
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Antep’te 9 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı kınadı. Ortak yapılan yazılı açıklamada, İHD ve TİHV’in sorunların baskı, şiddet ve savaşa dayalı politika ve eylemlerle çözülemeyeceğini sürekli olarak belirttiği hatırlatılırken şu ifadelere yer verildi: “Hangi amaçla ve kim tarafından gerçekleştirilmiş olursa olsun insanların yaşam haklarını ellerinden alan, insan haklarını tehdit eden sonuçlara yol açacak bu tür eylemleri hiçbir koşulda kabul edilemez buluyor ve yapanları kınıyoruz. Başta hükümet ve TBMM olmak üzere tüm yetkili makamları, ülkede yaşanan sorunları barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözme cesareti göstermeye bir kez daha çağırıyoruz.”
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) de saldırıyı kınayarak, katliamın sorumlusunun savaş ve şiddet politikalarında ısrar eden hükümet olduğunu kaydetti. Açıklamada, “Bu hunhar saldırının kim ya da kimler tarafından yapıldığı konusunda sorumlu davranması gereken, doğru bilgi toplayarak hızla sorumluları bulması ve açıklaması gereken hükümet bunun yerine, kin ve nefreti arttırıcı, Kürt yurttaşlarımıza karşı kışkırtıcı açıklamalarda bulunmuştur” denildi.
Saldırganlar anında bulundu!
Hükümet tarafından yapılan açıklamaların sorumsuzca olduğunun ifade edildiği açıklamada, “Roboskî Katliamı’nın üzerinden 8 ay geçmesine rağmen sorumluları açıklayıp hakkında soruşturma açmayan hükümet, her nasılsa Antep’te gerçekleştiren bombalı saldırı ve katliam hakkında anında sorumluları tespit edebilmiştir” denildi. Açıklamada, halkın hedef gösterilmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi.
AKP diline özen göstermeli
Türkiye Barış Meclisi (TBM) de patlamaya ilişkin, “Türkiye’nin gittikçe şiddet ortamına sürüklenmesi açısından endişe vericidir” dedi. Barış Meclisi’nde yapılan yazılı açıklamada herkesin üzerine düşen sorumluluğu yapması gerektiği vurgulandı. Toplumda öfke, nefret ve kamplaşma duygularının yerleşmesine hizmet edecek yayın ve açıklamalardan kaçınılması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, “Bu hususta özellikle de AKP kurmayları ve hükümet yetkililerin dikkat etmesi toplumsal hassasiyetler açısından önem taşımaktadır. Türkiye’nin barışına hizmet etmeyecek tutum ve davranışlardan herkesin özenle kaçınması gerekmektedir” denildi.
Zamanlama manidar
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan saldırıyı kınadı. Patlama ile halkların barış ve kardeşlik beklentisinin darbe aldığını belirten Gürkan, “Ülkemizde ve bölgede halklar arası barış ve kardeşlik ihtiyacının, beklentisinin arttığı bir dönemde gerçekleşen bu saldırı, içeride ve dışarıda savaş politikalarından medet umanların ekmeğine yağ sürmüştür” dedi.
AKP ülkeyi kaosa sürüklüyor
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) de konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı. ÖDP, Eşbaşkanları Alper Taş ve Bilge Çetinkaya imzalı açıklamada “AKP’nin içerde ve dışarıda izlediği savaşçı politikalar ülkemizi bölgesel kaosun içerisine doğru sürüklüyor. Halklar arasındaki ayrışmayı derinleştiren sonuçlar üreten bu gelişmeler içinde barış ve kardeşlik umutları da ayaklar altına alınıyor” denildi. Açıklamada saldırının kardeşliği hedef aldığı belirtilerek, saldırı kınandı.
‘Birlikte mücadele’ çağrısı
Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy da konu ile ilgili yazılı açıklama yaparak, saldırıyı kınadı. Açıklamada “Bu saldırı ve sonrasında yaşananlar kendi topraklarında savaş politikalarını tırmandıran, Kürt, Alevi düşmanlığını ırkçılığı, şovenizmi, mezhepçiliği yükselten bununla yetinmeyip, emperyalizmin taşeronluğuna soyunarak Suriye’de iç savaş politikalarını derinleştirme çabasını yürüten AKP iktidarının ülke halklarına çizdiği geleceğin görüntüleridir” dedi. Ersoy, tüm yurttaşlara AKP’nin savaş politikalarına karşı birlikte mücadele etme çağrısı yaptı.
HABER MERKEZİ