Bir psikolojik terörle karşı karşıyayız. AKP iktidarı, İmralı’ya gönderdiği heyetle sorunu çözüyormuş gibi yapıp herkesi hizaya çekmeye çalışıyor.

Başbakan meydanlarda “Kelleyi koltuğuna aldığını” söylüyor, yandaş yazarlar da işaret parmaklarını bize sallıyor.
“Hoop!.. Dilinize dikkat edin. Aman süreci sabote etmeyin” deniliyor. Ölçüsü nedir bilmiyorum ama dilimin üzerindeki tüm kontrolleri kaldırıyorum.
Okuyanlar “süreci sabote ediyor” deyip ihbar edebilirler. Küsmeyeceğime söz veriyorum.
İmralı’da başlayıp kesilen görüşmeler, AKP’nin yeni stratejisinde kullanılacak bir “enstrümandır.”
Yaşananlar, Kürtlerin özgürlük çığlığını bastırmak için süregelen politikaların son versiyonudur.
Kürt Halk Önderi, tasfiye politikalarını komplolar dönemi diye adlandırdı ve dört başlık altında sıraladı.
Özal dönemi, 97-98 süreci, Irak işgali ve tasfiyeci çizginin ortaya çıkması ilk üç komploydu.
Irak işgali ve PKK içindeki tasfiyeci çizginin ortaya çıkışı, AKP’nin acemilik dönemiydi. Yeni komplo süreci ise AKP’nin ustalık dönemine tekabül ediyor.
Özelliği de ABD’nin Ortadoğu planlarında Türkiye’nin vereceği desteğe karşılık, Kürtlerin tasfiye edilmesidir. Yani ABD ve AKP, Kürtlerin yok edilmesi üzerine anlaşmaya varmışlar.
Bu anlaşma önceki hükümetler döneminde de vardı. Kürt Halk Önderi’nin yakalanıp İmralı’da esaret altına alınması da bu anlaşmanın sonucuydu ve ABD’nin operasyonuydu.
Bu operasyonla birlikte Kürtlere soykırım uygulanmasının önünün açılması hedefleniyordu.
İmralı direnişi bunu boşa çıkardı. Ancak soykırım planları da güncellendi.
Son komplonun merkezi yine Washington’dur. Kimilerinin çokça sarıldığı Pensilvanya değildir yani. Gülen cemaati, son komploda kullanılan enstrümanlardan biridir sadece.
Komplonun öncelikli aktörleri hükümet, MİT, NATO gladiosu ve cemaatten devşirilmiş yeşil kontralardır.
Bu dönemde soykırım politikalarının enstrümanları ise İmralı politikaları, askeri operasyonlar, KCK tutuklamaları ve psikolojik terörden ibarettir. Her bir başlık uzun uzadıya açıklamalarla detaylandırılabilir. Ortak amaç, özgür Kürdü tasfiye etmek, yerine sahte Kürt yaratmaktır.
Burkay ile denenen ama başarılamayan sahte Kürt yaratma girişimi, şimdilerde Hewlêr üzerinden deneniyor.
AKP iktidarı, ABD ve NATO gladiosu ile bu hedef üzerinden anlaşmış durumda. AKP, ABD’nin Ortadoğu politikalarına destek verecek, karşılığında ise PKK’nin tasfiyesi için ABD’den tam destek alacak.
Paris katliamıyla ilgili tüm soruların cevabını da bu denklemde aramak gerekiyor. Mevcut durumda AKP, ABD’nin Ortadoğu politikalarına teslim olmuştur. Adeta ayaklarına kapanarak kendi iktidarını sürdürme peşindedir.
Libya’yı sattı, Suriye’yi sattı, sırada İran var.
Beşar Esad’ın Türkiye’ye öfkesi, AKP iktidarının bu kalleşliğinden dolayıdır.
Öncelik sırası bu kez Kürtler’dedir. Sorunun gündemin orta yerine oturması bu nedenledir.
Yani Kürtler soykırım kıskacındadır.
ABD-AKP ittifakının Kürtlere dönük politikası soykırımdır.
Operasyonel gücü de NATO ile işbirliği halindeki yeşil gladio’dur.