
Kirmanckî’ye öncelik
Festivalin Dêrsim’in birlik ruhunu yansıtan önemli etkinliklere sahne oldu. Bunların başında Kirmanckî ve Kurmancî yapılan ‘Birlik Cemi’, tarih bağlamında Sakine Cansızların mücadelesi ve 38 anmaları geldi. Kirmanckî’nin gelecek kuşaklara aktarmak için kurulan çocuk ve kadın korosunun sahne alması da dilin geleceğe aktarılacağının kanıtıydı. Konserlerde Kirmanckî söyleyen ve Alevi – Kızılbaş geleneğini yansıtan müzisyenlerin ağırlıkta olması sevindirici bir gelişmeydi. Bunun yanında 4- 8 yaş arası çocukların katıldığı atölye, Mezopotamya kültürünün ritüellerini dansla aktaran “4 kapı 40 Makam” ve Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan film gösterimleri festivalin dikkat çeken etkinlikleri arasındaydı.
Festivalin belki de en anlamlı etkinliği Seyit Rıza’nın köyü Ağdat’ta yüzlerce kişinin katıldığı anmaydı. Etkinlik, yıllar geçse de Seyit Rıza şahsında coğrafyaya, kültüre ve bu direnişe sahip çıkılacağını bir kez daha gösterdi. Anmanın geleneksel hale getirilmesi ise tarihsel bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor. Seyit’in naaşının hala verilmemesi ise egemenlerin korkularını yansıtmakla birlikte soykırım politikalarının tarih, kültür ve inanç ekseninde sürdürüldüğünün apaçık göstergesi. Diğer bir Soykırım anması da Ovacık yolu üzerinde açılan ‘Dêrsim 38 Duvarı’ydı. Soykırım fotolarının yer aldığı duvar bellek yaratma adına yaratıcı bir çalışmaydı.
Sara için panel
Dêrsim bugüne kadar bağrından onlarca devrimci önder çıkardı. Direniş coğrafyasının kadınlı erkekli asi çocukları gelenekten aldıkları ilhamla zalimlere başkaldırıp yeni bir geleneğin sembolü oldular. Yakın zamanda yitirdiğimiz devrimcilerden Sakine Cansız da bu sembollerden biri. Cenazesinde bütün Dêrsim’i birleştiren Sara, festivalde panelle anıldı. “38’den Sakinelere Kadın Özgürleşmesi” adıyla düzenlenen panelde Sara’nın kişiliği ve mücadelesine ilişkin birçok ayrıntı ardıllarına aktarıldı.
Dün fiziki bugün kültürel imha
Dêrsim’in direnişçi yapısını besleyen ana damarlardan biri de Kızılbaş – Alevi inancı. Geçmişten günümüze birçok katliamla karşı karşıya kalan Kızılbaş kültürüne ilişkin panelde, dün fiziki imhayla yok edilmeye çalışılan Kızılbaşların, bugün inançlarının yok edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya oldukları vurgulandı. Öte yandan diğer bir panelde günümüzde yürütülen müzakere sürecine ilişkindi.
Anadil daha etkin olmalı
Festivalin bütününe baktığımızda Kirmanckî’nin kullanımına ilişkin belirli bir çaba gösteriliyor olsa da yok olmakla yüz yüze olan bir dilin, daha etkin hale getirilmesi için etkinliklerde daha aktif kullanılması gerekiyor. Film gösterimlerindeki alt yazıdan etkinliklerdeki konuşma diline kadar geniş bir yelpazede Kirmanckî’nin yaygınlaştırılması dilin yeni kuşaklara aktarılması anlamında özendirici bir niteliğe sahip olabilir.
Dêrsim Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, Şehir Stadyumu’nda on binlerce kişinin katıldığı konserle son buldu. Konser alanının bulunduğu binalara Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “PKK hareketi modern, gerçek bir cem, zikir ve semah hareketidir” sözü ışıklarla yansıtıldı. Konserde ilk olarak Grup Munzur sahne aldı. Munzur’un ardından sahneye sırayla Ayfer Düzdaş, Suavi, Erdoğan Emir ve Mehmet Ekinci çıktı. Konserde “Rojava Devrimi” ve Taksim Gezi Parkı direnişi selamlanırken, konser alanını binlerce kişinin attığı “Munzur özgür akacak” sloganı yankılandı. Konserde ayrıca, siyasi tutsakların serbest bırakılması için bir dakika boyunca alkışlı protesto gerçekleştirildi. Konserde baraj yapımlarına karşı protestolar da yapıldı. Gece boyunca devam eden konser coşkulu anlar yaşattı. Konser çekilen halaylarla son buldu.
ÖNDER ELALDI/DÊRSIM