İnsanlığın vurulduğu ve AYAÐA KALKTIÐI YER ŞENGAL - 1


Bundan bir yıl önce dünyanın gözleri önünde ağır bir insanlık trajedisi yaşandı. Binlerce yıllık kültürel değerler yerle bir edildi. Yüz binlerce insan, evlerini terk ederek zorlu bir göç yolculuğuna çıktı. Arkalarında tüm insani değerlere savaş açmış, siyah kıyafetli, siyah bayraklı, kana susamış barbarlar sürüsü vardı. Başka bir çağdan gelmiş gibiydiler.  Birkaç gün içinde yaklaşık 500 bin nüfuslu bir bölge tamamen boşaldı; binlerce kadın, erkek ve çocuk katledildi; kültürel ve dini yapılar yerle bir edildi. Bir soykırım harekatı yaşandı; bir uygarlık tarihten silinmek istendi. Katliamlardan bir yıl sonra ortaya çıkarılan bilançoya göre 15 binin üzerinde sivil kayıp var. 

10 Haziran 2014’te Musul’un insanlık düşmanı grup DAİŞ tarafından işgal edilmesinden yaklaşık iki ay sonra, 3 Ağustos’ta Êzîdî halkının kalesi Şengal saldırıya uğradı. Amerikan ordusunun eğitip donattığı Irak ordusunun Musul’dan kaçarak silahlarını bırakması, DAİŞ’in çıkışında hayati rol oynadı. Buradan getirilen ağır silahlarla Şengal üzerine yürüyen kara kıyafetliler, geçtikleri yerlerde hayatı kurutuyordu. Mitolojilerde bile ender rastlanan katliamlar yaşanıyordu. Üzerlerinden dumanlar yükselen köy ve kentlerdi geride kalan. İnsanlık, Ortaçağ karanlığına gömülmüş gibiydi. 

Binlerce silahlı kişi Şengal kapılarına ulaştığında, kenti korumakla görevli Federal Kürdistan Bölgesi’ne bağlı güçler çatışmadan geri çekildiler. Bu durum, Şengal için korkunç trajedileri artık kaçınılmaz hale getirmişti. 


Yüz binler göç yollarına düştü

Savunmasız kalan sivil insanlar, hayal edilmesi güç katliamlara maruz kaldı. Yüz binlercesi kaçabilmeyi başardı. Bunların büyük kısmı Şengal Dağı’na yöneldi. İçeride kalan ve köylerde yakalananlar, vahşi infazlara konu oldu. Bazıları türbeler içerisinde havaya uçuruldu. Yüzlercesi toplu halde infaz edilerek çukurlara gömüldü. Kadınlar ve kız çocukları, savaş ganimeti sayılıp kaçırıldı; pazarlarda satılmak ve cinsel köle olarak kullanılmak üzere başka merkezlere taşındı. 

Tarihin birçok döneminde olduğu gibi Kürtlerin sığınmak için ilk aklına gelen yer dağlar oldu. On binlerce Êzîdî Şengal Dağı’na kaçarken katiller sürüsü de peşlerini bırakmamıştı. Bazıları yakalanmamak için ağlayan çocukları susturmaya çalışıyordu. Bazı çocuklar, anne babalarını kaybetmiş, yakıcı güneşte, kızgın toprak üstünde veya kayalıklar arasında tek başına kalmıştı. Birçoğu yalınayaktı, yanlarına hiçbir eşya alamamışlardı. Yürümekten ayağı şişen insanlar, destek olmadan hareket edemeyen yaşlılar vardı aralarında. Çocuklar, açlık ve susuzluk çekiyordu. 

Bu zorlu ve ölümcül yolculuğun da korkunç katliamlarla karşılaşmasına ramak kalmışken, sadece birkaç kişiden oluşan küçük bir gerilla birimi dağa ulaşmayı başardı.  Ellerindeki hafif silahlarla dağda mevzilenen gerilla birliği, on binlerce sivili ne pahasına olursa olsun korumaya yemin etmişti. 

4 Ağustos’ta Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, “Ezidi halkını gerilla güçlerimiz savunacaktır”  açıklamasında bulundu. Kürdistan’ın Rojava parçasını savunan YPG güçleri onlarca kilometre yol kat ederek Şengal Dağı’na ulaşırken, küçük gerilla birliği katliamcı güçlerin dağa sığınan sivillere ulaşmasını engellemek için sert bir çatışma içerine girdi.  


İnsanlık koridoru

Gerilla birimi, DAİŞ’in ilerleyişini Şengal Dağı girişinde durdururken başka gerilla birlikleri hızlı bir şekilde alana ulaşarak YPG güçleri ile birlikte Rojava’nın Cezaa bölgesine uzanan bir insanlık koridoru açmayı başardı. Çok zor koşullarda açılan bu acil koridordan insanlar geçirilmeye başlandı. On binlercesi Kürt güçlerinin oluşturduğu güvenlik hattından geçirildi. Dağlarda kalanlar toplanarak güvenli alanlara ulaştırılmaya çalışıldı. Ancak dağa sığınan siviller yeni trajedilerle karşılaşmaktan kurtulamadı. Kaçış sırasında onlarca çocuğun aralarında olduğu yüzlerce kişi, aşırı sıcaklar altında açlık, susuzluk ve yorgunluktan kırıldı. 

Sürekli saldırılara uğrayan dar koridor, mümkün olan en uzun süre açık tutulmaya çalışıldı. Kimileri bu koridordan yalınayak yürüyerek geçti, çoğunluğu Rojava’dan gelen araçlarla taşındı. Ağır bir trajediydi yaşanan. Her anı zorlu ve ölümcüldü. Bitkin düşmüşlerdi. 

Koridor aynı yılın Eylül ayına kadar açık tutuldu. Ancak 10 bin dolayında kişi topraklarını terk etmeyerek gerilla koruması altında dağda kalmayı tercih etti.

Gerilla ve YPG’lilerin bu kurtarma operasyonu, bütün dünyanın gündemine girdi. Katliam tehdidi altındaki siviller, olağanüstü bir operasyon sonucu kurtarılmıştı. Bu kurtarma harekatı, Kürtler ve bölgenin geleceği açısından bir dönüm noktası oldu. 

Ancak zorluklar bitmedi. Kış aylarına girilirken dağda kalan sivilleri sıkıntılı günler, gerillayı daha sert bir direniş bekliyordu. Kamuoyunun artan baskısı sonucu dağda, DAİŞ kuşatması altında kalan sivillere havadan ilk yardımlar ulaştırıldı. Yetersizdi ancak kamuoyu baskısı sonuç almıştı.  

Koridorun kapanmasıyla yaşanan kuşatma, birkaç ay sonra, 19 Aralık günü HPG, YJA-Star, Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve YPG güçlerinin ortak operasyonu sonucu kırıldı. Alandaki dokuz köy kurtarıldı ve koridor yeniden açıldı. 


Kentin yüzde 35’i kurtarıldı

Bir gün sonra, 20 Aralık günü, HPG, YJA Star ve YBŞ savaşçıları Şengal kent merkezine girerek şiddetli çatışmalara başladı. 

Şengal işgalinin üzerinden bir yıl geçti. Kent merkezinde çatışmalar devam ediyor. Rojava’da başta Kobanê’ye yönelik işgal saldırıları olmak üzere birçok cephede yürütülen savaş, Şengal’deki direnişi de askeri açıdan etkiledi. Bir yandan Türkiye başta olmak üzere birçok dış gücün desteğini alan, ağır silahlarla donanmış DAİŞ’e farklı cephelerde yoğun bir savaş yürütülürken, Güney Kürdistanlı bazı güçlerin bulanık duruşları Şengal’deki ilerlemeyi yavaşlatan temel faktörlerden biri olarak görülüyor. 

İşgalin birinci yılı dolarken, HPG, YJA Star ve YBŞ güçleri kent merkezinde ön cephede çatışıyor. Diğer güçler, arka cephelerde konumlanmış durumda. HPG kaynaklarından alınan bilgilere göre kentin yüzde 30-35’i katliamcı güçlerin elinden kurtarılmış durumda. Bir savaş alanı haline gelen kentte siviller bulunmuyor. Kentin bir bütün olarak kurtarılması için daha geniş operasyonların başlatılması planlanıyor. 


20 bin kişi Şengal Dağı’nda mülteci

Güvenliğin tesis edildiği Şengal Dağı’nda ise mülteciler zorlu koşullarda yaşam mücadelesini sürdürüyor. Daha sonra gelen yeni mültecilerle birlikte dağda, gerilla koruması altında olan mülteci sayısı 20 bine yaklaşmış durumda.  Şengal İnşa Meclisi’nden alınan bilgilere göre bunlar, 2 bin 500 aileden oluşuyor ve 12 kamp halinde yaşıyor. 

Şengallilerin ihtiyaçları, çok kısıtlı imkanlarla, gerillalar, Demokratik Özgür Êzîdî Hareketi (TÊVDA) ve Şengal İnşa Meclisi tarafından sağlanıyor.  İhtiyaç temini büyük çoğunlukla Rojava’nın Cizîre Kantonu üzerinden yapılıyor.  Ancak bunlar da yetersiz kalıyor. Bir yandan yaz aylarının kavurucu sıcakları, diğer yandan temiz su, beslenme ve sağlığa erişimde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bu sıkıntılardan kaynaklı hastalıklar da ortaya çıkıyor. Alınan bilgilere göre, yardımların Güney Kürdistan tarafından ulaştırılması, Federal Kürdistan Bölgesi makamları tarafından engelleniyor. Şengalliler bu utanç verici duruma son verilmesini istiyor. 


15 bin 450 kayıp 14 bini katledildi

Katliamdan bir yıl sonra, bu işgalin bilançosu da çıkarıldı. Şengal İnşa Meclisi’nin tanıklıklara dayanarak hazırladığı bilançoya göre, toplam 15 bin 450 kayıp yaşandı. Bunların yaklaşık 14 bininin katledildiği öğrenilirken, gerisi hakkında bilgi alınamıyor. Saldırının gerçekleştiği ilk günlerde 5 bin 950 kişinin katledildiği tespit edildi. İlk birkaç gün içinde katledilenler arasında en az 698 kadın ve 761 çocuk bulunuyordu. Kurtulabilenlerin sayısı 2 bin 789 kişi olarak tespit edildi. Kaçırılanlardan bazıları kendi imkanları ile, bazıları kurtarma operasyonlarında, bazıları da pazarlardan satın alınarak kurtarıldı. 


3 Ağustos Dünya Şengal Günü

Şengal’in kurtarılması için ön cephede savaşan güçler ve kendi topraklarında mülteci durumuna düşen Êzîdîlere yardımı organize eden sivil toplum kuruluşları, seferberlik çağrısında bulunuyor. Yaşadıkları dramın artık son bulmasını isteyen Şengalliler, 3 Ağustos’un Dünya Şengal Günü ilan edilmesini talep ediyor. 


MAXIME AZADÎ