Şiddet dolu evliliğinden kurtulup çalışmaya başlayan Qandeel’in toplumsal normlara göre ‘tabu’ olan özel hayatı, medyada kara propaganda malzemesi olarak kullanılmıştı. Baloch daha önce de kendisine yönelik artan tehditler nedeniyle koruma istediğini ancak bu sağlanmadığı için ebeveynleri ile yurt dışına gitmeyi planladığını açıklamıştı.


‘Modern bir feministim’

Baloch’un sosyal medyadaki son paylaşımı şöyleydi: “Kadınlar olarak birbirimizi desteklemeliyiz, birbirimizin yanında durmalıyız. Adalet için kadınlar olarak ayağa kalkmalıyız. Ben modern bir feminist olduğumu düşünüyorum. Eşitliğe inanıyorum. Ne tür bir kadın olacağımı seçmek zorunda değilim. Toplum baskısı ile kendimizi etiketlemek, sınıflandırmak zorunda değiliz. Ben sadece açık bir kafası ve hür fikirleri olan bir kadınım ve bu halimden de memnunum.”

Ülkede şok etkisi yaratan Baloch’un ölümü, kadına yönelik şiddetin nasıl da devlet, eğitim, medya ve dini kurumlar eliyle desteklendiğini sorgulamalarına yol açtı.  Kadın katliamlarına karşı ayağa kalkan feminist örgütler ise, ‘Öldürmekte namuslu bir taraf yok’ diye haykırdı. 


  İSLAMABAD