18 Temmuz’da kalkması beklenen OHAL kapsamında son olarak çıkarılan 701 sayılı KHK Resmi Gazete'de yayımlandı. 18 bin 632 personel kamudan ihraç edildi. Binlerce kamu çalışanının ihraç kararının 24 Haziran seçimlerinden 20 gün önce hazırlandığı ortaya çıktı.
OHAL kapsamında yayımlanan 701 sayılı KHK ile 18 bin 632 kişi ihraç edildi; 12 dernek, 3 gazete ve 1 televizyon kapatıldı.
OHAL Kapsamında yayımlanan 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre; Emniyet Genel Müdürlüğünden 8 bin 998, Diyanet İşleri Başkanlığından 240, Dışişleri Bakanlığından 38, İçişleri Bakanlığından 31, Adalet Bakanlığı'ndan bin 52, Dışişleri Bakanlığı'ndan 38, Sahil Güvelik Komutanlığı'ndan 192, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan 3 bin 77, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan bin 126, Jandarma Genel Komutanlığı'ndan 649 kişi ihraç edildi. 199 akademisyen görevinden uzaklaştırıldı. 12 dernek, 3 gazete, 1 TV kapatıldı.
KHK'nin seçimden önce 4 Haziran’da hazırlandığı ve kaldırılan Bakanlar Kurulu imzasıyla yayınladığı ortaya çıktı. KHK’de konuya ilişkin şu satırlara yer verildi: "701 sayılı KHK , Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nca 4/6/2018 tarihinde kararlaştırılmıştır…”
Son Başbakan Binali Yıldırım'ın "Emniyet ve TSK’dan ihraçlar olacak" diyerek duyurduğu "son OHAL KHK'si"ne göre 4 vali yardımcısı ve 4 kaymakam ihraç edildi. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'FETÖ' soruşturması kapsamında açığa alınan ve Mardin'in eski Ömerli Kaymakamı Erol Korkmaz ve Dargeçit eski Kaymakamı Mehmet Yaşar Yeşiltaş ihraç edilenler arasında yer alıyor. Ömerli ilçesi eski Kaymakamı ve belediye başkan vekili Erol Korkmaz tutuklu bulunurken Dargeçit eski Kaymakamı Yaşar Yeşiltas adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı.
199 akademisyen daha
Son KHK ile 199 akademisyen ile üniversitelerden 52 idari personel ihraç edildi. İhraç edilen 199 akademisyen arasında ise ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı barış bildirine imza atanlar da bulunuyor. Gazete Duvar'ın aktardığına göre; KHK’de, akademisyenlerin bir bölümünün, ‘çalıştıkları kurumların kanaati’ de doğrultusunda ihraç edildiği gerekçesine yer verildi.
İhraç edilen akademisyenlerin bir bölümünün isimleri şöyle:
DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ: Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Cem Terzi, Prof. Dr. İzge Günal, Prof. Dr. Halil Resmi, Doç. Dr. Halis Ulaş ile İktisat Fakültesindeki Prof. Dr. Yeşim Edis Şahin, Prof. Dr. Ayşen Uysal, Dr. Nuri Erkin Başer, Arş Gör. Aydın Arı, Arş. Gör. Serap Sarıtaş, Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi Emel Yuvayapan, Mimarlık Fakültesi Arş. Gör. Dilek Karabulut , Edebiyat Fakültesi’ndeki Arş. Gör. Özer Yersüven.
BOLU ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ: Selime Güzelsarı, Bahadır Aydın
GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ: Nevra Akdemir
MERSİN ÜNİVERSİTESİ: Esra Güzeloğlu Kilim
ERZURUM ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ: Hilal Eyüpoğlu
Ayrıca Mersin, Van, Bitlis, Mardin ve Urfa’dan Eğitim Sen üyeleri ve Bitlis’ten SES üyeleri de ihraç edildi.
KHK ile Dokuz Eylül Üniversitesitesi'nde (DEÜ) 'Bu suça ortak olmayacağız' başlıklı barış bildirisini imzalayan akademisyenlerin yanı sıra imzacı akademisyenler hakkında soruşturma başlatan eski rektör Adnan Kasman da aynı KHK ile ihraç edildi. Kasman hakkında başlatılan 'FETÖ' soruşturması kapsamında görevinden uzaklaştırılmıştı.
Uygulanan hükümler
Anadolu Ajansı'nın haberine göre ihraç edilenlere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacak. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilecek. Kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkumiyet kararı aranmaksızın rütbe ve/veya memuriyetleri alınacak. Görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyecekler. Ayrıca bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecek, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecekler. Uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılacak. Silah ruhsatları, "gemi adamlığına" ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilecek. Oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından 15 gün içinde çıkarılacaklar.
İhraç edilenler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacak. Haklarında bakanlıkları ve kurumlarınca ilgili pasaport birimine bildirimde bulunulacak. Bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportları iptal edilecek. Kamu görevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacaklar. Bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaklar.
Özgür basına el konuldu
Kararname kapsamında 12 dernek, 3 gazete ve bir televizyon da kapatıldı. Özgürlükçü Demokrasi, Welat ve Halkın Nabzı gazetelerine daha önce el konulmuştu. Yeni çıkan KHK ile her üç gazete kapatıldı. Kapatılan dernek, gazete ve televizyonlara ait her türlü malvarlığı, alacak ve haklar, belge ve evraklar Hazine’ye bedelsiz olarak devredilmiş sayıldı. Kapatılan kuruluşların borçlarından dolayı ise Hazine’den talepte bulunulamayacak.
ANKARA
OHAL’i kaldırma görüntüden ibaret
HDP Eşbaşkanları Buldan ve Temelli son çıkarılan KHK ile yapılan düzenlemelere, "Yasal zeminde OHAL’i devam ettirecek önlemleri aldıktan sonra OHAL’in kaldırılması tartışmaları ve ifadeleri bir görüntüden ibarettir” sözleriyle tepki gösterdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 701 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK) ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Son KHK ile iktidarın kendi yanında ve yakınında hissetmedikleri kamu personeline “tasfiye operasyonu”nu sürdürdüğünün belirtildiği açıklamada, “Binlerce kamu çalışanının ihraç kararını artık olmayan bir Bakanlar Kurulu’nun seçim öncesinde, 4 Haziran’da hazırladığı, ancak beklettiği anlaşıldı. Eski Türkiye’nin derin ittifaklarına, egemenlik ve güç ilişkilerine ve dengelerine dayanarak inşa edilen sözde yeni dönemin ilk adımının ihraçlarla ve ODTÜ’lü öğrencilere gözaltı ve tutuklamalarla atılması sürpriz değildir” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı’nın partisine ve gölgesine sığınmayanlarla, kendisine biat etmeyenlerle hesaplaşması bitmiyor. İktidarları boyunca adım adım ördükleri ve son seçimle meşruiyet değil; ama yasallık kazandırdıkları rejimin operasyonları bu zihniyet doğrultusunda sürdürülecektir. OHAL’i gerektirmeyecek yasal düzenlemeleri yaptıktan, yasal zeminde OHAL’i devam ettirecek önlemleri aldıktan sonra OHAL’in kaldırılması tartışmaları ve ifadeleri tamamen bir görüntüden ibarettir. Türkiye, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, işleyen denge-denetim mekanizmaları, kuvvetler ayrılığı gibi hiçbir demokratik ilke ve işleyişle ilgisinin kalmadığı bir döneme girmiştir. Bu bağlamda demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesi her zamankinden daha büyük bir ihtiyaçtır. Bu yönde düşünenler ve mücadele kararlılığında olanlar, iktidar koalisyonunun algı operasyonlarına teslim olmadan yan yana gelmeli ve birlikte demokrasi mücadelesinde yol almalıdır.”
Kilim:Mücadele edeceğim
Mersin'de 'bu suça ortak olmayacağız' bildirisine imza attığı için açığa alınan Mersin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Esra Ergüzeloğlu Kilim, son KHK ile ihraç edildi. Kilim, sonuna kadar mücadele edeceğini söyledi.
Kilim, üniversitenin işine son vermesi ardından açtığı davayı kazandı. Sözleşmesi keyfi olarak yenilenmeyen Kilim, Mersin 2. İdare Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, atama ve sözleşmenin uzatılması için gereken en az puan 15 olmasına rağmen Kilim’in 135 puana sahip olduğunun 2 jüri tarafından da tespit edildiği belirtildi. Kararda, “Davacının görev süresinin uzatılması için gerekli olan şartları sağladığı sonuç ve kanaatine varılmakla, sadece bir jüri üyesinin bilimsel açıdan yeterli olmadığı yeterli görüşüne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır” diye ifade edilmiştir.
Daha önce Mersin Üniversitesinde Rektörü Ahmet Çamsarı tarafından ilişkisi kesilen Kilim, iş mahkemesi tarafından güvenlik soruşturmayı geçerek işe geri dönmüştü. Şimdi ise 701 Nolu KHK ile ihraç edildi. Kilim'in ihracına ilişkin ilk yorumunu ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptı. Kilim, “KHK’liyim artık onurdur” yazarak, yanına zafer işareti koydu. Telefonla ulaştığımız Kilim, meselenin Mersin Üniversitesi Rektörü Ahmet Çamsarı'nın kişisel meselesi olduğunu aktardı. Kilim, "Daha önce de ilişkim kesildi. Güvenlik soruşturması geçtim ve işime geri döndüm. Rektör Ahmet Çamsarı, ben üzerimden üniversitede korku imparatorluğu kurmak istiyor. Sonuna kadar mücadele edeceğim" dedi.