Rönesans döneminin sembol figürlerinden biri olan Leonardo da Vinci’nin eserlerini inceleyen bir grup araştırmacı, ünlü ressamın şaşı olduğunu düşünüyor. Şaşılığın “aralıklı ekotropya” türünden mağdur olduğu düşünülen Da Vinci’nin bu nedenle monoküler görüş yeteneğine sahipti.

Degas’tan Leonardo da Vinci’ye kadar dünyada ünlü bir dizi ressamın göz hastalıklarından mustarip oldukları bilinen bir gerçek. Bir grup araştırmacı bu ressamların hastalıklarının eserlerine nasıl etkide bulunduğunu araştırdı.

Leonardo da Vinci Rönesans döneminin sembol figürlerinden biri. Çağdaşlarından çok daha farklı eserlere imza atan Da Vinci dehasını bir göz hastalığına borçlu olabilir.

Da Vinci’nin öz portrelerini inceleyen bir grup göz uzmanı ünlü ressamın şaşı olduğunu düşünüyor. Şaşılığın “aralıklı ekotropya” türünden mağdur olduğu düşünülen Da Vinci’nin bu nedenle monoküler görüş yeteneğine sahipti. Bu şekilde Da Vinci iki gözünü ayrı ayrı kullanabiliyor bu şekilde düz zeminler üzerindeki çizimlere daha iyi odaklanabiliyordu.

JAMA Oftalmoloji jurnalinde yayınlanan araştırmada Da Vinci’nin “Vitrivius Adamı” çizimi ile bronz Davut heykeli incelendi. Her iki eserin çiziminde de yaklaşık -10.3 derecelik sapma tespit edildi. Eksi değer bir gözün gözbebeğinin dışa doğru kaymış olduğunu gösteriyor.

Bu bir ressam için ciddi bir avantaj. Çünkü normal görüşe sahip insanlardan farklı bir odaklanma sistemine sahip olan aralıklı ekotropya hastaları, üç boyutlu nesneleri daha derin bir biçimde iki boyutlu zeminlere yani kağıt üzerine aktarabiliyor.  

 

KÜLTÜR SERVİSİ

 
 

EDGAR DEGAS

   

Göz hastalığından mustarip tek ressam Da Vinci değil. Fransız ressam Edgar Degas da bunlardan biri. 1834 yılında doğan Degas, 1860 yılından itibaren görme yeteneğini yavaş yavaş kaybetmeye başladı. Degas’ın göz hastalığı öncesindeki eserlerindeki netlik 1860lardan sonra yerini flulaşmaya bırakmaya başladı. Ve Degas’ın en büyük eserleri aslında gözlerini kaybetmeye başladığı dönemlerde geçti.

Araştırmayı gerçekleştiren Profesör Marmor, Degas’ın kendi resimlerini sağlıklı bir insandan çok daha net gördüğünü düşünüyor. Hali hazırda görme bozukluklarına sahip olan insanların Degas’ın resimlerini normal resimlerden daha net gördükleri de tespit edilmiş durumda.

 
 

REMBRANDT

   

2014 yılında nörobilimciler Margaret S Livingstone ile Bevin R Convay, 17’inci yüzyıl Hollandalı ressam Rembrandt’ın kendi öz portrelerinde gözlerinin genelde aynı hizada olmadığını tespit etti. Rembrandt birçok öz portresinde bir gözü tabloya bakan kişiye doğru diğeri ise dışarı doğru duruyor.

Livingstone ve Conway’in araştırmasına göre Rembrandt, streo körlük adı verilen bir göz hastalığını taşıyordu. Streo körlük hastaları insanların üç boyutlu görmesini sağlayan derinlikten yoksunlar. Bu nedenle hemen hemen her şeyi bir derinlik olmadan algılıyorlar.

Bu durum Rembrandt’a gördüklerini tuvale aktarırken büyük bir avantaj sağlıyordu. Çünkü normal insanlar üç boyutlu görüntüleri iki boyuta çevirdikleri zaman birçok tekniğe dikkat etmek zorundayken Rembrandt için bu doğal bir durumda.

 
 

Monet

   

Empresyonist Fransız ressam Claude Monet bir katarakt hastasıydı. 1914 yılında katarakt hastalığından günlüklerinde şikayet eden Monet, artık kırmızıları daha bulanık gördüğünü ve resimlerinin giderek daha karanlık bir hal aldığını söylüyordu. Monet 1910-24 yılları arasında yaptığı birçok eserini görme yeteneğindeki azalma nedeniyle attı.

1923 yılında katarakt ameliyatı olan Monet bundan sonra eski stiline geri döndü.

 
 

GEORGIA O’KEEFFE

   

20’inci yüzyılın en önemli ABDli ressamlarından Georgia O’Keeffe, en çok çiçek, hayvan kafatasları ve güneydoğu ABD kır resimleriyle tanınır.

Maküler dejenerasyon hastası olan O’Keeffe, 1972 yılında en son yağlı boya tablosunu tamamladı. Bu tarihten sonra O’Keeffe imzası taşıyan eserler asistanlarına tarif üzeri yaptırdığı eserlerdi. Hatta görme yetisini tamamen kaybettiği dönemlerde de O’Keeffe resim yaptırmaya devam etti.

1977 yılında O’Keeffe verdiği bir röportajda “Ben ne çizmek istediğimi hale görüyorum. Benim üretmemi sağlayan şey halen içimde” dedi.