KCK bir yılda 8 gencin bedenini ateşe verdiğini belirterek, bunun dönemsel bir eylem olmadığını, “sistemin sahiplerini yenilgiye uğratacak eylem biçimlerine ihtiyaç” olduğunu kaydetti.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı yaptığı yazılı açıklamada, Öcalan üzerindeki tecrit, bedenini ateşe veren Fırat İzgin, AKP-Cemaat saldırıları ve “Ez li vir im” kampanyası konusunda mesajlar verdi.

Tecrit ve ortakları

Öcalan’a tecrit ile amacın “özgür Kürdü imha etme ve teslim almak” olduğu belirtilen açıklamada, “Önder Apo üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit ve psikolojik işkence, 141. gününe girmiştir. Hiçbir ahlaki ve hukuki temele dayanmayan bu uygulama, Türk sömürgeciliğinin Kürdistan’daki tüm uygulamalarının fotoğrafıdır" denildi.
Türk devletinin tecrit ve psikolojik işkence uygulamasının aslında tüm Kürt halkına karşı geliştirilen bir uygulama; Kürt Halk Önderliği şahsında özgür Kürdü imha etme ve teslim alma amacını hedeflediği vurgulanan yazılı açıklamada, "Başta AİHM, CPT gibi kurumların da ortak olduğu bu konsept ve tecrit uygulaması, özünde uluslararası bir siyasettir" denilerek, halka mücadele çağrısı yapıldı.

Kendini yakma eylemleri
Mardin'in Midyat İlçesi'ne bağlı Gülveren (Bahvar) Köyü'nde 12 Aralık günü bedenini ateşe veren Fırat İzgin’in (15) ailesi ve Kürdistan halkına başsağlığı dilenen açıklamada, "Son yılda Mustafa Malçoklardan başlayan, gerilladan ve sivil alandan toplam 7 Kürt gencinin bedenini ateşe vermesi eylemine bu önemli aşamada değerli Kürdistan genci Fırat İzgin de katılarak zincirin sekizinci halkası olmuştur. Kürt gencinin eylemiyle verdiği bu mesajı herkesin doğru anlaması büyük önem taşımaktadır. Bu eylem döneme nasıl fedaice yaklaşılmasını ortaya koyan bir duruş sergilemiştir" denildi ve Fırat İzgin’in  eylemine selam duruldu. KCK açıklamasında devamla şu ifadeler yer aldı: “Fakat ısrarla belirtmek istiyoruz ki, Fırat İzgin gibi temiz ve dürüst gençler, kendini yakarak protesto etmek yerine farklı biçimdeki aktivitelere katılarak bu fedai duruşu ve büyüklüğü göstermelidirler. Kendini yakma bir protesto eylemidir ancak dönemsel bir eylem değildir. Bu dönemde gerekli eylem biçimi protesto değildir. Bu dönemde İmralı İmha Sistemi’ni parçalayacak ve bu sistemin sahiplerini yenilgiye uğratacak eylem biçimlerine ihtiyaç vardır. Tüm yurtsever-fedai Kürt gençliğini bireysel protesto eylemi değil, Türk sömürgeciliğini ve onun İmralı İmha Sistemi’ni yenilgiye uğratacak olan örgütlü yapıya katılmaya ve profesyonel mücadeleyi geliştirmede yer almaya çağırıyoruz."

Ez li vir im kampanyası
BDP öncülüğünde geliştirilen “ez li vir im - irademe sahip çıkıyorum” adı altındaki mitinglere yurtsever Kürt halkının güçlü katılım göstermesinin AKP-Gülen ittifakının faşizan uygulamalarına karşı yetkin bir cevap olduğu kaydedilen KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı açıklamasında, "Açık ki, tüm yurtsever halkımız bugüne kadar olduğu gibi, bundan böyle de gerektiği gibi iradesine sahip çıkmasını bilecektir" vurgusu yapıldı.

Hevesleri kursaklarında kaldı

AKP-Cemaat koalisyonunun yalana dayalı ve düzmece senaryolarla gerçekleri tersyüz etme çabalarının sonuçsuz kalmaya mahkum olduğunun altı çizilen açıklamada, şunlar belirtildi: "Tamilvari katliam senaryolarıyla süreci başlatan Türk sömürgeciliğinin konsepti boşa çıkartılmış, parçalanmış ve hevesleri kursaklarında bırakılmıştır. Gerillanın ve halkımızın direnişi karşısında çaresiz-başarısız kalan AKP devleti, uluslararası yasalar tarafından yasaklanmış silahları kullanarak başarısızlığını örtmek istese de bu onun gerçeğini ortaya koyan en çarpıcı bir sonuç olmuştur. Bugün bu sonuçlara dayanan Özgürlük Hareketi mücadeledeki yetersiz yanlarını da tespit ederek ve gidermeye çalışarak, ciddi bir yoğunlaşma temelinde daha sonuç alıcı ve daha kapsamlı bir hamle sürecine doğru gelişmelerin yaşanmasına yol açmıştır."

Güçlü katılım gerekli

Yurtsever Kürt halkının mücadeleye daha güçlü katılması gerekği ifade edilen açıklamada, şu hususları altı çizilerek, çağrı yapıldı: "Daha yoğunluklu ve daha yetkin bir mücadelenin gelişmesi için gereken hazırlık ve örgütlenmenin öncelikli olarak ele alınması ve giderek hazırlıkların yetkinleştirilmesiyle 'Êdî Bes e!' tarihi hamlemizin bir devamı olan yeni hamlesel çıkışımızı daha güçlü kılacak bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Bu temelde başta Kürdistan kadını ve gençliği olmak üzere tüm Kürdistan halkını, şimdiye kadar yaşanan yetersizlikleri görerek, yeni dönemin eylemsel çıkışının gerekli hazırlık ve pratiğine güçlü katılmaya çağırıyoruz.” 

Roj TV davası

Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’ne karşı yok etme ve imha konseptinin uluslararası bir ayağı olarak gündeme konulan Roj TV davasına dikkat çekilen KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı açıklamasında, "Roj TV’nin kapatılması yönünde olumsuz bir kararın gelişmesi, kapitalist modernite hukukunun sonu anlamına gelecektir. Danimarka hukukunun kirli siyasi çıkarlara alet olmaması İskandinav hukukunun gerçekliği açısından büyük önem taşıyacaktır. İskandinav hukukunun ve barıştan demokrasiden yana olan çevrelerin Türk sömürgeciliğinin katliamlarını açığa çıkarmada tek yayın organı durumunda olan Roj TV’nin kapatılması değil, Roj TV’nin Türkiye’de yayın hakkı elde etmesi için yürütülen mücadeleye destek sunması gerekmektedir. Bu doğrultuda Kürdistan halkının yürüttüğü meşru ve haklı mücadele, tüm kirli oyunlara ve tuzaklara rağmen özgürlük ve demokrasi mücadelesini kazanmak üzere büyük insani gücünü ortaya koyacak ve kazanacaktır" denildi.


ANF/BEHDİNAN