ABD’nin başını çektiği küresel egemenler 16 yıl önce, 15 Şubat’da Türkiye lehine harekete geçmişlerdi.
Bu yıldönümünde, protestolara hazırlıkların yapıldığı Hakkari’ye odaklandım.
Yıldönümü‘nün bir hafta öncesindeyim.
Şubat’ın 8’inde, Hakkari’de AKP il Kongresi yapıldı.
Kürtler bu Kongre’de çapraz ateşe alındılar.
Birincisi:
Kongre, Kürdistan’a zıt "Atatürk"ün Kültür Merkezi'nde yapıldı.
İkincisi:
Kongre’ye Kürtler’i kalkındırmak için (!?), Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz gönderildi.
Üçüncüsü:
Kongre salonunda, Kürdistan Bayrağı yerine, Sahne arkasına büyükçe iki Türk bayrağı yerleştirilmişti.
Dördüncüsü:
Kongre’de Kürdistan’daki hiçbir öncü simanın posteri yoktu; görünen, salonu işgal eden Davutoğlu’nun üç posteri.
Bu fotoğraf karelerini seyrederken, tek bir soruya cevap aradım: Artık bundan kötü Kürtler’in başına ne gelebilir ki?
Koltukları sayıyorum: salonda 350 kişiye yakın, çoğunluğu erkek, başörtülü/başörtüsüz kadın oturuyor. Ayakta kimse yok. şükrediyorum: Sosyogeni bozuk adam bulmakta zorluk çekiyorlar.
Ön sırada, "Kürt kıyafetli" "örnek bir adam" yerleştirilmiş.
Kırmızı kıravatlı biri dikkati çekiyor.
Ön sıranın ortasındaki kırmızı koltuk, Ankara’dan gelecek, "ağır top" adama ayrılmış.
O geldiğinde herkes ayağa kalkacak.
Adam, salona bir Ankara kırbacı gibi girip, yerleşiyor.
Sol tarafına oturanlar, bir ömürboyu bağlılıklarını, sağ tarafa, onun oturduğu koltuğa eğilip, vaatlerini dinlemek için boynu eğik duruyorlar.
Kalkınma Bakanı, saçlarını daha dün boyamış gibi. Kırmızı kıravatlı, siyah gözlük çerçevesiyle, onikisinden vurmak isteyen bir avcı vakurluğunda, bu Ankara elçisi, forslu kolonyal adam.
Saygı duruşu (işgalci Türk askeri, yoksa, Erdoğan’ın annesi için mi anlayamadım) var. Herkes ayakta.
Ara veriliyor.
Yakinen üçyüz elli adam sıraya giriyor.
Hepsi kalkınmak istiyorlar ve ellerini Dolar/Euro ya da altına dokunduracaklarmış gibi, uzanan eli sıkıyor, itaat ediyorlar.
Tam 7 gün sonra, 15 Şubat’ın yıldönümünün protesto edildiği yerde, yine Hakkari tablosunun içine düşüyorum.
Polis biber gazı kullanmış.
Evlere saldırı var. Evlerin camları kırık, içeriye biber gazı atmışlar. Berçalan ve Kıran mahalleleri abluka latında.
Resmin son karesi: Yerde yüzelliye yakın mermi kovanı. Polis menşeli. Resimde sayabildiğim 15 erkek fotoğraflanmış. Saçları dalgalı, güler yüzlü 10 yaşlarında, kızıl pantolonlu, renkli kışlık montlu bir kız çocuğu gururla ayakta duruyor.
Hala hafızama yüklü o vehamet yüklü sahne: AKP Hakkari’de hala sosyogeni bozuk 350 "Kürdistanlı" ile Konre yapıyor ve seçimlerde, Kürdistan’daki oyların yüzde 30’unu alabiliyorsa, bu Kürdistan için bir "Alarm" değil mi?
Gerçi AKP de biliyor: "Geri kalmış Kürtler", Ankara’nın "can simidi" ve bu kolonyal aşağılamanın sonu, Kürdistan Ankara serumuna bağlı kaldıkları müddetçe, "tarihi kabus" olarak kalacak. Nereden bakarsanız, bakın: Trajedi!