Êzîdî Kürt halkının yerleşim yeri Êzdixan’ın soykırıma karşı mücadele alanı olduğu belirtilen konferansa  Almanya’nın Irak Başkonsolosluğu Temsilcisi Dr. Oliver Schnakenberg, HDP, Almanya Sol Parti ve Yeşiller Partisi  Milletvekilleri katıldı.  

TAZ gazetesinden Christian Jakop’un moderatörlüğünü üstlendiği konferansın ilk bölümünde Rojavalı Özgür Kadınlar Vakfı (WJAR) Temsilcisi Meike Nack ve Şengal Diaspora Meclisi Eşbaşkanı Fikret İgrek konuştu.


KDP Şengal’e boykot uyguluyor 

İgrek, Şengal’in halen KDP tarafından tecrit altında tutulduğunu hatırlatarak “Êzîdîleri soykırımla başbaşa bırakıp terkedenler, halen uyguladıkları politikalarla soykırımı devam ettiriyorlar” dedi. İgrek, KDP’nin bu politikalarına karşı mücadele eden Êzîdîlerin maruz kaldığı baskıları anlattı. 500 Êzîdî’nin KDP tarafından tutuklandığını ve bunlara işkence yapıldığını, bir kısmından ise haber alamadıklarını söyledi. 

KDP’nin, Êzîdîleri asimile etmek için Şengal’deki öz yönetime saldırdığına işaret eden İgrek, “Kamplarda öz yönetim alanlarındaki Şengal ve köylerine geri gitmek isteyen Êzîdîleri engelleyip onları Türkiye’ye götürüyor” dedi. Güney Kürdistan’daki mülteci kamplarına gönderilen yardımlara da KDP yönetimi tarafından el konulduğunu ve ulaştırılmadığını söyledi. 

İgrek Êzîdîlerin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürdistan Özgürlük Mücadelesi dışında kimseye güvenmediğini de sözlerine ekledi.  

İgrek devamla “Şengal’de iki gün önce iki kişi saldırıya uğrayıp öldü. KDP, bu olayı oradaki YBŞ’ye yüklemek istedi ama sonra kendilerinin yaptığı ortaya çıktı“ ifadesini kullandı. 


Öz yönetime destek vererek yardım edilmeli

Rojava’da sosyal ve sağlık projelerinde çalıştığını belirten Rojavalı Özgür Kadınlar Vakfı (WJAR) Temsilcisi Meicke Nack ise “Rojava’da halen DAİŞ’e karşı bir savaş veriliyor ve bundan dolayı da savaştan etkilenenler için özellikle tıp araçlarına ihtiyaç duyuluyor” dedi. Nack Şengal için ise “Êzîdîler halen KDP’nin engellemeleri yüzünden köylerine geri gidemiyor ve bunun politik bir sorundur. Uluslararası güçlerin de buna müdahale etmesi gerekiyor” dedi. Nack son olarak da, Êzîdîlere yardımın ancak onların kendilerini yönetmelerine imkan tanıyacak yani öz yönetimlerini destekleyerek mümkün olabileceğini belirtti. 


KDP ile ilgili sorunun farkındalar

Almanya’nın Bağdat Konsolosluğu Temsilcisi Dr. Oliver Schnakenberg Alman devletinin bölgeye yaptığı yardımlara değinerek, şimdiye kadar savunma silahları, yiyecek ve sağlık konusunda birçok yardım yaptıklarını belirterek, DAİŞ'e karşı sürdürülen mücadeleyi sonuna kadar destekleyeceklerini ve bu ay içinde Musul'a operasyonun olacağını söyledi. 

Konuşmasından sonra Scnnakenberg'e özelikle neden Êzîdîlere değil de KDP'ye yardım edildiğini, Êzîdîlerin soykırımından KDP'nin sorumlu olduğu halde ve halen Êzîdîlerin öz yönetimlerine boykot uygulayıp onlara giden yardıma an koymalarına rağmen neden Alman devletinin KDP'ye yardım yaptığı ile ilgili sorular soruldu. Schnakenberg KDP ile ilgili problemin farkında olduklarını söylemekle yetinip yaptıkları yardımları dile getirdi.

Konferansın öğleden sonraki ‘Kölelik ve Özgürlük arasında Şengal’de Êzîdî Kadınlar’ adlı bölümünde Medica Mondiale örgütü temsilcisi Sybille Fezer, Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) Temsilcisi Bahar Yusuf birer sunum yaptı. 

Moderatörlüğünü ARD televizyonunda çalışanı gazeteci Marie Wildermann’ın üstlendiği bölümde Bahar Yusuf, Dr. Oliver Schnakenberg’e seslenerek yaptıkları 74 milyon Euro yardımının nereye gittiğini sordu. Yusuf, o para ile nelerin yapıldığı bilinmezken Şengal’de insanların çok sınırlı imkanlar ile kendi ahlaki ve vicdanları ile özgür bir yaşamı inşaa ettiklerini belirtti.

Yusuf, “Almanya gibi ülkelerin, Êzîdîlerin kendi coğrafyasında özgür bir şekilde yaşamalarına yardım etmesi gerekiyor“ dedi. 

DAİŞ’ten kurtulan Êzîdîlerin isimlerinin değiştirildiği, asimile edildiğini belirten Yusuf, soykırımın bir şekilde devam ettirildiğini söyledi. Yusuf konuşmasına şöyle devam etti: “Eğer Êzîdî kadınları terapi etmek istiyorlarsa oraya gitsinler, orada hastahane yapsınlar, orada proje yapsınlar. Bilmem ne kadar para yardımı yapmışız diyorlar, gitsinler oraya yapsınlar oradaki bütün toplum yararlansın. Burada DAİŞ’ten kurtulan Êzîdî kadınlarına beyaz gelinlik giydirip merasim yaptırıyorlar, bunu doğru bulmuyoruz. O soykırım orada yaşandı, baskı orda yapıldı, travma orda yaşatıldı ona karşı mücadele onunla baş etmede ancak o kadim topraklarda mümkün olacak.”

Savaş bölgesinde yaşayan kadınlara yardım ulaştıran kadın örgütü Medico Mondiale Temsilcisi Sybille Fezer savaşlarda en çok zarar görenlerin kadınlar olduğunu, DAİŞ’in Êzîdî kadınlara yönelik yönelimlerinde olduğu gibi, kadınların savaşın bir aracı haline getirildiğini söyledi.

Konferansın üçüncü bölümünde ise konu ‘Uluslararası alanda desteklenmesi gereken perspektiflerdi.

Bu bölümde HDP milletvekili Ali Atalan, Sol Parti Milletvekili Inga Höger ve Yeşiller Milletvekili Dr. Barbara Lochbihler birer sunum yaptı. Haber yayına hazırlandığı sırada konferanstaki tartışmalar sürüyordu. 


FEHMİ KATAR / BERLİN