
Hafta sonu Amed’de Class Otel’de yapılan konferansa; DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi, HAK-PAR Genel Başkanı Bayram Bozyel ile diğer Kürt siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra yurtiçi ve yurtdışından 182 aydın, yazar ve akademisyen katıldı. İki gün boyunca 6 oturumdan oluşan konferansın açılış konuşmasını DTK Başkanlık Divanı ve Ulusal Konferans Komisyon Üyesi Nijad Yaruk yaptı. Konferansın Kürt halkı için tarihi bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Yaruk, konferansta Kürtlerin ortak sesini yakalamaya çalışacaklarını ifade etti.
Baydemir: İki seçenek var
Yaruk’un ardından kısa bir konuşma yapan Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Kürt halkının önünde iki seçenek bulunduğunu ifade ederek, “Kürt halkı ya 30-40 yıl daha bu acıları yaşayacak ya da birliğini oluşturup yakaladığı barış ve özgürlük zeminini ortaya çıkaracak. Biz iyi bir siyaset yürütüp birliği oluşturabilirsek kimsenin yaşamını yitirmesine gerek kalmayacaktır. Bu alanda çıkacak birlik Kürt halkının kurtuluşunu, özgürlüğünü getirecektir” diye konuştu.
Türk: Ortak dili yakalamalıyız
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ise Kürtlerin mücadele yürüttüklerini ancak siyaset yapmada yetersiz kaldığını dile getirdi. Kürtlerin yaşanan gelişmeleri iyi değerlendirmesi gerektiğinin altını çizen DTK Eşbaşkanı şöyle konuştu: “Biz eşitliği, adaleti, barışı ve birliği istiyoruz. Eğer sonuç alamazsak Kürtler sıkıntılı dönemler yaşayacaktır. Bu yüzden Kürt liderleri halkın birlik talebine cevap olmalı.“
Konuşmasının devamında uzlaşı kültürünün yaratılmasının önemine değinerek, “Hiçbir Kürt lider sadece benimki doğrudur dememelidir” diyen Türk, çözüme dönük ortak siyaset dilinin yakalanması gerektiğini kaydederek, “Kürt halkının istemlerini bu konferansın isteklerine dönüştürmemiz lazım“ dedi.
Elçi: Kürtler özgür olmak istiyor
KADEP Genel Başkanı Şerafettin Elçi de yaptığı konuşmada, Kürt konferansı olarak bu oluşumu düşündüklerini ancak, Kürdistan’da yaşayan diğer halkların ve farklılıkları görmek adına “Kürdistani Konferans” ismini verdiklerini vurguladı. “Bir halk birlikte hareket etmeyi becerdiği oranda onurlu, müreffeh, eşit ve demokratik bir yaşamı hak ediyordur” diyen Elçi, şunları söyledi: „316 yıl önce Ehmedê Xanî birliği dile getirmişti. O günden bu yana sürekli bir birlik arayışı olmuştur. Gruplar kişiler, partiler, ön plana çıkarılmamalıdır. Ortak değerlerimizi ve çıkarlarımızı açığa çıkarmalıyız. Kürt halkı özgür olmak istiyor. Onurlu bir yaşam istiyor. Bu ortak paydaları işlemeliyiz. Kürdistani değerler tabanından birlik aramalıyız. Kürtler savaşmaya zorlandıkları için savaşıyorlar. Özgürlüğümüzden feragat etmeyeceğimizin bilinci ile barış sever olduğumuzu herkese göstermeliyiz.“
Bozyel: Konferans yapılmalı
HAK-PAR Genel Başkanı Bayram Bozyel de Türkiye’yi yönetenlerin gözlerini açıp gerçeklerle yüzleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Federal Kürdistan Hükümeti Başkanı Mesud Barzani’nin konferans yapma koşullarının ortadan kalktığını belirten açıklamalarını hatırlatan Bozyel, “Bu olumsuz gelişmelere rağmen, böyle bir konferans toplama çabaları terk edilmemelidir. Çünkü böyle bir konferansa duyulan ihtiyaç ortadan kalkmış değil, tersine daha da yakıcılık kazanmıştır” dedi. Türkiye’de „Kürdistani Konferansı“nın Kürt halkının yüz yıla varan inişli çıkışlı mücadele tarihinde bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Bozyel, şöyle dedi: „Türkiye, Kürt sorununda köklü bir değişim ihtiyacı ile yüz yüzedir. Kürtler yaşadıkları coğrafyada kendi kendilerini yönetmek istiyorlar. Kürtlerin birliği tek ideoloji, tek parti, tek felsefe etrafında birleşmek değildir. Kürt toplumu ekonomik, sınıfsal, kültürel ve sosyolojik açıdan renkli bir toplumdur. Bu toplumsal renkliliği siyasal ve örgütsel alana yansıması son derece doğaldır. Kürtlerin birliğinden anlaşılması gereken şey Kürt halkının özgürlük, eşitlik ve demokrasi talepleri için yola çıkmış farklı görüş ve perspektiflere sahip Kürt parti grup ve yapılarını kendi farklılıklarını koruyarak karşılıklı saygı, kabul ve eşitlik anlayışı içinde temel paydalarda biraraya gelerek mücadele etmelidir. Zulme karşı direnmek bir haktır.“
Bozyel, Blok vekillerinin artık Meclis’e gitmesini, silahlı mücadelenin de sonlandırılması gerektiğini söyledi.
Demirtaş: Tüm parçalar için çözüm
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise birliğin önemine değinerek, “Kürt halkının istekleri konusunda birlik yakalanması gerektiği doğrusunu kabullenmeliyiz” dedi. Demirtaş, bu konferansın Ulusal Konferansa zemin hazırlaması gerektiğini kaydetti. Konferans bileşeni herkesin tarihi bir adım attığının farkına varmasını isteyen Demirtaş, „Kürt halkı 200 yıldır mevzide yenilmemiştir. Ya iç ihanet ya da masa başında yenilgilere uğramıştır. Bu gün Kürtlerin varlığı verilen mücadele ile kabul ettirilmiştir. Artık Kürtlerin statüsüzlüğüne son verme zamanı gelmiştir. Bütün parçalar için statüsel çözümler yaratmalıyız” dedi.
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, ortak paydanın Kürt halkının kendi kaderini tayin etmesi olduğunu belirterek, „Bizler Özerklik, Federasyon ya da başka bir çözüm gösterebiliriz. Ancak hepimiz Kürt halkının kendi kendisini yönetmesini istiyoruz“ diye konuştu.
İpek: Operasyonlar durdurulsun
Kürt Devrimci Demokratlar Hareketi (TDŞK) Başkanı Halim İpek ise, operasyonların durdurulmasını isteyerek, taleplerini şöyle sıraladı: “Kürtlerin statüsünün kabul edilmesi, anadilde eğitim hakkının tanınması, siyasal çalışmalar önündeki engelin kaldırılması.”
Konferans dün basına kapalı olarak devam etti. Farklı parti ile görüşten siyasetçiler konferans sonunda ortaklaştıkları konuları bir metinle açıklayacak.
DİHA/AMED