Sömürgecilerin oyunları bitmez, tükenmez. Bu nedenle Kürtler, örgütleri ve özgürlük hareketleri sömürgeci oyunlara, tuzaklara karşı her zaman tedbirli olmalıdırlar.

Kürtlerin acılı ve onurlu tarihleri sömürgeci sistemlerin bu türlü oyunları ile doludur. Tarihinden ders alanlar başarılı olurlar. Ders almayanlar ise ne kadar yiğit, fedakar, irade sahibi olurlarsa olsunlar sonunda yenilgiye uğrarlar.

1925 Kürt Milli Hareketine sömürgeciler ve onların işbirlikçisi olan kişiler erken doğum yaptırdılar. Şeyh Abdurrahim yiğit ve kahraman olmasına karşın provokasyon yapmak için gelen jandarma timinin oyununa geldi. Silahına davrandı. 1925 Kürt Milli Harekatı vakitsiz doğum yaptı. Şeyh Said kardeşini eleştirmesine karşın “kader böyle istedi” tevekkülüne kapılarak harekatı başlatma emrini verdi. Kürtler inançlı, yiğit ve cesur olmalarına rağmen Kemalist rejimin Fransızlarla anlaşarak taze kuvvetlerini G.Batı Kürdistan hududundaki demiryolundan geçirerek denge sağlaması, Kürt hareketinin taktik hataları yüzünden yenildiler.

Gorbehişt Mellê Mıstefa Barzani yönetiminde Kürtler Irak yönetimine karşı 1932 ve 1943 yılında başkaldırmaları, yiğitlik, cesaret ve iradelerinin tam olmasına rağmen cahşların ihaneti, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerinin hava saldırıları karşısında yenilmekten kurtulamadılar. Hem 1932 ve hem de 1943 başkaldırılarında Irak kuvvetlerinin hezimete uğramalarını İngilizlerin hava saldırıları önledi. Hani sömürgeci sistemler ve onların yalakaları Kürtler hep başkaldırdığında bir yabancı parmak ararlar ya asıl sömürgecileri ayakta tutanlar başta İngiliz ve Fransız emperyalizmi olmak üzere ABD süper gücü oldu.

Yine 1961 yılının 11 Eylül’ün’de Güney Kürdistan’da başlayan Kürt başkaldırısı tam dokuz yıl sonra 1970 yılında Kürtler ile Irak rejimi arasında yapılan otonomi anlaşması ile sonlandı. Saddam Hüseyin zamanla güç kazanmak istiyordu. Sovyetler Birliği Ortadoğu politikası vede ‘Kapitalist Olmayan Yoldan Kalkınma’ teorisi gereği Saddam ile askeri anlaşma imzaladı. Otonomi anlaşmasının sonu olan 1974 yılının Mart ayına gelindiğinde Saddam rejimi dört yıl önce altını bizzat imzaladığı otonomi anlaşmasında çark etti. Mellê Mıstefa’nın oğlu Ubeydullah ve diğer çahşları yanına alarak Kürtlere sınırlarını kendisinin çizdiği otonomiyi ilan etti. Hewler’de şimdilerde Kürdistan Parlamentosu olan binayı da yerel parlamento olarak açtırdı. Yerel parlamentonun tek bir görevi vardı Saddam’ın noterliğini yapmak.

1974 Mart’ında savaş yeniden başladı. İran Şahı ve ABD Kürtleri destekledi. Kürtlere verilen desteğin Saddam rejimini zayıflatarak ABD’ye yanaşmasını sağlamaktı. İran Şahı’nın amacı ise Şattülarab’ı kendi topraklarına katmaktı. Ancak sömürgeci sistemler birbirleri ile olan çelişkilerini Kürt sorunu çözüme doğru gittiğinde bir tarafa bırakırlar. Kürtlerle baş edemeyen Saddam sonunun geldiğini anlayınca İran Şahı ile anlaşmanın yollarını aradı. İlk temas TC tarafından İstanbul’da sağlandı. Saddam ile Şah 5 Mart 1975 tarihinde OPEC toplantısı nedeniyle Cezayir’de toplantı halinde iken Cezayir başkanı Bumedyan’ın arabuluculuğu ile anlaştılar. Sonrası Kürt hareketinin silahlı mücadeleyi geçici olarak bırakması Kürtlerin yeniden hudut boylarında telef olması, sürgünü ile sonuçlandı.

TC ile Suriye hükümetinin G.Batı Kürdistan’daki “Kuzey Suriye Demokratik Federasyonunu” ilan etmesi sonrasında yine Cezayir’de biraraya gelip konuştukları Cezayir’de yayınlanan El Watan gazetesi tarafından açıklandı. Cezayir 41 yıl sonra yine uğursuz bir görüşmeye ev sahipliği yapıyor. Reha Sarı’nın konuya ilişkin haberi dün gazetemizde de yayınlandı. PYD ve diğer bileşenleri de mutlaka bu uğursuz görüşmeden haberdardırlar. Gerekli tedbirleri mutlaka alacaklardır, almalıdırlar. BAAS rejimi Suriye’de federasyona karşı olduğunu deklare etti. Cezire ve Hasekê’de rejim mensupları yerlerini bırakmaları önerilerini reddetmişler. TC ve Suriye’deki Baas rejimi tıpkı 1975’teki gibi Kürtlerin statü sahibi olmalarını engellemek için anlaşabilirler. Bugün IŞİD’e karşı Kürtlere mavi boncuk uzatanlar yarın siyah boncuk uzatabilirler. Onun için aman dikkat diyorum.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 14 Nisan 1925’da Bitlis Askeri Mahkemesi’nin verdiği karar sonucu Miralay Halit Bey, Yusuf Ziya Bey, kardeşi Teğmen A.Rıza, damadı Faik ve Mola Askeri Bitlis’te idam edildiler.

* 16 Nisan 1925’te Şeyh Sait ve arkadaşları Varto’da Abdulrahman Paşa Köprüsünde Binbaşı Kasım’ın planı sonucunda teslim oldular.

* 15 Nisan 1932’te Celadet Bedirxan Bey yönetiminde Hawar dergisi Kürtçe Latin alfabesi ile yayınlanmaya başladı.

* 17 Nisan 1925’te Dr.Fuat ve Siverek Karacadağlı Şeyh Eyüp Gülpınar Diyarbekir’de Ulu Camii önünde idam edildiler.

* Kürt şair Hemin Mukriyani, 17 Nisan 1986’de vefat etti.