
Büyüdü ve “Benim sevdam bu dağlardır” diyerek HPG saflarında katıldı. Karakaya, 10 Ağustos’ta Şirnex’te çıkan bir çatışmada şehadete ulaştı.
Devletin Kürt halkına karşı yürüttüğü imha ve asimilasyon politikalarına 5 yaşındayken tanıklık eden İsmail Karakaya (Rojwan Hevî) (24), katıldığı HPG safalarında 10 Ağustos günü Şirnex (Şırnak) Qileban’da (Uludere) 6 arkadaşıyla birlikte şehit düştü. Karakaya’nın cenazesi arkadaşları tarafından çatışma alanından çıkarılarak sevdalı olduğu dağlara defnedildi.
Erzirom’un (Erzurum) Xuristan (Horasan) ilçesine bağlı Kırkgözeler köyünde ikamet eden Karakaya ailesi, 1994 yılında devlet baskıları ve ekonomik sıkıntılardan dolayı Balıkesir’in Burhaniye ilçesine göç eder. Ancak 7 yıl Burhaniye’de kalan Karakaya ailesi, milliyetçi baskılardan dolayı 2001 yılında da Denizli’ye göç etmek zorunda kalır. 20 Eylül 1992 doğumlu İsmail Karakaya, Balıkesir’de başladığı öğrenim hayatını Denizli Hasan Tekin Ada Anadolu Lisesi’nde devam ettirdi. Devletin kirli yüzü ve zorunlu göçlerle büyüyen Karakaya, gençliğin ilk yılarında Kürt özgürlük mücadelesine büyük bir sempati duymaya başlar.
Sınav sonucunu beklemeden
Lise yıllarında gençlik çalışmalarında aktif rol alan Karakaya, 2011 yılında girdiği üniversite sınavı sonuçlarını beklemeden “Benim bütünlüğüm, benim sevdam bu dağlardır” diyerek yüzünü Kürdistan dağlarına çevirir. Karakaya için “öncü ruhluydu” diyen ağabeyi Halil Karakaya, ilk önceliğinin Kürdistan toprakları ve Kürt özgürlük mücadelesi olduğunu söyledi. Kardeşinin ailesine bıraktığını bir videoda “önemli olan beni görmeniz değil, önemli olan özgür yarınlarda özgür Kürdistan’da, özgür Önderlik ile buluşmamızdır” ifadelerini kaydettiğini belirten Karakaya, “Rojwan’ın tek hayali Önder Apo’nun özgürlüğüne kavuştuğu günü görmekti” dedi.
‘Kurtuluşu dağlarda buldu’
Kardeşinin en büyük korkusunun Türkiye metropollerinde körelmek olduğunu ifade eden Karakaya, “Rojwan kurtuluş yolunu dağlarda buldu. O yüzden yönünü dağlarda çevirdi” dedi. Kardeşinin Kürdistan’da yaşanan zulmü ve vahşeti tarihe kaydetmek istediğini belirten Karakaya, “Ancak gazeteci olup zulmü yazmak yerine karşısında durmada karar kıldı” diye konuştu.
5 yaşında karar vermişti
Kardeşi 5 yaşındayken ev baskını sırasında polislerin kendisini dipçiklerle uyandırdığını ifade eden Karakaya’nın ablası Cevahir Kayar, “O zaman ‘ben büyüdüğümde bunlara karşı savaşacağım. Bu tokattın hesabını onlardan soracağım’ diyordu. O zaman kardeşim karar vermişti aslında” dedi. Karakaya’nın gitmeden önce kaleme aldığı veda notunda “Kemal Pir’lerin bıraktığı bayrağı devralmaya gidiyorum” dediğini aktaran Kayar, son görüşmesinde kardeşinin kendisine “Benim adım İsmail değil ben Rojwan’ım. Ben dağlara aitim. Ben kendimi burada bularak PKK ile bütünleştim. Benim bütünlüğüm, benim sevdam bu dağlardır ve ben bu dağlarda kaldım” dediğini aktardı.
Karakaya, HPG saflarına katıldıktan sonra ailesine yolladığı videolu mesajda ise 2011’de katıldığı HPG saflarını geç kalmış bir adım olarak değerlendiriyor. Devrime hizmet edebilmek amacıyla yönünü Kürdistan dağlarına çevirdiğini belirten Karakaya, “Korkum üniversite okusaydım PKK saflarına katılmayışım olacaktı. Çünkü insan sistemde ilerledikçe eriyor ve gerçekliğinden uzak düşüyor. Yürüdüğüm bu dağ yollarında, PKK ve Önderlik davasının şehidi olmak istiyorum. Yaşayabileceğim en doğru yol da budur” diyor.
DİHA/DENİZLİ