
Dr. Bahoz Erdal, ANF’ye PKK’nin kuruluş yıldönümü, Kürt hareketinin geldiği aşamayı, Türk devletinin yürüttüğü imha savaşını değerlendirerek, 2012 yılına ilişkin düşüncelerini dile getirdi. PKK’nin çıkış koşullarının iyi tahlil edilmesi gerektiğini ifade eden Erdal, “PKK, Kürtlere siyaseti, diplomasiyi, savaşı ve kendini nasıl savunacağını; yaşama dair ret/kabul ölçülerini; özgürlüğün vazgeçilmezliğini öğretti” dedi. Ateşkesler çözüm içindi
2011 yılının dolu, sert ve savaşla geçen bir yıl olduğuna işaret eden Erdal, Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın, ‘Kürt sorununu çözecektik, PKK bozdu’ sözlerini anımsatarak, “Bu yılın doğru incelenip, araştırılarak gerçeklerin açığa çıkarılması gerekiyor” dedi. AKP’nin iktidara geldiği günden beri yaşananları anımsatan Erdal, “2004-2005’e kadar ateşkesti. 2005’te yenilendi, bozulunca 2006’da tekrarlandı. 14 Haziran 2008’de bir daha; 2009 ve 2010’da iki kez daha ateşkes ilan edildi. 2011 yılı genel seçimlerine kadar da uzatıldı. Eğer PKK çözüm istemiyorsa neden bu kadar ateşkes ilan etti” diye sordu. Erdal, bu sorunun bile tek başına AKP Hükümeti ve Türk devletinin yalanlarını deşifre etmeye yeterli olduğunu söyledi ve ekledi: “Bu savaşın tek sebebi devletin inkar ve imha konseptidir.”
İşgalci güçler panikledi Arap devletlerindeki hareketlenmeler ve Ortadoğu’da yaşanan değişimlerin Kürdistan’daki işgalci güçleri paniklettiğini kaydeden Dr. Bahoz Erdal, „Kürtlerin hak ve bir statü kazanmaması için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar” dedi. Ortadoğu’daki rejimlerin değiştiğini, bölgenin haritasının yeniden çizildiğini ancak işgalci güçlerin ne olursa olsun Kürtler bir şey almasınlar diye uğraştıklarının altını çizen Dr. Erdal, “AKP Hükümeti’nin 2011 yılında hem hareketimiz hem de Kürt halkı üzerinde yürüttüğü siyasetin amacı budur. Mesele sadece PKK değildir. ‘PKK Silvan’da savaşı başlattı’ sözleri bahanedir. Hedef Ortadoğu’da Kürtlerin haklarına kavuşmamasıdır” diye vurguladı.
Türk devletinin tüm amacı Türk devleti ve AKP Hükümeti’nin tüm amacının Suriye’deki Kürtlerin mevcut durumunun muhafazasına yönelik olduğunu kaydeden Dr. Bahoz Erdal, “Bir taraftan Suriye rejimine ‘Kürtleri tanıma’ diyor, diğer taraftan da muhalefetle anlaşma imzalayarak, ‘yarın bu rejim yıkılırsa Kürtleri tanımayacaksın’ diyor. Yine Güney Kürdistan’da Kürtleri nasıl daraltırım/kuşatırım çabası içerisindeler. Doğu Kürdistan’daki Kürtleri tanınmaz hale getiririm çabasındalar” diye konuştu. Gerillaya yönelik askeri operasyonların da aynı konsept kapsamında olduğuna dikkat çeken Dr. Erdal, şöyle devam etti:
Tasfiye sürecini bozduk
“Demokratik siyasete yönelik gelişen saldırılar; halkın üzerindeki devlet terörü de bu konsept dahilinde geliştiriliyor. Şimdi diyorlar ki, ‘PKK süreci sabote etti, gidişatı bozdu.’ Doğrudur, PKK süreci bozdu. Ama hangi süreci? Çözüm sürecini değil. PKK çözüm için her şeyi yaptı. Ancak bu kadar fedakarlık yapılırdı ve PKK de her şeyi yaptı. PKK’nin bozduğu süreç tasfiye sürecidir. PKK onların oyunlarını açığa çıkardı, deşifre etti. PKK onların imha siyasetlerini, hesaplarını boşa çıkardı, alt üst etti.” Suriye’de kötü oynuyorlar Suriye’deki gelişmelere ve Türk devletinin de orada aktif bir şekilde rol oynamaya çalıştığına işaret eden Dr. Erdal, şöyle konuştu: „Kötü niyetliler ve kötü oynuyorlar. Bunun için de ‘PKK ile Baas rejiminin bir olduğu’ propagandası yapıyorlar. ‘PKK 2011 yılında Baas rejiminin istemine göre savaştı’ diyorlar. Bu büyük bir yalandır. Doğrusu, Baas zihniyetiyle AKP’nin zihniyetinin bir olduğudur. Baas’ın Kürt halkı üzerindeki siyaseti inkarcı ve faşisttir. AKP ve temsil ettiği devletin de Kürt siyaseti faşist ve inkarcıdır. Baas rejimi de Kürtler üzerinde -12 Mart 2004’de olduğu gibi- katliam siyaseti yürütüyor, AKP de siyasi, askeri, ideolojik katliamlar yapıyor. Baas’a en yakın olanlar Erdoğan ve AKP’nin kendisidir. Diyorlar ki ‘Güneybatı Kürdistan halkı neden savaşmıyor.’ 12 Mart 2004’te Kürtler Qamişlo’da, Afrin’de, Kobani’de ayaktayken bu sözleri söyleyenler neredeydi? Şimdi Erdoğan ‘Suriye Müslüman kardeşlerini öldürüyor’ diyor. Qamişlo’da katledilenler Müslüman değil miydi? Erdoğan o zaman Baas rejimini kutladı. Hatta Adana ittifakıyla bizim onlarca kadromuzu Türkiye’ye teslim etti. Kürt karşıtı ittifakları, tarihi, köklü ve kirlidir.“
Egemenler neyi perdeliyor?
Türkiye’deki özel savaş dairesinin, PKK’nin Almanya, İsrail, İran ve Suriye’den destek aldığı yönündeki kara propagandasına işaret eden Dr. Bahoz Erdal, „PKK’ye karşı en çok savaşan ülkelerden birisi de Almanya’dır. AKP’nin iktidarı döneminde İsrail’den aldığı silah miktarı altı kat fazlalaştı. Baas rejimiyle birlikte PKK ve Kürtlere karşı ittifak geliştirdi. İran ile ortak operasyona kadar vardırdılar“ dedi ve bu perdelemenin nedenlerini izah etti:
- PKK büyük bir hareket, büyüdü ve bunun üzerinde PKK’nin düşüncesi ve idelojisiyle Kürt halkı da gelişti, bunu görmek istemiyorlar. Kürtlerin gücünün PKK’den geldiğini söylemek yerine PKK’nin başka devletlerden destek aldığını söylemeye çalışıyorlar.
- Medya üzerinden psikolojik savaşla sorunu dışarıda göstermek istiyorlar. Kürt halkının direnişinin dış kaynaklı olduğunu yani Kuzey Kürdistan’ı dışarıda birilerinin karıştırdığını göstermeye çalışıyorlar.
- AKP ve Türk devletinin yürüttüğü inkar ve imha siyaseti boşa çıktı, yeniden hayata döndürmek için bahane arıyorlar. Kendi yenilgilerini, başarısızlıklarını kamufle etme derdindeler.
PKK her yönüyle güçlüdür
Kürdistan’ın dört parçasında tecrübeli ve büyük inanç sahibi binlerce gerillanın olduğunu anımsatan Dr. Bahoz Erdal, PKK’nin 34’üncü yılının Kürt halkı için özgürlük yılı olacağının altını çizdi. Ortadoğu’daki hareketlenmelerin Kürdistan’ı kendi dışında tutamayacağını ifade eden Erdal, AKP Hükümeti’nin ‘PKK’yi yok edeceğiz’ rüyası için şunları kaydetti: “Türk devleti başlattığı savaşı sonuca götürmek istiyor. Bunun karşısında hazırlıklıyız. Türk devleti karşısında zayıf da değiliz. PKK şimdiye kadar nasıl mücadele ettiyse, yeni yılda da daha güçlü bir şekilde mücadele edecektir. PKK her yönüyle güçlüdür. Halk ve gerilla olarak güçlüyüz. Önderliğimiz ve hareketimizin bütün çabası barış içindir. Diğer yandan teslimiyet ve köleliği hiçbir zaman kabul etmeyiz. Bu hareket sömürgeciler karşısında boyun bükmez. Kimse bunun için umutlanmasın. PKK ve Kürt gerillası bu anlamda sağlam bir inanç ve iradeye sahiptir. Herkes bunu böyle bilmelidir.” 33 yıllık tarih tanıktır Sömürgecilerin siyasetine, her türlü devlet terörünün Kürtler üzerinde yürütüldüğüne, her türlü savaş kanunun uygulandığına işaret eden Dr. Bahoz Erdal, şöyle noktaladı: “Kürt gençleri bunlara karşı sesiz kalmayacaktır. Türk devletinin milyonu bulan askeri ve polisi var ama bu savaşta başaramayacaktır. Bunun ispatı 33 yıllık mücadelemizdir. PKK mücadelesi bunun kanıtıdır.”
DEMHAT TOLHILDAN - ANF/BEHDİNAN