Almanya Başkanı Angela Merkel liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) önde gelen liderleri, başkent Berlin yaptıkları toplantıda Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile yapılacak olan olan büyük koalisyona yeşil ışık yaktı. 

Almanya’da 24 Eylül’deki seçimlerin ardından partilerin renklerinden dolayı ‘Jamaika modeli’ adıyla Birlik Partileri CDU, CSU, FDP ve Yeşiller Partisi arasında sürdürülen koalisyon görüşmelerden sonucun çıkmamasından dolayı çözüm CDU/CSU ve SPD ile yapılacak büyük koalisyonda aranıyor. 

Hükümet krizi karşısında bizzat SDP kökenli Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier devreye girmesiyle yapılan üçlü koalisyon görüşmelerine Aralık ayında başlanacak, bu yılın sonunda da hükümet boşluğunun doldurulması bekleniyor. 

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in masasında CDU/CSU’nun dıştan destekli azınlık hükümeti kurma veya yeniden seçimlere gitme seçenekleri de bulunuyordu. 

Ancak, Merkel yönetimindeki CDU, her iki seçeneği ise kendisi açısından uygun görmediğinden dolayı, 24 Eylül’de Federal Parlamento seçiminde yüzde 20 oy alarak büyük bir hayal kırıklığı yaşayan SPD ile büyük koalisyona sıcak bakıyor. 

Irkçı Almanya İçin Alternatif (AfD), 24 Eylül’deki seçimlerde yüzde 12 oy oranıyla büyük başarı yakalamıştı. 

Yeni bir seçim, AfD’nin yeni bir zaferiyle, zaten zor günler yaşayan ve 12 yıllık koltuğu sarsıntıda olan Angela Merkel’i çok zor bir duruma sürükleyebilir. Hakeza, Merkel dışarıdan bir azınlık hükümeti ile çok güçlü bir yönetim sergileyemeyeceğinin de farkında.  


Hareket kabiliyeti olan hükümete ihtiyaç var

Yukarıda dile getirilen şartlar, Berlin’de SPD ile yola devam edilip edilmeyeceğini netleştirecek toplantıyı da önemli kılıyordu. 

Merkel’in partisi CDU’nun önde gelenlerinin Berlin’deki toplantısında, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile büyük koalisyona gidilmesi konusunda anlaşma sağlandı. 

Parti yönetiminden yapılan açıklamalarda “Almanya’nın hareket kabiliyeti olan bir hükümete ihtiyaç duyduğu” belirtildi. 

CDU yönetim kurul üyesi eyalet başbakanları ise büyük koalisyonu arzuladıklarını ancak SPD’nin aşırı taleplerde bulunmaması gerektiğini söyledi. Her iki partiden de büyük koalisyon konusunda iyimser olanlar varsa da SDP’li Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Die Zeit gazetesine yaptığı değerlendirmede, kurulacak büyük koalisyonla krizden çıkabilineceği konusunda şüpheleri olduğunu söyledi.  

SPD’nin koalisyon için öne sürdüğü şartlar arasında özel sağlık sigortalarının kaldırılması, dar gelirlilerin dayanışma vergisinden muaf tutulması, varlıklı kesimden daha fazla vergi alınması ve vergi kaçırmanın önüne geçilmesi de bulunuyor.

Angela Merkel’in CDU’su ile kardeş parti ve sadece Bavyera Eyaleti’nde örgütlü olan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) Lideri 

Horst Seehofer ise SPD ile ortaklık kurmanın Almanya için en iyi seçenek olduğunu söylemişti. 

Seehofer, önceki gün şu ifadeleri kullanmıştı:’’Yeşiller ve Hür Liberaller ile Jamaika koalisyonu kurmamıza, azınlık hükümetine ve erken seçime kıyasla büyük koalisyon kurmamız, Almanya için en iyi seçenektir.”


Steinmeier devreye girdi

24 Eylül Federal Parlamento seçiminde yüzde 20’lik oyla tarihinin en ağır seçim yenilgisini alan SDP’nin lideri Martin Schulz, seçimin hemen ardından yaptığı açıklamada, hükümete ortak olmayacaklarını, parti olarak önümüzdeki 4 için ana muhalefet partisi olarak rolünü oynayacaklarını belirtmişti. 

Jamaika modeli koalisyon hükümeti görüşmelerinde Hür Demokrat Parti’nin (FDP), partiler arasında güven sorunu olduğunu ileri sürüp, koalisyon görüşmelerinden bir gece yarası çekilmesinin ardından, Almanya’da hükümet krizinin kendisini en yakıcı şekilde hissettirmesi ardından SPD kökenli Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier büyük koalisyon için devreye girmişti. Frank-Walter Steinmeier, CDU/CSU ve SPD’ye hükümeti kurması için baskı yapmaya başlamıştı. 


Anahtar gün perşembe

Öte yandan Steinmeier, Merkel, SPD Lideri Martin Schulz ve CSU lideri Horst Seehofer’i bir araya getirecek. Siyasi gözlemciler perşembe gününü “anahtar gün” olarak tanımlıyor.  


BERLİN