini yenilmez kıldı.


1 Haziran, 15 Ağustos’u korumakla kalmadı

1 Haziran, 15 Ağustos’un yarattığı değerleri koruduğu gibi, yeni değerler kattı; uluslararası komployu ve tüm saldırıları boşa çıkardı; Türkiye’yi demokratikleşme ve Kürdistan’ı özgürleştirme noktasına getirdi. 


Yine çıkmazdalar

AKP faşizmi ve müttefikleri, Türkiye’nin demokratikleşmesinden ve tüm Türkiye halklarının özgürleşmesinden korktukları için 23 Temmuz’dan sonra topyekun bir saldırıya geçti. Ancak 15 Ağustos Hamlesi ve onun devamı olan 1 Haziran’ın yarattığı halk gücünün siyasi, toplumsal ve kültürel etkisinin farkında olmadıklarından yine uluslararası komplo öncesi gibi Türkiye’yi bir çıkmaz sokağa soktular.


Kendileri çökecek

Erdoğan, Saray Gladiosu ve faşist müttefikleri, tüm devlet imkanlarını kullanarak yürüttükleri ‘çöktürme planı‘ ve kirli savaşla Kürt Özgürlük Hareketi’ni tasfiye edeceklerini düşünürlerken, kendileri çökmeyle karşı karşıya kaldı.

Faşist Erdoğan ve müttefikleri ne kadar bağırırlarsa bağırsınlar, sanal fetihler yaparlarsa yapsınlar, ne kadar ezdik, yendik derlerse desinler, 1 Haziran Hamlesi nasıl ki bu naraları atanların sesini kıstıysa gerilla direnişi ve halkın öz yönetim iradesi de Erdoğan ve onun profili olmayan müsamere başbakanının sesini de kısacaktır. 

15 Ağustos ve 1 Haziran hamlelerinin yarattığı yenilmez irade AKP faşizmini de yenilgiye uğratacak, Türkiye’yi demokratikleştirip Kürdistan’ı özgürleştirecektir.


Sömürgeci sistem vazgeçmedi

Halk Savunma Merkez Karargah Komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada da savaş kabiliyetini derinleştiren ve taktikte yenilenmeyi yaratan Kürdistan Özgürlük Gerillasının Zagroslar’dan Amanos ve Karadeniz’e kadar yürüttüğü yoğun mücadele ile Kürt sorununda çözümü olmazsa olmaz bir biçimde dayattığı hatırlatıldı. Ne var ki bu mücadele sürecinin Türk sömürgeciliğini defalarca masaya çekmesine rağmen AKP öncülüğündeki Türk devletinin, bu süreçlere hep taktiki yaklaşıp her defasında sömürgeci sistemi Kürdistan’da yeniden egemen kıldırma konseptini gündeme koyduğu anımsatılan açıklamada, şunlar belirtildi: 


Yeni dönemler başlattı

1 Haziran ruhu, sadece Kuzey Kürdistan’da değil, Kürdistan’ın diğer parçalarında da kendisiyle birlikte yeni dönemleri başlatmıştır. Bu ruh temelinde mücadele yürüten Rojava halkı ile savunma güçleri, nereden gelirse gelsin her türlü saldırıya karşı başarılı bir şekilde kendini savunacağını ortaya koymuş, bugün yüzünü demokratik bir Suriye Devrimi’ne dönmüştür. 


Gericiliğin son naktaları: DAİŞ ve AKP

Dünya gericiliğinin geldiği son noktalar olan DAİŞ ve AKP çizgisinin geliştirdiği en vahşi saldırılara karşı Kobanê’de, Şengal’de, Mexmûr’da, Kerkük’te, Sur, Cizre, Nusaybin ve Kürdistan’ın doruklarında direnen Kürdistan gerçekliği, bugün ezilen ve imhayla yüz yüze gelen bütün halklara birer umut ışığı olmuştur. 


Türk sömürgeciliği bitiyor

Kürdistan Özgürlük Gerillası, Türk sömürgeciliğinin AKP öncülüğünde Kürdistan halkının özgürlük mücadelesine karşı başlattığı bu topyekun savaş karşısında 24 Temmuz’dan bu yana büyük bir direniş göstermektedir. Yükselen mücadele karşısında çılgına dönen AKP devleti, savaş tarzını barbarlık düzeyine çıkararak Kürdistan şehirlerini yerle bir etmeyi hedefleyen, eşine ender rastlanan bir sömürgeci zulüm ve soykırım siyasetini uygulamaktadır. Bu, Türk sömürgeciliğinin Kürdistan’da ömrünün son dönemlerini yaşadığını ortaya koyan bir durumdur. 


13. yılında büyük hamle

Kürdistan Özgürlük Gerillası ve Kürdistan halkı, bu barbar ve vahşi sömürgeci siyasete karşı kırda, şehirde, ovada, her alanda direnişi yükselterek 1 Haziran’ın 13’üncü yılını büyük bir hamle sürecine dönüştürecektir. 

Bu temelde, yeni mücadele döneminde, gelişen büyük saldırılara ve topyekun savaşa karşı halkımızın meşru ve haklı olan büyük direniş ve savunma savaşı gündeme girmiş durumdadır. Kürdistan gerillası, bugün de halkımızın varlığı ve özgürlüğüne yönelik her türlü saldırıyı karşılayacak ve etkisiz kılacak azim, güç ve kararlılığa sahiptir. Halkımızın kaderini belirleyecek önemde olan bu yeni mücadele sürecinde sömürgeciliğin tüm saldırılarını Devrimci Halk Savaşı ile karşılayacak olan Kürdistan Özgürlük Gerillası, kahraman şehitlerinin anısını mücadelesinde yaşatacak ve tüm dünya önünde yenilmezliğini bir kez daha ortaya koyarak zaferi kesinleştirecektir.  


 BEHDİNAN