Sorumluluktan kaçmayın!

  •   Otoriter yönetimin yolsuzluk ve talan ekonomisiyle yoksulluk ve işsizlikle karşı karşıya bıraktığı, kamu çalışanlarının maaşlarını ödemediği Güney Kürdistan’da 2 Aralık’ta başlayan gösteriler devam ediyor.
  •   20 kentte yakın yayılan gösterilerde şimdi kadar aralarında çocukların da olduğu 8 kişi katledildi, 100’den fazla kişi yaralandı, yüzlerce kişi de gözaltına alındı. Kentlere daha fazla güç yığan KDP ise halkı ve PKK’yi suçladı.
  •  Tevgera Azadî, halkın baskı altında yoksulluğa sürüklenmesinin sorumlusunun KDP ve Federe Hükümet olduğunu belirterek, yalanlara son verilmesini istedi. KCK Dış İlişkiler Komitesi de Başbakan Barzani’ye yanıt verdi.

 

Güney Kürdistan yönetimi, Türk devleti ile iş birliğinin yanı sıra boğazına kadar battığı yolsuzluk ve talan ekonomisinden dolayı halkı işsizliğe ve yoksulluğa mahkum ederken, kamu çalışanlarının ücretlerini de ödemiyor. Bu duruma tahammül edemeyen halk, protesto gösterileri yaparak taleplerini haykırıyor, haklarını istiyor. Protestolar dün de devam etti. KDP güçleri, 2 Aralık’tan beri 8 kişiyi katletti, 100’den fazla kişiyi de yaraladı, yüzlerce kişiyi de yaraladı. Başbakan Mesrur Barzani, işlediklerin cinayetlerden, estirdikleri terörden ve çözümün nasıl sağlanacağından söz etmek yerine zarar gören binalara hayıflandı; halkı ve PKK’yi suçladı. KCK Dış İlişkiler Komitesi, dün yazılı bir açıklamayla Barzani’ye yanıt verdi. Tevgera Azadî de göstericilerin taleplerinin yanında olduğunu tekrarlayarak, KDP ve Federe Hükümet’ sorumluluğunu hatırlattı.

Bölgede süren eylemleri Süleymaniye’de takip eden gazeteci Rebaz Mejeed, MA’ya yaptığı değerlendirmede, bölgede rüşvet ve yolsuzluğun “kültür” haline geldiğini ve toplum bunun farkında olduğunu belirterek, yoğun tepki gösteren halkı, biriken sorunların da eylemleri sürdürmek konusunda motive ettiğini söyledi. Federe Hükümet’in petrolü yıllardır Irak’a rağmen bağımsız olarak satmayı sürdürdüğünü anımsatan Mejeed, yaşanan krizin temel çıkış noktasının petrol gelirlerinin düşmesi olduğunu savundu. Bağdat ve Hewlêr arasında bütçe konusunda görüşmelerin sürdüğüne işaret eden Mejeed, görüşmelerden bir sonuç alınıp alınmayacağının belirsiz olduğunu ifade etti. Mejeed, eylemcilerdeki sistem karşıtı tutuma dikkat çekerek, taleplerinin tam olarak neler olduğu konusunda ucu olduğunu söyledi.

Bu protestolar farklı

 Bu defaki protestoların farklı olduğunu vurgulayan Mejeed, şunları ifade etti: “Süleymaniye ve diğer kentlerde benzer eylemler her zaman olur, maaşların ödenmesinin ardından ise eylemler son bulurdu. Ancak bu defaki eylemler öyle görünmüyor. Benim gözlemim bu defaki eylemlerin çok farklı olduğu yönde. Çünkü, eylemcilerin yöntemleri ve tarzları çok farklı. Belli bir yerde toplanmıyorlar. Bir liderleri yok. Herhangi bir mahallede bir anda ortaya çıkabiliyorlar. Bu nedenle de güvenlik müdahale etmekte zorlanıyor. Bu defaki eylemlerin anarşist bir yönü var. Tüm siyasi partilere karşılar. Tüm siyasi partileri hedef alıyorlar. Eylemciler önceki eylemlerde olduğunun aksine yaşları daha genç kişilerden oluşuyor. Talepleri sadece maaşların ödenmesi olarak görmek eksik olur.”

Birikmiş öfke var

Eylemciler ile görüşmeler de yaptığını ve meselenin sadece maaşların ödenmemesi olmadığını tekrarlayan Mejeed, “Birikmiş bir öfke var. Hükümet maaş ödesin eylemleri durduralım gibi bir talep yok bu defa. Sisteme karşı birikmiş bir öfke var gençlerin içinde” dedi.

Daha önce çıkan eylemlerde liderlerinin belli olduğunu, güvenlik güçlerinin liderleri tutuklayarak protestoları sonlandırdığını anımsatan Mejeed, bu defa eylemlerin gidişatını kestirmenin de mümkün olmadığını kaydetti. Mejeed, şöyle devam etti: “Eylemlerin bu haliyle düzensiz bir şekilde devam etmesi de kimi sıkıntılara neden olabilir. O nedenle ‘Eylemlerin daha organize olması için liderlik yapabilecek bir gücü kendi içlerinden çıkarmaları eylemciler açısından daha iyi olabilir’ diye konuşuluyor. Yine de ilk defa bu tür organize olmayan grupların sokağa çıkıyor olması ve bir liderlerinin olmaması nedeniyle emniyet görevlileri de şaşkınlık yaşıyor ve ne olacağını kestiremiyorlar. Benim izlenimlerin, eylemlerin devam edeceği yönünde. Emniyet güçleri durdursa bile yeniden başlayacak. Çünkü sorunlar aynı sorunlar ve yakın zamanda çözülemeyecektir.” 

Parlamenterlerin eylemi sürüyor

Halkın taleplerini desteklemek için önceki gün açlık grevine başlayan parlamenterler de dün yaptıklara açıklamada, eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. 15 parlamenter adına yapılan açıklamada, Parlamento Başkanlığı’nın kendilerine yönelik engellemleri eleştirildi. Diğer parlamenterlerin kendilerini desteklemesi gerektiği belirtilen açıklamada, ”Özgürlük ve ekmek talep eden Kürt gençlerinin kanının dökülmesini izleyemeyiz.”

Halkın taleplerini saptırmayın

Tevgera Azadî ya Civaka Kurdistanê (Tevgera Azadî), gösteriler başladığından beri dün ikinci açıklamasını yaptı. Yalan, hamaset ve pişkinliğe devam edip halkın haklı taleplerini görmezden gelen, iradesini küçümseyen, gösterilerin dışarıdan organize edilip yönlendirildiğini ileri süren Federe Kürdistan Başbakanı Mesrur Barzani ve KDP’yi daha sert bir dille eleştirdi.

Federe Kürdistan Başkanı ve Başbakanı’nın aynı nakaratı tekrarlamaktan vazgeçmeye çağıran Tevgera Azadî, şunları ifade etti: ”Dışarıdaki elleri içeriye getiren sizsiniz. Kendi çıkarları için bir gün BAAS’lı olan, bir gün Türk uçaklarını getiren sizsiniz. Bedel ödemeden iktidarı zapt eden siznisiz. İşsiz, yoksul ve ekmeksiz kalıp otoriter yönetiminiz altında inleyen halkın, haklı ve meşru taleplerini gile getirmesi için dış ellere ihtiyaç yok. Hewlêr, bu halkın varlıklarını pazarlayan iktidarın merkezi ve karar merciidir. Bu bölgenin gençlerinin talepleriyle dalga geçemezsiniz. Saptırıcı açıklamalarla taktik yapmaktan vazgeçin ve silahlı güçlerinizi halkın üzerine sürmeyin. Asayiş ve pêşmergeye yeni kara lekeler sürmeyin.

Gösteriler başladığında temelsiz bir şekilde Tevgera Azadî suçlandı. Çok açık söylüyoruz; korkakça ve örtülü işler yapmayız. Talepleri desteklediğimizi, gösteri ve protesto hakkını savunduğumuzu açıkladı. Sadece Süleymaniye, Halepçe, Germiyan, Şarezûr, Çemçemal, Bitwên ve Pişder değil, Hewlêr, Soran, Akrê, Şêladizê ve Qesrê de bu yönetimden muzdariptir. Gösteri yapan halkımıza sesleniyoruz; sizin yanınızdayız, ancak yakmak, yıkmak ve tahrip etmek hebimize zarardır. Bunun için daha fazla örgütlü, disiplinli hareket edilmeli. Bütün kentlerde meclislerinizi inşa edin. Böylece yönetimi çözüm üretmek zorunda bırakabilirsiniz.”

Komisyon protestoları destekledi

Federe Kürdistan Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu, şiddet içermeyen sivil gösterilere destek verdiğini ve gösterilerin vatandaşların normal ve yasal bir hakkı olduğunu belirtti. Komisyon, güvenlik güçlerinin protestocuları koruması ve tüm hukuki faaliyetleri desteklemesi gerektiğini kaydetti. Komisyon, Bağdat ile anlaşmaya varma çabalarını artırma, tüm siyasi partileri ve medya kuruluşlarını duruma duyarlı yaklaşma çağrısı yaptı.  HABER MERKEZİ

 

Türk işgalini meşrulaştırıyor

KCK Dışilişkiler Komitesi, önceki gün PKK’yi ve halkı suçlayan Federe Kürdistan Başbakanı Mesrur Barzani’ye yanıt da içeren bir açıklama yaptı.

Mesrur Barzani’nin birçok meseleyi çarpttığı hatırlatılan açıklamada, şu yanıtlar verildi:

*  DAİŞ, 2014’te Şengal’e saldırdığında Êzîdî halkını korumayarak terk eden KDP, 9 Ekim’de Irak Hükümeti ile anlaşarak, Êzîdî halkını yeni bir tehlike ile karşı karşıya getirdi.  PKK, Ağustos 2018’de resmi olarak Şengal’den çekildi. Tüm dünya bu geri çekilmeyi basından takip ederek şahit oldu. KDP ve Türk devleti sürekli tersi propaganda yaparak oradaki halkın öz yönetim ve öz savunmasını kriminalize etti ve saldırdı. Oysa şimdiye kadar 74 ferman ile yüz yüze gelen Êzîdî halkının kendisini yönetmesi ve savunması temel hakkıdır. Şengal halkı Irak yasalarıyla garantiye alınmış öz savunma ve özerklikelerini talep ediyor. Biz de halkın bu meşru ve haklı talebini hep destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz. Barzani, yaptığı açıklamayla Şengal’i yeniden hedef gösterdi. Şengal halkının özerkliği Kürdistan ve Irak yasalarına aykırı değildir. Tam tersine onları güçlendirecektir.

* Mesrur Barzani aynı basın toplantısında PKK’nin Kürdistan’da Türk işgaline karşı verdiği kahramanca direnişi de ters yüz ederek bu direnişi karaladı. Güney Kürdistan topraklarının bir bölümünü işgal eden faşist Türk devletine hiç değinmeyen Barzani’nin bu tutumu, Türk işgalini meşrulaştırıyor ve devamını sağlıyor. Biz Türk işgaline karşı KDP’nin yanımızda yer almasını; karşılıklı diyalog ve görüşmelerle sorunların ele alınmasını bir kez daha belirtiyoruz.

* KDP’ye yakın bazı basın organları birkaç gündür Güney Kürdistan’da meydana gelen kitlesel protesto gösterilerinde ortaya çıkan bazı şiddet olaylarını Hareketimize mal etmeye çalışıyor. Hareket olarak diğer tüm kesimler gibi halkın meşru taleplerinin karşılanmasını ve sorunların demokratik teamüller temelinde çözülmesini hep dile getirdik. Bu son protesto gösterilerinde de aynı tutum sahibiyiz. Son yaşanan olaylarda bazı parti binaları ve resmi kurumların yakılması şiddet kullanılması kabul edilemez, ancak Kürt düşmanlarına hizmet eder. Diğer taraftan göstericilere karşı şiddet kullanmayı ve silahlı saldırıları kınıyoruz. Halkın talepleri meşrudur ve acil olarak demokratik yollar kullanılarak çözüme kavuşturulmalıdır. Bu vesileyle protesto hakkını kullanan kitlelerin de provokasyonlara gelmeden taleplerini barışçıl ve demokratik yollarla dile getirmesinin gerekliliğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.