1915'te Ermeni Soykırımı'ndan kurtularak göç eden dedelerinden miras kalan izlerin ve hatıraların peşine düşerek, fotoğraflarıyla adeta kayıp ve acı dolu tarihin özetini çıkaran 54 yaşındaki Antoine Agoudjian, "Sessizliğin Çığlığı" isimli sergisini soykırımın 100. yıl dönümünde Amed'de açtı. Agoudjian, sergisiyle büyük acıların izlerini bugüne taşıyor. 27 yıl boyunca, Ermenistan, Lübnan, İran, Suriye ve Irak gibi ülkelere giderek Ermenilerin fotoğraflarını çeken Agoudjian, Kütahyalı bir baba ile Erzurumlu bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Agoudjian'ın ailesi, Osmanlı subayı olan dedesi Artin Arıcıyan sayesinde soykırımdan kurtulma şansı bularak Kütahya'dan Marsilya'ya göç eder. 

Fransa'da büyürken Ermeni halkının yaşadığı hiçbir acı ve trajediden uzak kalamayan Agoudjian, 1988'den bu yana Ermeni Soykırımı sırasında katliamdan kurtulmayı başarabilen kişileri ve göç ettikleri ülkeleri, Ermenilerin yaşadıkları yerleri fotoğraflayarak yaşanan büyük acıların izlerini bugüne taşıyor. 


Ermeni kültürü ve acıları bir arada

Türkiye, Kürdistan, Ermenistan, Lübnan, İran, Suriye ve Irak gibi soykırımdan kurtulabilen Ermenilerin gittiği birçok ülkeyi 27 yıl boyunca tek tek dolaşarak soykırımın izlerini süren Agoudjian'ın, büyük bir emek ve hassasiyetle çektiği siyah beyaz fotoğraflarında Ermeni kültürü ile birlikte acılarını da görmek mümkün oluyor. Projesinin ortaya çıkış koşullarından da söz eden Agoudjian, böyle projeleri meydana getirenin aslında insanların bir araya gelmesi olduğunu belirtti. Fotoğraflarını ilk olarak 2011'de İstanbul'da sergilediğini söyleyen Agoudjian, "Yapmak istediğinize inanmanız önemli. Bir şeye inandıktan sonra onu zaten başarıya götürüp, gereken insanlara ulaştırıyorsunuz" diyerek projesini nasıl bir motivasyonla yürüttüğünü anlattı. 


'Hüznü ve sevinci bir arada yaşadım'

Fotoğrafların peşine düştüğü zaman tek bir duygu değil pek çok duyguyu bir anda yaşadığını ifade eden Agoudjian, hem 1915 sonrasında yaşanan yıkımların ve o yıkımların kendisinde uyandırdığı acı duyguların olduğunu hem de kendisinin pek çok şeye ulaşmasına yardımcı olan insanlarla tanışmanın verdiği sevinci olduğunu belirtti. 1915'te olduğu gibi zulüm edenlerin yanı sıra aynı zamanda iyi şeyler yapan, yardım etmeye çalışanların da olduğunu belirten Agoudjian, bu yüzden tek bir duygudan bahsetmenin mümkün olmadığını ifade etti.


'Kürtler Ermeni Soykırımı'nı yaşadı'

Projesini yürütürken çoğu kez duygusal anlar yaşadığını anlatan Agoudjian, "Ermenistan ve Türkiye'ye ilk ayak bastığım an beni çok derin etkiledi. Tabi o zaman şimdiki gibi değildi. Hem Ermenistan'a hem de Türkiye'ye gelmek mümkün değil. Hatta buradaki insanlar için bile yaşam çok zordu" dedi. 90'lı yıllarda Kürtlerin de adeta Ermenilerin 1915'de yaşadıkları soykırım dönemindeki gibi olduklarını ve iç düşman haline dönüştürüldüklerinin altını çizen Agoudjian, soykırımdan bu yana değişen bir şey olmadığını, yaşanan o zor dönemlerde Türkiye'ye gelmenin kendisini gezdiği ülkeler içerisinde en çok etkileyen şey olduğunu ifade etti. 

Agoudjian'ın "Sessizliğin Çığlığı" isimli sergisi 31 Mayıs'a kadar Keçi Burcu'nda sergilenmeye devam edecek.


ŞERİFE ORUÇ/DİHA/AMED