Batman eski Belediye Başkanı Kalkan, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 'KCK ana davası'nda aralarında eski belediye başkanlarının da bulunduğu 9 kişiyle birlikte tahliye oldu. Tutuklulukları boyunca anadilde savunma için verdikleri mücadeleye işaret eden Kalkan, "Çoğu zaman mahkeme heyeti anadilde savunma yapma talebimizi 'bilinmeyen dil olarak' tutanaklara geçti. Bunun üzerinde çok tartışmalar yapıldı. Halk direnişle diline sahip çıkığı için, bu nedenle Hükümet adım atmak zorunda kaldı” değerlendirmesinde bulundu. Anadilde savunmaya ilişkin gerçekleştirilen kanun değişikliğinin bu haliyle yetersiz olduğunu vurgulayan Kalkan, "Tercüman atıyorlar ve ‘her tutuklu bu tercümanın parasını verecek’ diyorlar. Bu kabul edilemez. Yapılan bu yasanın hiçbir temeli hazır değildir" dedi.


'Atalay'la durumumuz aynı'

"Tutuklu bulunan 108 arkadaşımızdan sadece biz 10 kişi tahliye edildik" diyen Kalkan sözlerine şöyle devam etti: "Halk ve kamuoyu o kadar tahliyelerin üzerinde durmasına rağmen az bir tahliye kararı çıktı. Mesela Necdet Atalay’la aynı koğuşta kalıyorduk. Onun ve benim durumum aynıydı. Beni bıraktılar, ama onu bırakmadılar. Desem mutluyum, ama mutlu değilim. İçimiz rahat değil. Bırakıldığımızda özgürlük mutluluğunu göremedik. Üzücü bir şekilde tahliye olduk." Batman eski Belediye Başkanı Atalay'ın tutuklanması ardından görevi devralan Hüseyin Kalkan, Atalay'dan halka selam getirdiğini ifade ederek, "En çok Batman halkına hizmet vermek istiyordu. Sürekli Batman sokaklarında rahat bir şekilde gezemediğini söylüyordu. Hep iyi projeler yaptıklarını; ancak hayata geçirmediğini söylüyordu" diye konuştu.

'Yükümüz daha ağır'

Gözaltına alındıklarından itibaren halkın kendilerine direnişle sahip çıktığını ifade eden Kalkan, “İlk günde ne demişsek bugün de aynı şeyi diyoruz. Halkımıza hangi sözü vermişsek sonuna kadar o sözün arkasındayız. Bugünden sonra yükümüz daha ağır olacak. Bu coğrafyada barışın sağlanması için üzerimize ne yük düşerse, yapmaya hazırız. Ve partimiz bize ne görev verirse yapacağız. Bu konuda uzak durmayacağız. Ve sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

'Adımlar hızlı atılmalı'

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile İmralı'da yapılan görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kalkan, “Bu konuda hükümetin çok farklı adımlar atması gerekiyor. Eğer gerçek adımlar atılırsa, halk bu sürece sahip çıkacaktır. Böyle olmazsa, bu küçük adımlarla bu süreç yürümez. Bu nedenle güçlü ve pratik adımlarla biraz daha hızlı olunması gerekiyor. Böyle olmazsa Sinop’ta yapılan saldırılar gibi, barış süreci komplo ile gündeme gelir ve tamamıyla baltalanır” diye belirtti.

'Keşke arkadaşları da bırakılsaydı'

Kalkan'ın tahliyesinen en çok sevinenler kuşkusuz ailesi. Üç yılı aşkın tutukluluk ardından babası hakkında verilen tahliye kararından mutlu olduğunu belirten Leyla Tüzün, “Babamı evde görmek çok güzel bir duygu. Şuan dünyaya yeni doğmuş gibiyim. Babamı çok seviyorum. Duygudan başka bir şey söylemiyorum” dedi. Eşi Fatma Kalkan ise, “3 yıldır eşim benden uzaktı. Tekrar aramıza geleceğine inanmıyorduk. Keşke diğer arkadaşları da bırakılsaydı. Daha mutlu olacaktık. Çok zordu. Her kapı çaldığında merak ediyorduk. Oğlum hastaydı sürekli babasından bahsederdi ve hep üzüntülüydü” diye belirtti.


BİLAL GÜLDEM / DİHA/BATMAN