
AKP yönetimindeki Türk devleti, Gever’deki yakıp yıkmanın yanısıra dün de Yeni Mahalle’yi zırhlı araçlarla basarak terör estirdi. Şırnak ve Nusaybin dört bir yandan bombalanırken şiddetli çatışmalar da sürüyor. Türk güçleri iki kentte de çeperlerine ulaşabildikleri mahallelerde ev işyerlerini yakmaya başladı.
ŞIRNAK
Şirnex’te (Şırnak) direnişin 42. gününde yoğun bombardıman devam ederken, devlet güçleri ile YPS/YPS-Jin üyeleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
Kentin hakim tepelerinde bulunan Çakırsöğut Jandarma Tugay Komutanlığı, 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı, özel harekatçıların merkezi olan Gümüştepe Karakolu ile korucu ailesi Tatarlar’ın evinin bulunduğu İsmetpaşa’nın üst bölgesi olmak üzere 4 koldan aralıksız yapılan bombardıman sürüyor. Bombardımanla birlikte mahallelerinin çevresine konuşlandırılan zırhlı araçlarla özyönetim alanları ağır silahlarla taranıyor. Tüm kenti kaplayan yangınlara müdahale de edilmiyor. Türk güçleri özellikle İsmetpaşa ve Cumhuriyet mahallelerinde birçok işyerini de ateşe verdi.
Kentte İnsansız Hava Araçları’nın (İHA) aralıksız uçuş yaptığı görülürken, Çakırsöğut Jandarma Tugay Komutanlığı ve 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’ndan kalkan çok sayıda helikopterin kent çevresindeki Gabar ve Cudi dağı çevresinde alçak uçuş, zaman zaman bombardıman yaptı.
Yeni ve Bahçelievler mahalleleri arasında bulunan Cizre yolu üzerinde Kobra tipi zırhlı aracın geçişi sırasında patlama meydana geldi. Yerel kaynaklara göre; araç pert oldu, PÖH elemanlarından 1’i öldü, 3’ü de yaralandı. Patlama sonrası Cizre yolu üzerine konuşlu zırhlı araçlar çekidi.
Gece devam eden bombardıman dün de kesilmedi.
Kente askeri sevkiyat da sürüyor. Silopi’deki Türk güçlerinin bir bölümü sevk edildi. Polis noktaları oluşturulmak üzere çok sayıda TIR’la zırhlı nöbet kulübeleri getirildi.
14 korucu silah bıraktı
Şirnex’in Dehlabî köyünde devlet güçlerinin soykırım saldırılarına dahil olmayı reddeden 6 korucu, Qileban (Uludere) ilçesinin Repin Mahallesi’ndede 8 korucu silah bırakarak istifa etti.
Her eve bir top taktiği
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Gerekirse şehirleri uzaktan yıkarız” talimatının uygulamaya konulduğu Şirnex’te “Her eve en az bir top mermisi değecek” taktiği uygulayan devletin saldırılarına karşı amansız bir direniş sergileniyor. Devletin teknik üstünlüğüne karşı YPS/YPS-Jin üyeleri inanç ve taktik üstünlükle mücadele ediyor.
Bombardımanla birlikte mahallelere girmek için 5 defa kapsamlı saldırının gerçekleştirildiği kentte, devlet güçleri her seferinde direnişe çarparak geri çekilmek zorunda kaldı.
Doğudan batıya direniş hattı
Devlet güçlerinin özyönetim mahallelerini birbirinde koparmak için özellikle İsmetpaşa Mahallesi’ne bir ayı aşkın süredir saldırırken, bu saldırılarda ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kalıyor. Her sokağı ve mahallesi devletin saldırıları karşısında onlarca direniş öyküsüyle dolu olan kentin doğusundan batısına oradan da güneyine bir kutsal kama şeklinde kıvrılan direniş mahallelerinin son durumları ise sırasıyla şöyle:
Yeşilyurt Mahallesi: Yeşilyurt, 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’nın bitişinde bulunuyor, Tümen’den sadece bir duvar ayırıyor. 14 Mart’ta başlayan ablukayla birlikte saldırıların en çok yoğunlaştığı yerlerin başında geliyor. Yüzölçümü küçük ancak savaş taktikleri bakımından büyük bir direnişin sergilendiği mahalle harabeye çevrildi. Hala hakimiyet kurulamayan “gri alan.”
Gazipaşa Mahallesi: Yeşilyurt’un hemen yanında yer alan Gazipaşa Mahallesi ise kentin en işlek caddelerinden olan Aşitî (Ömer Kabak) Meydanı’nın hemen üzerinde yer alıyor. Tümen Komutanlığı‘na giden yol ile 1. ile 2. nizamiye kapılarının güvenliğini sağlamak isteyen devlet güçlerinin en çok saldırdıkları mahallelerden. Büyük bir direniş sergileniyor.
İsmetpaşa Mahallesi: En eski yerleşim yerlerinden ve öz savunma hattına en son dahil olan direnişin düğüm noktası. Direniş mahallelerini birbirine bağlayan stratejik bir yerde bulunmasından dolayı kente yönelik saldırıların en çok yoğunlaştığı yer. Yoğun bombardımanla birlikte kesintisiz çatışma yaşanıyor.
Cumhuriyet Mahallesi: İsmetpaşa’nın bitişiğinde bulunan ve yoğun saldırıların hedefindeki mahallelerden biri de Cumhuriyet. Kent merkezinin tamamının da bağlı olduğu mahalleye yönelik bombardıman saldırıların başladığı günden bu yana devam ediyor. Devlet güçlerinin dağ yamacından defalarca sızma girişimi, püskürtüldü.
Dicle Mahallesi: Cumhuriyet’in yanında bulunan ve kentin küçük mahallelerinden olan Dicle’ye ise devlet güçleri direniş hattında gedik açmak için yoğunca bombardıman gerçekleştiriyor. Mahallenin belli bir bölümüne kadar devlet güçlerinin kısmen bir ilerlemesi olsa da gece geri çekilmek zorunda kalıyor.
Bahçelievler Mahallesi: Kentin en büyük ve dağınık mahallesi olan Bahçelievler deyim yerindeyse dört bir yandan saldırı altında. Sêrt yolu üzerindeki Sîn û Ber, hemen yanındaki Çakırsöğüt Jandarma Tugayı, Polis Kademe Merkezi, eski Emniyet ve karargaha dönüştürülen Hekimevi’den saldırı altında olan mahalede devlet güçleri ağır kayıplar veriyor. Türk güçleri, patlatılan binanın altında kaldıktan sonra eski konumlarına çekildi.
Yeni Mahalle: Kentin küçük mahallelerinden olan Yeni Mahalle ise son günlerde saldırıların en çok yoğunlaştığı noktalardan. Devlet güçlerinin Bahçelievler ile İsmetpaşa mahallerine yönelik saldırılarını zorlaştıran Yeni Mahalle’de yapılan bombardıman sonucu birçok ev kullanılamaz hale geldi.
Şehr-i Nuh, Tekser, Vakıfkent ve Gündoğdu: Öz savunma hattının dışında kalan Şehr-i Nuh, Tekser, Vakıfkent ve Gündoğdu mahalleleri ise yer yer şiddetli çatışmaların yaşandığı yerlerden. YPS ve YPS-Jin üyelerince direniş hattını daraltarak boğmayı hedefleyen devlet güçlerine bu mahallelerde saldırılar düzenlenmesi ise dikkat çekiyor.
Erdoğan’a bırakmayız
Soykırım saldırıları sonucu zorla çıkartılanlar, metropollere gitmektense yaylalara çadır kurmayı tercih etti. Şırnak’tan 10 kilometre uzaklıkta bulunan Avgamasiya köyünde kurdukları çadırlarda yaşamlarını sürdüren halk, “Erdoğan’ın göç ettirme oyununa gelmeyeceğiz. 10 yıl da yasak koyarsa, yakıp yıksa da biz memleketimizi düşmana bırakıp başka yerlere gitmeyeceğiz. Bu topraklar bizimidir, Erdoğan’ın bu topraklarda yeri yoktur. Biz Kürtleri öldürerek bitiremezsiniz” dedi.
NUSAYBİN
Türk işgalcilerin 43 gündür saldırdığı Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde yoğun çatışmalar sürüyor.
Devlet güçleri, son iki gündür evlerin yanı sıra başta Kaçakçılar Çarşısı olmam üzere işyerlerini de yakıyor.
Geceyi bombardıman altında geçiren ilçe, sabaha da yeni bombardımanla uyandı.
Henüz ahallelere giremeyen devlet güçleri, mahallelerin dış kısmında yer alan evlerin kapılarını kırıp benzin dökerek ateşe veriyor.
Kışla Mahallesi’nde bulunan tarihi Selman-i Faris mekanının duvarları yıkıldı. Mor Yakup Manastırı ve Zeynel Abidin Cami Külliyesi hedef alındı.
Eski hastane civarı ve Çağçağ Caddesi başında konumlandırılan zırhlı araçlardan Çağçağ Caddesi ve Şirin Bulvarı civarına yapılan top atışlarıyla birçok ev yanmaya başladı. Gülşilav Kadın Merkezi bahçe duvarlarını yıkarak, Çağçağ Deresi üzerine kurulan seyyar köprü üzerinden Fırat Mahallesi’ne girmeye çalışan zırhlı araçlar ise burada YPS ve YPS-Jin üyelerinin saldırısıyla karşılaştı. Yerel kaynaklara göre çatışmada en az 5 JÖH/PÖH elemanı ağır yaralandı. Dicle Mahallesi’ne girmeye çalışan bir zırhlı kepçe de imha edildi. İmha edilen zırhlı kepçenin görüntülerine de ulaşıldı.
6 mahallede aralıksız çatışmaların sürdüğü ilçede ayrıca Kışla Mahallesi Munganlar Sitesi civarında sızmaya çalışan Türk güçleri ile YPS’liler arasında dün öğleden sonraşiddetli çatışmalar başladı.
YPS’nin Nusaybin açıklaması
YPS Genel Koordinasyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türk güçlerinin bir süredir eğitimli köpekleri kullandığı ve köpeklerin öncülüğünde ilerlemeye çalıştığı vurgulandı. Açıklamada, Nusaybin’deki çatışmalarla ilgili şunlar paylaşıldı:
* 20 Nisan günü Elika Mahallesi’nde Türk devletinin 1 suikastçısı öldürüldü.
* 19 Nisan günü Çaxçax yolu üzerinde bulunan Saray çelerinin 1 elemanı öldürüldü. Aynı gün 1 kepçe, Çaxçax üzeri Dicle Mahallesi’ne girerken darbelendi ve geri çektirildi.
* 21 Nisan günü Çaxçax yolunda 1 çete elemanı öldürüldü. Aynı gün bir grup Elika Mahallesi’nde bir eve yerleştiği esnada sabotaj eylemi yapıldı. 2’sinin öldüğü ve 7’sinin de yaralandığına ilişkin bilgiler yanlış olup buradaki düşman kayıpları daha fazladır.
* 21 Nisan günü sınır üzerinde duvar örerken birimlerimizin yaptığı atışlar sonrasında 1 çete elemanı öldürüldü.
* 22 Nisan günü Elika Mahallesi’nde 3 kamerası olan bir keşif uçağı düşürüldü.
* 20 Nisan günü Koçera Mahallesi’nde 1 çete elemanı öldürüldü.
* 21 Nisan günü ise Weysika tarafında Çaxçax yolundan bir eve girmek isterken yapılan sabotaj eylemi sonucu çok sayıda çete elemanı öldürüldü.
* 23 Nisan günü sabah saat 07.00’de 1 çete elemanı öldürüldü.
* 22 Nisan günü yaşanan çatışmalarda YPS’li Aso Zagros (Yekta Atlı / Bingöl-Karlıova) şehit düştü.
JÖH/PÖH’lerin öncüsü itler
YPS’nin köpeklerle ilgili açıklamasını doğrulayan bir haber dün Türk medyasında yer aldı. AKP’nin gazetelerinden biri manşetten, biri de birinci sayfadan fotoğraflı gördü. PÖH’lere öncülük eden ve Türk devletinin ‘Barut’ ismini uygun gördüğü bir itin, YPS’lilere saldırırken öldürüldüğü duyuruldu. AKP medyasının ‘Kahraman Barut’ manşetinin altında şu ifadeler de yer aldı: “Kalleş bir kurşunla ebedi uykuya daldı”
Ölürken de terfi dopingi
Kürdistan’daki savaşta zorlanan Türk devleti, ırkçı agajmanın yanısıra elemanlarını savaştırmak için yeni ödüller de devreye koyuyor. Dolgun maaş, konut vesairenin ardından ölürken de terfi sistemi getiriliyor. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtlere karşı savaşta ölen Türk asker ve polislerin terfilerinin devam etmesini istedi. Böylece yakınları daha fazla aylık almış olacak.
PÖH elemanı delirdi
Türk devletinin Kürdistan’da gerçekleştirdiği katliamlarda kullandığı savaş elemanlarının yaşadığı ruhsal sorunlar sokağa taşmaya başladı. Şırnak’ın Cizre ilçesinin Dağkapı Mahallesi’nde bulunan Nebi Nuh Camisi’nde kılınan Cuma Namazı sonrası ilginç bir olay yaşandı. Namazın ardından camiden çıkan bir PÖH elemanı bir süre “Ben deryanın bekçisiyim” şeklinde bağırdı. Silah ve teçhizatını cami cemaatinden bir gence teslim eden eleman, daha sonra üniformasını çıkararak sokak ortasında soyundu. Olayı şaşkınlık içinde izleyen çevredeki yurttaşların haber vermesi üzerine olay yerine gelen devlet güçleri tarafından zırhlı bir araca bindirilen eleman, olay yerinden uzaklaştırıldı.
GEVER
Kuşatma ve saldırının 43. gününe girdiği Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinde devlet güçleri, “arama-tarama faaliyeti” adı altında yıkım ve talanı sürdürüyor. Sabah saatlerinden itibaren aramaların yapıldığı Cumhuriyet ve Güngör mahallelerinde bazı evler ateşe verilirken, öğleden sonra Güngör Mahallesi’nde birkaç tane ev ve bina patlayıcılarla kullanılamaz hale getirildi.
Bombardıman ve saldırılar özellikle sanayi çevresi, Cumhuriyet, Güngör ve Esentepe mahalleleri ile Mexsudava köyünde yoğunlaştı.
Yeni Mahalle’ye baskın
Zırhlı araçlardan “Operasyon yapılacak” anonslarının geçildiği Hakkari’nin Gever ilçesinde bulunan Yeni Mahalle ablukaya alındı. Oremar’a (Dağlıca) giden yol ile Sabancı yol kavşağına M60 tankları konumlandırılırken, onlarca zırhlı araç ve çok sayıda tank ise ara sokaklardan mahalleye girdi. 7 bine yakın kişinin bulunduğu mahalledeki evlere baskın yapılmaya başlandı. Kapı ve pencereleri kırarak evlere giren devlet güçleri, çocuk yaşlı farkı gözetmeksizin kimlik kontrolü yapıyordu.
İlçe Tümen Komutanlığı’nın yanındaki Sanayi Sitesi’ne de zırhlı araçlarla baskın yapıldı. Sitedeki işyerlerinin kapılarını patlayıcılarla uçuran devlet güçleri, arama adı altında işyerlerini ve içindeki malzemeleri tahrip etmeye başladı.
SİLOPİ
Şirnex’in (Şırnak) Silopiya (Silopi) ilçesinde 5 Nisan günü başlayan “sokağa çıkma yasağı”, Şirnex Valiliği tarafından yapılan açıklama ile 04.30’da kaldırılarak, gündüz arası verildi. Saat 04.30 ile 21.30 arasında ilçede yasağı kaldırılmasının ardından, 19 gündür devletin ambargosu altında olan ilçede halk, devlet güçlerinin tanklarla yıkım gerçekleştirdiği Başak ve Barbaros mahallelerine doğru yola çıktı. İlk durakları evleri olan mahalle halkı, enkaz ile karşılaştı. Mahallelerde evler yerle bir edilirken, devletin talan politikası bir kez daha gün yüzüne çıktı. 20 gündür ilçede tanklarla yıkım gerçekleştiren devlet güçleri paletli iş makineleri ile yıkıma devam ediyor.
HABER MERKEZİ
Kürdistan’ı Kürtsüzleştirme
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre, sayıları 2 milyon 749 bin 140 kişi olan Suriyeli mültecilerin büyük bölümü ya Kürt kentlerine ya da Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı kentlere yerleştirildi. AKP iktidarı bir yandan Kürtlerin öz yönetim taleplerine saldırarak Kürdistan kentlerini insansızlaştırmak ve diğer yandan milyonlarca mülteciyle de Kürdistan’daki demografik yapıyı değiştirmek istiyor.
Göç İdaresi Başkanlığı‘na göre, Kürdistan kentleri olan Dîlok (Antep), Riha (Urfa) ve Mêrdîn’de (Mardin) Türkiye’de en fazla mültecinin yaşadığı yerler oluyor. Buna göre, Dîlok’ta 325 bin 140, Riha’da 401 bin 68 ve Mêrdîn’de ise 97 bin 759 mülteci yaşıyor.
Geçici koruma kapsamındaki Suriyeli mültecilerin 270 bin 380’i 10 ildeki 26 barınma merkezlerinde kalıyor. Barınma merkezleri ağırlıklı olarak ya Kürdistan illerinde ya da Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı şehirlerde bulunuyor. Buna göre, Riha’da 109 bin 936, Dîlok’te 40 bin 732, Kilis, 33 bin 541, Gurgum (Maraş) 18 bin 450, Hatay 18 bin 323, Mêrdîn 12 bin 2, Adana 10 bin 499, Semsûr (Adıyaman) 9 bin 455, Osmaniye 9 bin 447, Meletî (Malatya) 7 bin 995 mülteci bulunuyor. Barınma merkezi dışında kalan Suriyeli sayısı bir hayli fazla ve hayat şartlarının takibatı konusunda da ciddi bir veri yok.
Bu veriler ışığında ortaya çıkan sonuca göre, devlet Kürdistan’daki demografik yapıyı bozarak, kendi egemenliğini pekiştirmek istiyor. Kürdistan’daki öz yönetim taleplerine saldıran devlet, bir yandan da yüz binlerce Kürdü tıpkı 90’lardaki gibi ülkelerinden etmek istiyor. Aynı zamanda “acele kamulaştırma” kararlarıyla halka ait arazi ve evlere el koyan devlet buralarda hâkimiyetini güçlendirme peşinde. Tüm bunlar yapılırken, mülteci kampları olduğu gibi duruyor.
Devletin ‘katılım’ çıkmazı
Cizre’de yüzlerce genç PKK’ye katıldı. Devlet, katılımların önüne geçmek için tüm kurumları seferber etti. Çocukları ilçede bulunmayan ya da daha önce PKK’ye katılanların evlerine giden devlet güçleri, “Onlar sizinle iletişime geçecektir. Gidin çocuklarınızı getirin. Siz getirmezseniz cenazesini size getiririz” şeklinde tehdit ediyor.
Cizîr’deki asker-polis konuşlanması şöyle:
* Nur Mahallesi’nde Atatürk Lisesi karakola çevrildi. Belediyeye ait Kültür Merkezi ve Dörtyol Parkı fiili karakola olarak kullanılıyor. Nur Mahallesi’nde Garnizon Komutanlığı ile Tank Taburu zaten vardı.
* Cudî Mahallesi’nden eski Karayolları Müdürlüğü’ne ait bina ile Cizîr Endüstri Teknik Meslek Lisesi karakola çevrildi.
* Sûr Mahallesi’nde İsmail Ebuliz İlköğretim Okulu karakola çevrildi.
* Yafes Mahallesi’nde İmam Hatip Lisesi fiili karakol olarak kullanılırken, çevre yolu üzerinde polis noktası kuruldu. Zaten Yasef Mahallesi’nde Emniyet Ek Şube Müdürlüğü ve Sınır Jandarma Komutanlığı vardı.
* Konak Mahallesi’nde Emniyet Müdürlüğü, MİT binası ve Çevik Kuvvet Müdürlüğü bulunurken, mahallenin yaklaşık üçte biri asker ve polis alanından oluşuyor.
* Kente girilen Silopi, İdil, Şırnak ve Nusaybin yollarının her birinde ise iki ayrı polis arama noktası bulunuyor.
* Cizîr kent merkezi ve tüm mahallelerinde sık aralıklarla zırhlı araç devriyesi yapılırken, 3-4’erli gruplar halinde gezen uzun namlu silah taşıyan polisler ise halkın günlük yaşamına müdahale ediyor.