Sosyalist Feminist Kolektif'in (SKF) "Ücretli, Ücretsiz Emek Kıskacında Kadın" başlığı ile sadece kadın katılımına açık düzenlediği konferans, Mimar Sinan Üniversitesi'nde başladı. İki gün süren konferansın ilk gününde, "Ücretli ücretsiz emek kıskacında kadınların koşullarının ne tür politikalarla ve hangi yollardan geçerek dönüştürebileceği" tartışıldı. Çok sayıda kadının katıldığı konferansın tanıtım konuşmasını, SFK üyesi Yasemin Özgün yaptı.
Patriarkanın (erkek otoritesine dayanan bir tür toplumsal örgütlenme düzeni, ataerkillik) en önemli dayanağının aile olduğunu belirten Özgün, ailede yaşanan cinsiyetçi işbölümü nedeniyle kadınların, erkekler için karşılıksız emek harcarken, her gün en az 3 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Özgün, kadınları erkekler karşısında güçlendirecek söze ve örgütlülüğe ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Kadın kapitalizme hizmet ediyor

Özgün'ün konuşmasının ardından "Kapitalizm ve patriarka" başlıklı ilk oturum başladı. Oturumda, feminist teori, aile, sosyal politika reformları üzerine çalışmaları olan Heidi Hartman sunum yaptı. ABD'deki mevcut durum hakkında bilgi aktaran Hartman, "Markisizm ile feminizmin mutsuz evliliği" makalesinde yazdığı görüşlerini kadınlarla paylaştı. Erkeklerin ev işlerinden kaçındıklarını anlatan Hartman, kadınların bütün işleri üstlenmesinin hem patriarkaya hem de kapitalizme hizmet ettiğini söyledi.


Kadın emeği üzerinde baskı var
Toplumsal rollerin çocuk yaşlarda belirlendiğini anlatan Hartman, kız çocukların hasta kardeşlerine bakarken, erkek çocukların bilgisayar kullandığına dikkat çekti. "Kadın emeği üzerine kurulan bir baskı söz konusu ve her yerde aynı şekilde işliyor" diyen Hartman, "Üniversitede, evde, iş yaşamında da kadınların emeği patriarkanın çıkarına hizmet ediyor. Kadının emek gücünden sadece kapitalizm değil, erkekler de çıkar sağlıyor. Kapitalizmin etkisi sadece iş yerinde değil, ev içinde de çok yoğun. Patriarkanın da ev içinde de çok ciddi bir baskısı olduğunu düşünüyorum" dedi.

Her şeyden önce örgütlenme
Kadınların ABD'deki konumları hakkında bilgi aktaran Hartman, kadınların ihtiyaç duydukları eğitimi aldıklarında onları ailede tutmanın mümkün olmadığını söyledi. İnsan hayatının en iyi şekilde ilerleyebilmesi için kadınların özgürleşmesi gerektiğini anlatan Hartman, "Yaşadığımız dünyayı değiştirmek için dünyayı kavramak, bunun için de dünyaya bakmak gerekir. Ama her şeyden önce örgütlenmek gerekir. Örgütlü mücadele dünyanın her yerinde sonuca ulaşmıştır" diyerek konuşmasını bitirdi.

Bakım emeği ataerkil şekilleniyor

Konferansın "Bakım Emeği" başlıklı oturumunda sunumu, "Toplumsal Cinsiyet, Bakım Emeği ve Ekonomi" isimli kitabı ile feministler tarafından teorileri referans gösterilen, İngiltere'deki Leeds Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Jean Gardiner yaptı. Sunumunda Birleşmiş Milletler'in kadın emeği üzerine hazırlamış olduğu istatistiki bilgileri aktaran Gardiner, ev içi emeğin sadece fiziksel olmadığını, kadınların aynı zamanda ev içindeki ilişkileri yürütmek ve kurmak gibi görevleri olduğunu da hatırlattı.

Feministler olarak ulusal kurumların ve kişilerin ücretsiz bakım denen emeğin farkına varılması yönünde başarı gösterdiklerini kaydeden Gardiner, dünyanın pek çok yerinde çok fazla bakım emeği gerçekleştiğine dikkat çekti. Bakım emeğinin daha çok ataerkil şekillendiğini anlatan Gardiner, çoğu yerde erkeklerin bakım emeğini kontrol etme gücüne sahip olduklarının da altını çizdi. "Bakım emeği ataerkil olabilir ama kadınlar bunu gönüllü olarak yapıyor olabilir" diyerek kadınları da eleştiren Gardiner, toplumsal rollerin belirlenmesinin öneminden söz etti.


Emeklilik için de mücadele edilmeli
Gardiner, dünyanın her yerinde kadınların hala ev içi işin yükünü taşıyan kişiler olduğuna dikkat çekti. "BM raporuna göre, evdeki iş yükünü taşıyan kadınlar, emek piyasasına girdiklerinde bir adım geride başlıyorlar" diyen Gardiner, kadınların emeklilik dönemi için de şimdiden çeşitli haklar için mücadele etmeleri gerektiğini ifade etti.

Son 20 yılda işgücüne katılım azaldı
Türkiye'deki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çeken Gardiner, "Türkiye'de kadınlar, ev içi emek için hafta içi günde 6 saat 40 dakika, erkekler 1 saat çalışıyor. Bunlar neredeyse 3 saat fark yaratan rakamlar. Bizim için ücretli emekle ücretsiz emek arasındaki bağlantıyı iyi anlamak lazım" dedi. Kadınların Türkiye'de piyasada 7 saat 50 dakika çalıştıklarını ifade eden Gardiner, kadınların işgücüne katılımının son 20 yılda azaldığına dikkat çekti. 1990'da kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 34 iken, 2010'da bu oranın yüzde 24 olduğuna dikkat çeken Gardiner, kadınların özellikle üniversite düzeyinde eğitime katılımının çok düşük olduğunu söyledi.
Sunum ardından kadınların da bakım emeği konusunda görüşlerini beyan etmesi ile ikinci oturum sona erdi.

Örgütlenme ve mücadele şart

Konferansın ikinci gününde "Esneklik ve ücretli kadın emeği" ele alındı. Paris'te CNRS'de Araştırma Enstitüsü Direktörü Sosyolog Helena Hirata, esneklik ve ücretli kadın emeği konusunda hazırlamış olduğu sunumu kadınlarla paylaştı. Profesyonel ve ev içi çalışmalardan söz eden Hirata, politikalardan ortaya çıkan alternatifler, sosyal hareketler ve feminist hareketlerini de anlattı. Fransa'da kadınların istikrarlı istihdam politikaları ile korundukları bilgisini veren Hirata, kadınlar yüz de 30 civarında yönetim düzeyine katılabildiklerini söyledi.
Sosyal eşitsizliklerin çalışma hayatına da yansımaları olduğunu anlatan Hirata, "Özellikle kuzey ve güney ülkeleri arasındaki farklılıkların neoliberal politikaların benimsenmesi ile daha değişik boyutlar kazandı" dedi. Kadın istihdamı artmış olsa da sorunların istikrarlı olmayan iyi istihdam sorunlarının halen devam ettiğini ifade eden Hirata, kadınların çalışma koşullarının da kötü olduğunu kaydetti.
Esneklik güvenlik konusunda da bilgi veren Hirata, Avrupa'nın kuzey ülkelerinde özellikle Danimarka'nın böyle bir tecrübesi olduğuna dikkat çekti. Sosyal hareketin etkisinden de söz eden Hirata, dünyanın birçok ülkesinden verdiği örneklerle kadınların iş yaşamındaki durumunu ortaya koyarak, esnek çalışma koşullarına karşı dünyanın her yerinde kapitalist sisteme karşı mücadele edeceklerini söyledi.

İki gündür süren konferans katılımcıları Heidi Hartmann, Jean Gardiner, Helen Hirata, Gülnur Acar Savran'ın katıldığı "Günümüzde Feminist Politika" başlıklı panelle sona erdi. Konferans sonuçları, SFK tarafından önümüzdeki günlerde kitapçık olarak yayınlanacak.

DİHA/İSTANBUL