
Bu uygulamanın ulusal ahlaka da aykırı olduğuna dikkat çeken Hüseyin, bu kurumların desteklenmesi gerekirken, tamamen siyasal çıkarlara dayalı bir şekilde engellenmeye çalışıldığını sözlerine ekledi.
KDP’nin siyasal kavgasının basın üzerinden yürütmemesini umut ettiğini de ifade eden Güney Kürdistanlı gazeteci Enwer Hüseyin, şöyle devam etti: “Kendini hep ulusal bir parti olarak tanıtan KDP, ulusal çalışma yürüten basın ve siyasi partileri kapatarak, engellemeye çalışıyor. PÇDK’nin yasadışı olduğunu iddia ediyor. Oysa PÇDK Irak ve Güney Kürdistan'da ikinci kezdir seçim çalışmalara katılıyor. Bize göre PÇDK devrimci ve yasal bir partidir.”
“Rojava’daki çelişkilerden dolayı yapılan baskınlar yanlıştır. Sorunları daha da derinleştirir. Bu ulusal birliğe ve uluslararası düzeyde pozitif bir gelişme yaratma önünde engeldir” diye devam eden Hüseyin, özellikle basın özgürlüğünün siyasi çelişkilere kurban edilmemesi gerektiğini kaydetti. Parlamentonun duruma hemen el koyarak, kapatılan kurumların açılması ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasının çok önemli olduğunu söyleyen Hüseyin, “Zararların derhal telafi edilmesi gerekiyor. Bu tür olayların tekrarlanmaması gerekiyor. KDP her canı istediğinde parti kapatıyor” dedi.
Türk basını Güney Kürdistan’da çok rahat bir şekilde çalışılırken, bir eleştiri yapıldı diye, ya da insanlar KDP tarafından öldürülen gerillaların cenazelerini istedi diye her şeyi kapatma hakkını nereden bulduğunu da soran Enwer Hüseyin, şunları kaydetti: “Hesabına gelmedi mi herkesi ajan, oyunbozanlıkla suçlamak ulusal çıkarlara hizmet etmiyor. O kadar kolay da değil. YNK ve diğer örgütler KDP’ye baskı kurarak bu tür baskıcı tavırlarından geçilmesini sağlamalıdır.”
DİHA'nın yasaklanması kabul edilemez
Gazeteci-Yazar Asos Herdi ise DİHA’nın yasaklanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. DİHA’nın Türkiye koşullarında bile özgürce yayın yaptığını hatırlatan Herdi, “Özgür Güney Kürdistan’da kapatılması sadece basın özgürlüğünü engellemek değil aynı şekilde ulusal birliğe ve onura bir darbedir. Umarım bir an önce DİHA ve Roji Welat üzerindeki yasaklar kaldırılır” dedi.
Aksi takdirde bir aydın ve gazeteci olarak daha önce de yaptıkları gibi, basın üzerindeki baskıları kınamak için kampanya başlatarak eyleme geçeceklerini de söyleyen Asos Herdi, şöyle devam etti: “Özellikle Kuzey Kürdistanlı gazeteci arkadaşlarımıza sahip çıkmak ulusal ve ahlaki bir görev olarak biliyorum. Kürt basını Kuzey ile Güney Kürdistan arasında bir iletişim köprüsü işlevini görmektedir. Teknik devrimin yaşadığımız bu çağda bir Kürt partisinin böylesine engelleyici yaklaşımları acı vericidir. KDP’nin anti demokratik anlayışını gösterir.”
Gazeteci Aram Kerim ise DİHA ve Roji Welat ile dayanışma içerisinde olacağını vurgulayarak, yasakçı zihniyetten vazgeçilmesini istedi. Kerim, “Güney Kürdistan'da Kürt basını en azından Anadolu Ajansı ve TRT 6 kadar özgür olamıyorsa bizim için yüzkarasıdır. Aynı şekilde PÇDK üzerindeki baskıları da kınıyorum” dedi.
Karşı çıkılmalı
Kürtlük Çağrısı Başkanı Newroz Mangir ise KDP’nin baskılarının Güney Kürdistan’da demokratik anayasa olmaması ile bağlantılı olduğunu söyledi. Anti-demokratik saldırılara sokağın karşı çıkması gerektiğini kaydeden Mangir, bütün Kürtler için model olmaları gerekirken, düşünce özgürlüğü konusunda kaygı yaşadıklarını söyledi. “İnanıyorum ki seçimlerden önce KDP’nin böyle bir tavrı olsaydı, oylarının yüzde ellisini kaybederdi” diyen Mangir, bu yasakçı yaklaşımlardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.
ANF/HEWLÊR