- İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, geçen 228, yılın ilk 6 ayında ise en az bin 63 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini duyurdu.
- Mêrdîn’de çalıştığı inşaatın 12. katından düşerek yaşamını yitiren Mehmet Şükrü Akyol'un ailesi, delillerin üstünün kapatılmak istendiğini söyledi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin verilerine göre; Haziran'da en az 228 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026'nın ilk 6 ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 149, Nisan 190, Mayıs 212, Haziran 228) bin 63’e ulaştı. Haziran'da üçü inşaat, ikisi tarım ve biri cam sektöründe olmak üzere 6 çocuk işçi de yaşamını yitirdi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, yüzde 71’ini ulusal basından; yüzde 29’unu ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından edinilen bilgilere dayanarak tespit ettiği iş cinayetlerini paylaştı. Buna göre; Haziran'da en az 228 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026'nın ilk 6 ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 149, Nisan 190, Mayıs 212, Haziran 228) 1063’e ulaştı.
* Bu ay ölenlerin yüzde 76’sı işçi ve yüzde 24’ü kendi nam ve hesabına çalışan çiftçi, esnaf vd. Yaz sürecine hazırlık için tarla, bahçe çalışması yaparken 42 çiftçi hayatını kaybetti…
* En çok ölüm tarım, inşaat, taşımacılık ve metal işkolunda meydana geldi. İnşaatta TOKİ, Emlak Konut, kamu kurum inşaatları-tadilatları ve deprem bölgesi işçilerinin ölümleri… Sektörel olarak 75 sanayi, 56 inşaat, 54 tarım ve 43 hizmet sektörü işçisi hayatını kaybetti…
* Ölüm nedenlerinin ilk sırasında, yüzde 60 ile tarım ve inşaatta meydana gelen ezilme ve göçükler yer alıyor. Yüzde 77’si inşaatlarda gerçekleşen yüksekten düşmeler ve yarısı taşımacılıkta gerçekleşen trafik kazaları, ikinci sıradaki nedenler.
* Bu ay üçü inşaat, ikisi tarım ve biri cam sektöründen olmak üzere 6 çocuk işçi hayatını kaybetti.
* Bu ay dördü tarım, üçü belediye/genel işler, biri ticaret, biri eğitim ve biri sağlık olmak üzere en az 10 kadın işçi hayatını kaybetti.
* Güvencesizlik kıskacında olan işçi sınıfının en kötü durumda çalışmaya zorlanan bileşenlerinden birisi de göçmen işçilerdir; 14 göçmen işçi hayatını kaybetti.
* Bu ay ölen işçilerin sadece 12’si (yüzde 5) sendika üyesi, 216’sı (yüzde 95) sendikasız. Sendikalı işçilerin dördü metal, üçü belediye, ikisi maden, biri eğitim, biri enerji ve biri taşımacılık iş kollarında çalışıyordu.
Ölen işçinin ailesi adalet arıyor
Bu arada Mêrdîn'in Artûklû (Artuklu) ilçesine bağlı Nur Mahallesi'nde çalıştığı inşaatın 12. katından düşerek yaşamını yitiren 7 çocuk babası Mehmet Şükrü Akyol’un (50) ölümüne ilişkin iş cinayeti delillerin karartıldığı iddia edildi. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6 Haziran 2026'da yaşanan iş cinayetine dair soruşturma başlatıldı. Şirket yetkililerinden şikayetçi olduklarını belirten Akyol ailesi, cinayetten sonra inşaata yeni halat ile emniyet kemerleri getirildiğini ve Mehmet Şükrü Akyol’un düştüğü yere kum döküldüğünü belirtti.
MA'ya konuşan Akyol'un abisi Abdulhakim Akyol, kardeşinin yaşamını yitirdiğini sanal medyadan öğrendiğini belirterek “Firma hiçbir şekilde bizi aramadı. Biz araştırdığımızda da inşaat yetkililerinin olaydan yaklaşık 25 dakika sonra olay yerine geldiğini öğrendik. Kimse bize herhangi bir haber vermedi. Öte yandan bu kaza önlenebilirdi. İnşaatta hiçbir şekilde güvenlik önlemleri yoktu. Emniyet kemeri olsaydı, binanın etrafında koruyucu file bulunsaydı bu olay önlenebilirdi. Ancak firmanın aldığı bir önlem yoktu. Her şey ihmaller nedeniyle oldu" dedi.
Şirket yetkililerinin kendilerini hukuki yollara başvurmaktan alı koymak istediğini dile getiren Akyol, "Taziye sırasında hukuki yollara başvurmamızı istemediklerini, oturup konuşmak istediklerini söylediler. Daha sonra taşeron ve asıl firma yetkilileriyle bir araya geldiğimizde ise bizimle konuşmak yerine birbirlerini suçladılar. Biz de daha sonra hiçbir şekilde bir görüşme sağlamadık” diye konuştu.
Çalışmaya mecburdu
Mehmet Şükrü Akyol'un eşi Aynur Akyol (44) ise eşinin çalışmaya mecbur olduğu için güvenlik önlemleri alınmayan bir yerde çalıştığını belirterek, şunları söyledi: “Eşim yaşamını yitirdiği zaman ne kafasında kask vardı ne de üzerinde emniyet kemeri. Hiçbir güvenlik önlemi alınmamıştı. Sadece üzerindeki evden çıkarkenki iş elbiseleri vardı. Zaman zaman eşime neden güvenlik önlemi alınmadığını sorardım. O da halat ve benzeri güvenlik önlemlerinin iş temposunu yavaşlattığı gerekçesiyle firmanın bunları kullandırmadığını söylüyordu. Çalışmaya ihtiyacı olduğu için de çalışmak zorunda kaldığını söylerdi.”
Cinayetten sonra 'önlemler'
Eşinin yaşamını yitirmesinden sonra inşaatta iş güvenliği önlemlerinin alındığını dile getiren Aynur Akyol, şöyle devam etti: "Olay yaşandıktan sonra olay yerinde birtakım düzenlemeler yaptılar. İş güvenliğine ilişkin önlemler astılar, halatlar ve kemerler getirdiler. Getirilen kemerlerin sıfır ve yeni olduğu açıkça görülüyordu. Eşimin düştüğü yere de bir yığın kum döküldü. Şimdi 7 çocuğa hem annelik hem babalık yapmak zorunda kaldım. Başka işçiler de aynı şeyi yaşamasın diye bunun peşini hiçbir şekilde bırakmayacağım."
Akyol'un kızı Şindar Akyol da ihmallerin araştırılmasını ve gerçeğin bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarılmasını istediklerini söyledi.
İş kazaları, kader değil
Ailenin avukatı Kübra Erman ise iş kazalarının kader olmadığını belirterek, “Bu tür olayların önüne geçebilmek için işverenlerin yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükler vardır ve bu kurallara uyulması elzemdir. Bu olayda ihmallerin bulunduğunu düşünüyoruz. Ancak soruşturmanın henüz başında olduğumuz için daha fazla bir şey söylemek istemiyoruz. Sürecin etkin bir şekilde yürütülmesini ve sorumluların ortaya çıkarılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu. HABER MERKEZİ