Avrupa’da HDP’nin başarısı için artık son etaba giriliyor. Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Yüksel Koç, bütün komisyonların bu süreçte ulaşılmayan kesimlere ulaşması ve bu kesimlerin HDP’ye oy vermeye mutlaka ikna edimesi gerektiğini dile getirdi. Şu ana kadar önemli çalışmalar yürütüldüğünü ancak bunun yeterli olmadığını dile getiren Koç kalan sürede yapılması gerekenleri de “ulaşılmayan kitlelere ulaşma, seçmenleri sandık başına taşıma ve sandık güvenliğini alma” olarak 3 başlıkta sıraladı. 

Koç, her seçmenin bir seçim komisyonu gibi çalışması çağrısında da bulunarak, “Seferberlikte nasıl ki, herşey hedefe kilitlenerek yürütülüyorsa, HDP için yapılan çalışmalar da aynı şekilde olmalı” diye konuştu. 


Avrupa’daki Türkiye ve Kürdistanlılar ilk kez Türkiye’deki genel seçimler için oy kullanacak. Siz de aylar öncesinde seçim çalışmalarınızı başlattınız. Çalışmalarınız hangi aşamaya ulaştı?

Yurtdışı oylarının nasıl kullanılacağı netleşir netleşmez ilk iş olarak seçim komisyonlarını oluşturarak çalışmalarımıza başladık. Tüm şehirlerde, kasabalarda komisyonlar oluşturuldu. Tabii bunun için HDP bileşeni olan tüm kesimler, halklar, inançlar, sol sosyalist kurum ve çevrelerle görüşüldü. Merkezi bir seçim komisyonu ve buna bağlı yerel komisyonların örgütlenmesi ardından, seçmen kayıtları aşamasına geçildi. Bilgi işlem merkezlerimizle bu hizmeti verdik. Şu anda da artık tek tek evleri, işyerlerini ziyaret ediyoruz. Ayrıca iki temel etkinlik olarak dayanışma geceleri ile paneller düzenliyoruz. Sadece Almanya’da 22 merkezde geceler organize edildi. Yani hayatın her alanında yeni yaşam çağrısını yapıyoruz. 


Almanya genelinde ne kadar seçmene ulaştığınıza dair bir bilgi var mı elinizde?

Geçtiğimiz hafta Avrupa Seçim Komisyonu olarak toplantımızda şu ana kadar ulaşılan seçmen sayısının 215 bin olarak belirtildi. Avrupa genelinde yaklaşık 9 bin gönüllü  seçim komisyonlarında görev alıyor. Ancak bunun dışında da çok sayıda müracaat var. Örneğin, Arnavutluk’ta başvuran bir grup öğrenci, gönüllü olarak seçim çalışmalarına katılmak istiyor. Yani çalışmalara katılan insan sayısı her geçen gün daha da artmakta. 


Bu seçim çalışması aynı zamanda demokratik güç birliği çalışması oldu. Kolektif bir çalışma ortaya çıktı mı? 

Öncelikle Avrupa’da ilk defa bu kadar kurum, bu kadar örgüt, bu kadar bileşen, bu kadar farklı yapı bir araya geliyor.  Demokratik ulus paradigması, aslında bu seçimlerle birlikte yaşamsallaştı. Elbette 50’nin üzerinde toplumu temsil eden yapının yerelde ortak çalışması çok kolay olmuyor ama bir ahenk, ortak çalışma ruhu yine de yakalanıyor.  

Belki bazı yerlerde bu çalışmalarımız daha iyi organize edilebilir, bazı yerlerde daha da güzel yapılabilir, fakat motivasyon ve istek konusunda herkeste bir istek, tutku, heyecan ve coşku var. Bu istek ve coşkuyu örgütlülüğe dönüştürmemiz gerekir. Aynı zamanda oya dönüştürmemiz gerekiyor. 


Almanya’da oy verme işlemi nasıl olacak? Seçim güvenliğine ilişkin tedbirleriniz neler

Almanya’da 13 merkezde sandıklar kuruluyor. Berlin, Hamburg, Hannover, Münster, Dortmund, Köln, Mainz, Frankfurt, Nürnberg, Stuttgart, Düsseldorf, Münih, Karlsruhe’de oy kullanılıyor. Bu 13 merkez için de HDP görevlendirmeler yaptı. Almanya başta olmak üzere, bütün Avrupa ülkelerinde muhatap olarak HDP temsilcileri de bu süre içerisinde konsolosluklarla irtibat içerisinde olacak. Almanya’da 24 gün oy kullanılacak. Bu 13 merkezde 24 gün boyunca da bütün sandıklarda, HDP sandık gözlemcisi olacak.

 

Kalan süre nasıl değerlendirilebilir?

8 Mayıs’ta oy verme işlemi başlayacak ve bizim burada çok az bir süremiz kaldı. Birincisi şu ana kadar ulaşamadığımız kitlelere gitmek. Geçmişte farklı partilere oy vermiş olanları da HDP’ye oy vermeye ikna etmeliyiz. Bütün komisyonların acil görevi, bu kesimleri ikna etme görevidir. Bizim dışımızda olan kesimlerin, yani 50’yi aşkın kurum ve yapının dışında olanların da seçim platformlarında ve komisyonlarında yer alması sağlanmalıdır. 

İkincisi, arkadaşlarımız sandık başında görev alacak kişiler üzerine oldukça yoğun bir şekilde çalışıyor. Bunu hızlı bir şekilde sonuçlandırmak, özellikle sandık başında görev alacak arkadaşları netleştirmek gerekiyor. 

Üçüncüsü de, 8 Mayıs tarihinden itibaren insanların, özellikle seçim sandıklarına götürmek gerekir. Bu konuda seçim komisyonlarımız, araba organize etme, toplu olarak götürme, otobüs tutma gibi çeşitli yöntemlerle seçmenlerin oy kullanmasını sağlamalı. 


Sandık müşahidi için başvurular var mı? Bu konudaki hazırlıklarınız ne aşamada?

Başvurular oldukça fazla. Sandıklarda görev alacaklar konusunda sıkıntımız yok. Yurtdışındaki oylar, HDP’nin barajı aşmasında belirleyici ve temel rol oynayacak. Her oyun büyük bir önemi var. Her bir oy stratejiktir. Her bir oy değerlidir. Hiç kimse “bir oydur, gidip kullanmayayım, ikna etmeyeyim” dememeli. Her seçmen şunu demeli: “Benim oyum çok değerlidir. Benim kullanacağım her oy statükocu duvarından bir tane taşın çıkarılması anlamına geliyor.” Her oyu, mutlaka ve mutlaka örgütlememiz ve kazanmamız gerekiyor. Bu bilinçle, bütün komisyon ve çalışanlarımız yaklaşması gerekiyor. Seçim komisyonlarımız yapacakları yoğun çalışmalarla hedefi aşabilir. Özellikle dayanışma gecelerinde herkesi görevlendirmek, herkesi bu işin ortağı olarak serferberlik ruhuyla bu işin çalışanı haline getirmemiz gerekmektedir. Herkes görevlidir. 31 Mayıs’a kadar “Uyku Haram” parolası, bütün yurtseverlerimiz, dostlarımız ve kısacası hepimiz için geçerlidir. Yaşlılarımız HDP logosunu bilmiyor. Oy kullanma esnasında bazı zorluklar yaşayabilirler. Yerellerde arkadaşlar bu konu da çalışmalar yürütüyor ama bizim bunu daha da yaygınlaştırmamız gerekiyor. Bizim 2 şeyi yapmamız gerekiyor: Öncelikle desteğe ihtiyacı olan insanlarımızı önceden aydınlatmamız gerekiyor. İkincisi de yine yaşlılar, rahatsızlığı olan hasta insanlarımız var. Seçim komisyonlarımız mutlaka bunların yanına gidip, onlarla görüşmesi ve HDP için sandığa götürmesi gerekiyor. Bu hem bilgi vermeyi hem de onları sandığa götürmeyi kapsamalı.

Altını çizerek söylüyorum her bir oy çok değerlidir, hiç bir oyun heba edilmemesi gerekir. Seçim komisyonları örgütleme, insanları sandığa götürme ve sandıklara sahip çıkma şeklindeki 3 görevi birlikte yürütmesi gerekiyor. Bu süreçte bütün işimiz budur, tek gündemimiz seçimdir. 


Oy kullanma döneminde somut bir planlamanız var mı? Zira Avrupa’da bir çok kişi çalışıyor...

Almanya’da 24 gün oy kullanılmasından dolayı şanslıyız. O yüzden haftanın 7 günü oy kullanılabiliyor, yani pazartesiden pazara kadar bütün günler konsolosluklar açıktır. Her şehir her seçim komisyonu kendi özgün planlamalarını yapıyor. Seçmenleri sandık başına taşıma konusunda planlamalar var ama daha da iyi örgütlemek gerekiyor. Son bir hamle yapmamız gerekiyor. Büyük motivasyon, büyük emek var ama yeterli değildir. Bizim gücümüz çok daha daha fazladır. Bizim ulaşmamız gereken seçmen kitlesi daha fazladır. Bizim hedefimiz amacımız çok büyüktür. O yüzden de, bugüne kadar ki çalışmalarımızı katlayarak, bu son virajı da bu son etabı da, en hızlı biçim de çalışarak başarıyla tamamlamamız gerekir. Seçim komisyonlarında yüzlerce arkadaşımız var. Ama daha da çoğaltılabilir. Herkese çağrımız şudur: “Nasıl olsa komisyonlar var”  mantığıyla kimse yaklaşmamalı. Her yurtsever, her demokrat, her özgürlükçü, eşitlikçi insan; Alevi, Kürt, Laz, Çerkez, Êzîdî, Hıristiyan… Kısacası herkes görevlidir. Herkes seferberlik ruhuyla çalışmalıdır. Seferberlikte nasıl ki, herşey hedefe kilitlenerek yürüyülüyorsa, HDP için yapılan çalışmalarda  aynı şekil de olmalı. Bu çerçeve de hedefe kilitlenmemiz gerekir. 


ŞAHİN BOZLAR/MAINZ