Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan: Eğer birisi Kobanê’nin de Efrîn gibi soykırımdan geçirilmesini istiyorsa gidip Binali Yıldırım’a oy verebilir. Bunlara oy vermek yapacakları katliamlara ortak olmaktır. Özellikle İstanbul’da oturup da mütedeyyin olan insanlarımız bu gerçeği düşünerek bu zalimlere oy vermemeli. İstanbul’da yeniden onlara kaybettirerek gereken dersi vermeli.

İstanbul seçimlerinin referanduma dönüştüğünü; kuşkusuz Kürdistan halkı, dostları, demokratik çevrelerin bunu düşünerek seçime yaklaşacağını belirten Karayılan, ”Zaten HDP ve diğer demokratik kurumlar, sivil toplum kuruluşları, bu konuda kararlarını vermişlerdir. Faşizme karşı demokratik seçeneği esas alacaklardır. Bizce de bu doğru bir stratejidir” dedi.

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, ANF’nin İstanbul seçimleriyle ilgili sorularını yanıtladı. Karayılan’ın İstanbul seçimleriyle ilgili değerlendirmeleri şöyle:

 

İstanbul’un önemi

İstanbul, salt bir şehirle sınırlandırılamayacak kadar önemli siyasi, ekonomik ve sosyal bir merkezdir. Aynı zamanda büyük bir nüfusa sahiptir ve AKP rejimi için ciddi bir rant kapısıdır. Bu yüzden İstanbul’un elden çıkmasına razı olamadı, bunu hazmedemedi ve seçimi iptal ettirdi.

 

HDP’nin stratejisi doğru

İstanbul seçimleri, aslında bir referanduma dönüştü. Kuşkusuz burada Kürdistan halkı, dostları, demokratik çevreler bunu düşünerek seçime yaklaşacaklardır. Zaten HDP ve diğer demokratik kurumlar, sivil toplum kuruluşları, bu konuda kararlarını vermişlerdir. Faşizme karşı demokratik seçeneği esas alacaklardır. “Faşizmi yıkalım, Türkiye’yi demokratikleştirelim” sloganı ekseninde hareket edeceklerini kendileri zaten açıklamışlardır. Bizce de bu doğru bir stratejidir.

 

Kürtler için onurdur

Şimdi Türkiye’de de AKP-MHP ve Ergenekon rejimi bir tehlikedir. Bu tehlikeyi bertaraf edecek gücün de Kürtler ve dostları olduğu açıktır. Kürtlerin ezici gücü, İstanbul’da da belirleyicidir. Bu, bütün Kürtler için onur duyulacak bir şeydir.

 

Kürtler köleniz değil

Ezilen Kürdistan halkının özgürleşme ve yükseliş çağındayız. Bunu MHP veya milliyetçilik zehriyle zihinleri körelmiş diğer değişik faşist zihniyettekiler görmüyor olabilirler ama kabul etmek zorundadırlar. Kürtleri sindiremediniz! Kürtleri bitiremediniz! Kürtler bir hakikattir. Nasıl ki, yeryüzünde bir güneş, bir ay varsa Kürtler de bir ulus olarak vardır ve bu topraklarda yaşayan bir hakikattir. Sizin köleniz değildir. Eğer birlikte yaşamak istiyorsanız eşit ve özgür yaşamı kabul edeceksiniz. Başka yolu yok!

 

Binali Yıldırım’ın sicili beli

Binali Yıldırım Amed’e gelip de işte Kürdistan’dan bahsetmiş, Kürtçe birkaç kelime konuşmuş. Sen her gün Kürtlüğün kökünü kazıyacaksın, sonra da Kürdistan diyeceksin. Aynı Binali Yıldırım 2016’da Kürt halkına karşı soykırım operasyonunun başlatıldığı Çukurca’ya gelerek “bu bizim için bir istiklal savaşıdır” dedi ve Kürtlere karşı katliam savaşının başını çekenlerden birisiydi.

 

Soykırımı itiraf etti

Nitekim birkaç gün önce İmamoğlu ile çıktıkları ortak panelde kendi kendisini deşifre etti. “Ben zaten o zaman başbakandım, Afrin’i biz temizledik, yanımızdaki mültecilerin beş yüz binini oraya götürüp yerleştirdik” dedi. Bak hele, etnik temizlik yaptık, diyor. Bunu açıkça itiraf ediyor. Üstüne üstlük “bundan sonra da Fırat’ın doğusunda yedi yüz elli kilometrelik uzunluk ve elli kilometre genişliğindeki bir alanı da temizleyeceğiz ve Türkiye’deki diğer mültecileri de oraya yerleştireceğiz” diye ekliyor. Yani “Kobanê ve Qamişlo’yu da tıpkı Efrîn gibi yapacağız” diyor.

 

Hangi onurlu Kürt!

Bunu isteyen Kürtler, gidip Binali Yıldırım’a oy versin. Hangi onurlu Kürt bunu ister ki? Benim burada çağrım dindar, imanı bütün, değerli samimi Müslüman Kürtleredir. Yani belki siz şimdiye kadar bir biçimde AKP’ye yakın durmuş olabilirsiniz, oy vermiş de olabilirsiniz. CHP’li, HDP’li olmayabilirsiniz ama burada farklı bir durum var. İşte en son Binali Yıldırım’ın kendisi açıkça itiraf etti. Kendini övmek isterken suçunu itiraf etti ve kendisini ele verdi. Bu durumda eğer birisi Kobanê’nin de Efrîn gibi soykırımdan geçirilmesini istiyorsa gidip Binali Yıldırım’a oy verebilir.

 

Binali’ye oy katliam ortaklığıdır

Vicdanınız buna el vermiyorsa oy vermemelisiniz. Çünkü günahtır. Bunlara oy vermek yapacakları bu katliamlara ortak olmaktır. Özellikle İstanbul’da oturup da mütedeyyin olan insanlarımız bu gerçeği düşünerek bu zalimlere oy vermemeli. İstanbul’da yeniden onlara kaybettirerek gereken dersi vermeli.

Bütün Kürt insanlarımızın ve demokrasiden yana olan bütün Türk, Kürt ve her topluluktan insanlarımızın bu gerçeklikleri düşünerek, ellerini vicdanlarına koyarak AKP-MHP’yi İstanbul’da bir kez daha yeneceklerine inanıyorum.

 

HABER MERKEZİ