Ankara Katliamı sonrasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun talebi üzerine CHP ve HDP heyeti, Meclis'te bir araya geldi.

HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaklaşık yarım saat süren görüşmesinin ardından ilk açıklamayı Kılıçdaroğlu yaptı. 

Görüşmede yaşanan olaylardan duydukları endişeleri karşılıklı olarak dile getirdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Huzur içerisinde bu ülkede yaşamak istiyoruz. Ayrışan siyaset Türkiye'yi bu noktaya getirdi. Hepimiz endişe duyuyoruz. Endişe sadece siyasetçiler için geçerli bir kavram olmaktan çıktı, bütün dünya Türkiye için endişe duymaya başladı. Bu endişeleri gidermeliyiz. Umutlarımızı yitirmemeliyiz" dedi. 


'Davutoğlu olayların altında eziliyor'

Siyasi partilerin ülkenin vatandaşlarının çıkarları için mücadele etmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, konuşmasında Başbakan Davutoğlu'na da yüklendi. Davutoğlu'nun Ankara'daki saldırıyı PKK'nin üstüne yıkmaya yönelik açıklamalarını değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Davutoğlu, olayların yoğunluğu ve ağırlığı altında ezilen bir kişi. Özellikle son günlerde yaptığı açıklamalar kendi içinde ciddi çelişkilerle dolu. O nedenle bu açıklamaları endişe ile izliyorum. Suriye'den geldiler. Peki Suriye'den Ankara'ya kadar nasıl geldiler bunu sormayacak mıyız? Bunu takip eden hükümet yok mu? Böyle bir şey olabilir mi? Sanki olay Suriye sınırında, Suriye topraklarında oldu. Beyefendi olay Ankara'da oldu. Ankara garında emniyete 500 metre mesafede oldu. Siz neden orda önlem almadınız?" diye sordu.


'Bakanlar azledilmeli'

Türkiye'de ciddi bir yönetim boşluğu olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, olayda sorumluluğu bulunan kişilerin istifasını yeniden gündemleştirerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Toplumun vicdanı bunlardan rahatsız. Eğer siz yönetimde ciddi zaaf göstermişseniz bırakacaksınız bu kadar basit. Uygar dünya yapıyorsa, Suudi kralı yapıyorsa biz neden yapmayalım. 2 bakanı azletmeli, bunu yapmalı. Bunu yapmadığı takdirde kaç kişi ölecek ki istifa etsinler. Güvenlik zaafı yoksa bu insanlar neden öldü?"


Zor günlerden geçiyoruz

Kılıçdaroğlu'nun ardından HDP Eşbaşkanları kameraların karşısına geçerek, açıklamalarda bulundu. Dermirtaş, "Siyaset kendi arasında ilişki kuramazsa bu toplumsal bir gerilime dönüşür. Dolayısıyla bugünkü görüşme tansiyonun düşmesi açısında da önemli bir görüşme olmuştur" diyerek, bu görüşmenin toplumun beklentisi ve isteği olduğunu kaydetti. 

Demirtaş, şunları söyledi: "Zor günlerden geçiyoruz. Atlatmak kolay değil. Ateş düştüğü yeri belki daha fazla yakıyor. Evlatlarını kaybeden bütün ailelerin acısı var. Bu ortak acılarımızdır. Bizler siyasetçi olarak çözüm geliştirmezsek bu makamda bulunmamızın anlamı olmaz. Geleceğe umutla, heyecanla bakmaya devam etmeliyiz." 

Demirtaş, CHP'nin katliam sonrası girişimlerinin anlamlı bulduklarını görüşmede aktardıklarını ifade ederek, CHP liderine girişimlerinden dolayı teşekkür etti. 


'Halktan özür dilesinler'

Demirtaş, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Demirtaş, Başbakan Davutoğlu'nun "Özür dilesin" şeklindeki beyanına ilişkin "Geçici bir başbakan tarafından yönetiliyor ki özür dilemesi gerekenin kendisi olduğunun farkında değil. 'Başbakanlığa bir kilometre uzaktınız sizi koruyamadık. Ey halkım sizden özür diliyorum' demesi gerekenler bizden özür bekliyor. Allah akıl fikir versin" yanıtını verdi. 


'Siyaset soruşturmaya müdahale ediyor'

Demirtaş, katliamın faillerinin Amed ve Suruç katliamlarıyla bağlantılı olduğunu ilk gün savcının kendilerine aktardığını söyleyerek, şöyle devam etti: "Hukuka inanan, etkili ve adil bir soruşturma yapabilecek savcılar bütün bu katliamların arkasındaki güçleri ortaya çıkartabilir. Yeter ki siyaset müdahale etmesin. Ama gördüğümüz kadarıyla siyaset soruşturmaya müdahale ediyor. Bu soruşturma sağlıklı yürütülürse Ankara'dan Halep'e kadar İstanbul'a kadar bağlantılar ortaya çıkacaktır. Kimlerin para, istihbarat sağladığı ortaya çıkar. Başbakan'ın soruşturmayı yönlendirmesine kimsenin izin vermemesi lazım. Siyasi sorumluluk hükümettedir. Emniyet, vali, bakan kim olursa olsun görünen o ki çok sağlam ilişkileri var. Onları koruyan bir yapı var. Sayın Davutoğlu buna ne kadar hakim bilemiyorum. DAİŞ'in Türkiye içinde çok sağlam ilişkileri var. Sayın Davutoğlu'nun bu katliamı oturup planladığını ima etmedim, iddia da etmedim. Ama devlet içinden bunu yapanlar var. Devlet bunu yaptı derken bilerek daha önceki katliamlarda üstünü örtme çabasını görerek konuşuyorum. Şimdi Sayın Davutoğlu'nun can havliyle 'devletin zafiyeti yoktur' demesi bizi daha da kuşkulandırmaktadır. Hangi soruşturmaya dayanarak bunu söylüyor. Bu şüphelerimizi artırıyor. Olayın üstünün örtülmesi noktasında kuşkuluyuz."


'Bir başbakan bu kadar pişkin olabilir'

Demirtaş, "Sen hangi soruşturmaya dayanarak 'devlet sütten çıkma ak kaşıktır' diyebiliyorsun" diyerek Davutoğlu'na tepki gösterdi: "Bir başbakan bu kadar pişkin olabilir. Katliamdan 4 gün 5 gün sonra HDP özür dilesin noktasına geldik. Neredeyse 'Katliamı HDP yaptı' noktasına geldik." 


 ANKARA