
Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Nazan Üstündağ, Diyarbakır Cezaevi Gerçekleri Araştırma ve Adalet Komisyonu içinde de yer alan, mağdurlarla mülakatlara katılan bir isim. BDP’nin Akademik Siyasi Danışma Kurulu üyesi de olan Üstündağ, devam eden açlık grevleriyle ilgili Pınar Öğünç'ün sorularını yanıtladı.
"Ölümler başladıktan sonra zaten açılan makası bir daha kapatmak imkansıza yakın olacak. Bu insanlar devletin elindeler ve devletin elinde açlıktan ölecekler" diyen Üstündağ, eylemin iki talebinin de hukuki, zaten var olan haklar olduğunu altını çizdi. Bunlar için ölecek duruma gelmek ve karşısındaki radikal suskunluğun kalıcı hasar bırakacağını vurgulayan Üstündağ, devletin ne diyeceğinin önemli olduğunu söyledi. "Makas sadece Kürtlerle Türkler arasında da değil. Mesela benimle de kapanamaz bu makas. Bir kez daha mı bu devletin uzlaşmazlığına tanık olacağım?" diye soran Üstündağ, "Beğenin, beğenmeyin, bir karar vermişler, bundan sonra devlet ne yapacak, ben onunla ilgiliyim" dedi.
Aynı anda ‘yeni bir Oslo görüşmesi’, ‘İmralı’yla müzakere’ gibi kendi içinde radikal barış paketlerinin konuşulmasını 'absürt' bir sahne olarak nitelendiren Üstündağ, şöyle devam etti: "Hep kendi planı ve kendi gördüğü çerçevesinde davranan bir devlet. Kendi aklı dışında bir şey görmemeye yeminli. Siz politik talebinizle bu akla gözükür olamıyorsunuz. Türkiye’de demokrasiyi engelleyen de bu akıl zaten."
Aslında çok daha temel bir kutuplaşmanın söz konusu olduğuna işaret eden Üstündağ, şöyle özetledi:"Demokrasinin ileri, ekonominin şahane, her şeyin yolunda olduğuna ikna olmuş bir kitle ile aynı manzarayı başka türlü yorumlayan ve yaşayan ayrı bir kitle söz konusu. Tam da böyle bir tezat içindeyiz. Türkiye kamuoyunun ‘işler iyi gidiyor’ algısı bu açlık grevlerini anlamalarını da engelliyor zaten. Sol muhaliflerin, Kürtlerin, Kürtlere yakın çevrelerin gözünden bakarsanız tarih bambaşka yazılıyor. Bizim en büyük problemimiz bu tezadın algılanmaması. Tarihe ezilenin, tarihi felaket olarak yaşayanın gözünden bakmazsanız daha büyük felaketlere doğru gidebilirsiniz…"
HABER MERKEZİ