Şoreş REŞİ
İki fecebook hesabım var, biri bizimkiler, biri de yabancılar için. Yabancılar için olanındaki arkadaşlarımın çoğu İsveçli veya diğer uluslardan; şimdiye kadar bu hesaptakiler ile ne bir kavgam nede düzeysiz bir tartışmam oldu. Ama bizimkiler hesabındakiler ile hergün mutlaka birşeyler bulunuyor.
Kendi resimlerimi yayınlamayı, öne çıkarmayı sevmem; bunun için de profilimde ve fecebook sayfası resimlerim hep değer verdiğim, sevdiğim ve saydığım insanların resimlerdir. En son biri Horasan kadınlarının giyim ve süslemesini öne çıkaran bir resimdi ki Horasan benim yaşamımın bir parçası. Oradakiler için ne yapsam azdır... Diğer profilde Kobanê direnişinin önemli bir kahramanı ve şehidi. Şehit düştüğünden bugüne kadar o portreyi oradan kaldırmadım... Bunlar dışında, sayfamda da hep ürettiklerim olur. Benim için üretim ve birşeyler verme en değerli emektir, içinde emek olmayan bir paylaşıma fazla değer vermem.
Şimdi, hergün yaşanılan bazı gerçekliklerden örnekler vererek bizim ile yabancılar arasındaki farkı görelim ve bunlardan kesinlikle ders çıkarmalıyız!
Yaşının 70’in üzerinde olduğunu tahmin ettiğim bir amcamız arkadaşlık istedi. Yaşadığı coğrafyaya, geldiği yere, beyaz saçlarına baktım ve tecrübesinden bazı şeyler öğrenirim diye arkadaşlığını kabul ettim. Amcamız hemen yazmaya başladı. Nereli olduğumu sordu. Konya deyince, ‘Ben şuan Kütahya’dayım, hemen motorsiklete atlar bir saatte oradayım...’ diye yazdı. Hopala! Herkesin kucağını ve bacağını açmış onu beklediğini sanan bir budalaymış meğer. Dişi bir kuş olsan füze olup üzerine gelecek mübarek. Erkek olduğumu yazdım, yaşından utanması gerektiğini ama duymadı bile. Arkadaşlıktan atmak zorunda kaldım.
Israrla arkadaş olmak isteyen insanlar çok, sebebini bilmiyorum, belki evde canları sıkılıyor; belki bu yolla kadın arkadaş bulurum hayal ediyordur, her neyse... Arkadaşlıklıklarını kabul ediyorsun anında telefonun ‘Zırrrr’ diye çalıyor! Yanıt vermiyorsun, bir daha bir daha arıyor. Bu vesile ile telefonumu silmeyi hatırladım, bu yazıdan sonra hemen silmem gerekecek. Yanıt vermeyince de seni suçlayan notlar bırakıyor... Yav kardeşim, senin telefonuna yanıt vermek zorundamıyım? Belki de yanıt verecek durumda değilim, sosyal medya arkadaşı olduk diye neden başkasını rahatsız ediyorsun? Sayfamdaki bilgileri okumadan, profildeki kadın resimlerini görünce ya telefona sarılıyor, ya ‘güzelim’, ya ‘çok cicisin’ benzeri lafları yazmalarından o kadar bunaldım ki anlatamam... Profildeki resmin gerçekten sayfa sahibi olan bir kadına ait olduğunu düşünürsek nasıl bir taciz terörü ile karşı karşıya olduğunu tahmin etmek mümkün. Şunu sormak gerekir, kardeşim sizin kızkardeşiniz, anneniz, kızınız, yengeniz, kadın bir akrabanız yok mu? Aynısının onlara da yapıldığını düşününce rahatsız olmazmısınız? İşte bu bunalımdan dolayı fecebook sayfasındaki resimi değiştirmek zorunda kaldım! Horasan kadınlarının yerine bıyıklı bir savaşçı resmini koydum ama hala taciz devam ediyor. Böyle devam ederse profil resmine de dünyanın en uzun bıyıklı adamının resmini koyacağım. Ayıp yav!
Kadınların çok zorlandığını tahmin ediyorum, bazen ilanlarını okuyunca anlıyorumki benim gibi bunalmışlar. Lütfen insanları rahatsız etmeyin, modern dünyanın, bu güzel olanağından yararlanın ama sınırları zorlamayın.
Yüzlerce örnekten ikisini vererek insanların bu konu üzerinde bir kez daha düşünmesini sağlamaya çalışıyorum. Sosyal medya ahlakına uygun olarak kullanılırsa iyidir, faydalıdır, bir imkandır ve bunun örnekleri de çok. En azından tek yanlı bir yayın değil, dili, rengi ne olursa olsun herkes kendisini ifade edebilir; hatta bir resim ile bile sesini duyurma şansına sahip. Parsellenmiş, insan özgürlükleri kısıtlanmış dünyamızda bu bizim için büyük bir imkan! En azından hükümetlerin, polislerin, patronların direk baskısı yok. Son haftalarda Kürtçe’nin Lekî (Feyli-Şexbizinî), Kirmanckî ve Kurmancî diyalektleri ile bazı yayınlar oluyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Evlere hapsolduğumuz bu günlerde bu yayınlar ile lehçelerimizi daha iyi öğrenebiliriz. Bu tür yayınların fazlalaşması, tacizlerin ve Korona’nın son bulmasını umut ederek hepinize keyifli yayınlar diliyorum.