
İzmir'in Torbalı İlçesi'ndeki tarlalarda kızgın güneşin altında domates fidelerini çapalayan kadın tarım işçileri, 9 buçuk saat boyunca harcadıkları emeklerinin karşılığında sadece 27 TL yevmiye alıyor. Kadınlar düşük ücret almalarının yanında, herhangi bir sosyal güvence olmadan çalışıyor. Tarlada başlarına ve yüzlerine desmal denilen örtüyü sararak, güneşin kavurucu sıcağından korunmaya çalışırken, kadınların çoğu uzun süre güneşin altında kalması nedeniyle kronik tansiyon hastalığına yakalanıyor. Kadınlar yorucu ve zahmetli çapa işinden kazandıkları düşük yevmiye ile evin geçimine katkıda bulunurken, diğer yandan yorgun bedenleriyle ev işlerini de yapmak zorunda.
Hem tarlada hem de evde çalışıyor
Tarlada çapa yaparak yaşamını kazanmaya çalışan Çecan Gökan, eşinin sürekli bir işte çalışmadığı için düzenli bir gelire sahip olmadığını belirterek, evin geçimine katkıda bulunmak amacıyla tarlada çalıştığını söylüyor. Sabah saat 7.30'da tarlada işbaşı yaptığını, saat 17.00'de paydos ettiğini kaydeden Gökan, tarladaki 9 buçuk saat çalışma süresi boyunca 1 saat dinlendiklerini ekliyor sözlerine. Gökan, tarlada 9 buçuk saat boyunca harcadığı emek karşılığında 30 TL yevmiye aldığını, ancak bunun 3 TL'sini dayıbaşı dedikleri kişiye verdiğini kaydediyor. Gökan, yemek ve su gibi temel ihtiyaçlarının tarla sahibi tarafından karşılanmadığını ifade ediyor. Bu yüzden yemek ve suları evden getiriliyor. Tarla işlerinin çok zor olduğunu bundan dolayı çok yorulduğunu dile getiren Gökan, tarlada paydos ettikten sonra ev işlerinin kendisini beklediğini, eve gidince yemek yaptığını, çocuklarına baktığını ve çamaşır yıkadığını, bundan dolayı perişan olduğunu belirtiyor.
'Çocuklarım okusun'
Kadınların bütün sıkıntı ve zorlukları yaşadığını bundan dolayı kadınların yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Gökan, "Biz de herkes gibi rahat bir işte çalışmak istiyoruz. Kadınlar tarlalardan kurtulmalı. Onlar da her insan gibi evlerinde rahat etsin" diyor. Havalar sıcak olduğunda tarlada çok zorlandığını, uzun süre güneşte kaldığı için kronik tansiyon rahatsızlığına yakalandığını ifade eden Gökan, sıcaktan dolayı çok zorlandığını söylüyor. Maddi imkansızlıklardan dolayı çocuklarını okutamadıkları için kız çocuklarının tarlada çalışmak zorunda kaldığını aktaran Gökan, "Ama ben istiyorum ki çocuklarım okusun, iş sahibi olsun güvenli bir gelecekleri olsun. Bizler gibi tarlalarda perişan olmasınlar, tarlada çalışmanın sonu yok" ifadesini kullanıyor. 25 yıldır tarlalarda çalışmasına rağmen sigortasının olmadığını vurgulayan Gökan, "Sigortalı bir işte çalışmış olsaydım şimdiye kadar emekli olmuştum" diyor.
Emeğin karşılığı alınmıyor
30 senedir tarla işinde çalıştığını söyleyen Reyhan Soysal ise, tarlada çalışmanın zor olduğunu ama başka çarelerinin olmadığını belirtiyor. Soysal, "Eğer çalışmazsak aç kalırız. Geçimimizi bu işten sağlamaya çalışıyoruz" diyor. Tarlada harcadığı emeğin karşılığında aldığı ücretin, evin geçimi için yeterli olmadığını söyleyen Soysal, tarlada çalıştıktan sonra eve giderek yemek yaptığını, evin işleriyle ilgilenmek zorunda kaldığını belirtiyor. Soysal da, tarlalarda 30 sene çalışmasına rağmen sosyal güvencesinin olmadığını da kaydediyor. Aynı tarlada çalışan Hatice Baysar ise, eşinin kazandığı asgari ücretin evin elektrik, tüp, su, kira ve evin diğer masraflarını karşılamadığını, bundan dolayı evin geçimine katkıda bulunmak amacıyla tarlada çalıştığını dile getiriyor. Baysar, "Biz kadınlar tarlalarda sürünüyoruz. Göç ettiğimiz memleketimize geri dönmek istiyoruz" diyor. Aysel Oruç da, evin geçimine katkıda bulunmak amacıyla okulu bıraktığını, 7 yıl önce tarlalarda çalışmaya başladığını, ancak tarla işinde çalışmak istemediğini, okula gitmek istediğini ifade ediyor.
DENİZ TEKİN - DİHA/İZMİR