
BDP'nin artan belediye sayısı gözönüne alındığında önemli başarı sağladığını ifade eden Dr. Welat Ay, "Büyükşehir belediye yasası yürürlüğe girdikten sonra 22 belde belediyesi iptal edildi. 78 belediye ile seçime girildi. Şu anda aldığımız sonuçlara göre BDP'nin en az 103 tane belediyesi var. İl bazında baktığımızda 11'e çıkmış bir BDP yerel yönetimleri söz konusu" diye konuştu.
Serhat'ta etkinliği arttı
Seçim sonuçlarının daha önce yaptıkları öngörülerle uyuştuğuna işaret eden Ay, "Amed'in BDP'nin kalesi olacağını, Mardin'in yüksek bir oyla BDP tarafından alınacağını yine Van'ın Serhat'ın kalesi konumuna gelebileceği söylemiştik" dedi. Serhat bölgesinde çok ciddi bir BDP hareketliliğinin görüldüğünü ifade eden Ay, bölgede Kürt hareketinin etkinliğinin artarak, siyasal süreci içselleştirdiğini kaydetti.
Tezler karşılık buldu
"Seçimler biraz referandum havasından geçti. Kürtlerin statü talebinin halk nezdinde karşılık bulması, özellikle Demokratik Özerklik paradigmasının hayata geçirilmesi ve Kürt siyasi hareketinin tezleri karşılık buldu" diyen Ay, özellikle Serhat'ta bu tablonun net açığa çıktığını devamında ise Amed ve Botan'da çok ciddi bir mesaj ortaya çıktığını söyledi.
Urfa'da yüzde 100 oy artışının yaşandığına işaret eden Ay, "Aslında Kürt siyasal hareketinin temel perspektifinin Kürdistan'da ciddi bir karşılık bulduğunu söyleyebiliriz" dedi.
Sürece toplumsal rıza
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 2014 Amed Newrozu'nda yaptığı çağrıya atıfta bulunan Ay, "Barış sürecinin test edildiği ve bu testten sonra bu sürecin yasal bir sürece bağlanması gerektiğini ve diyalogun artık müzakereye evirilmesi gibi siyasal bir çıkışı var" dedi. Çözüm sürecinin yasal çerçeveye kavuşması için toplumsal bir rızanın söz konusu olduğunu kaydeden Ay, "Kürdistan'a baktığımız zaman BDP'nin aldığı oyu kıyaslarsak o zaman çözüm sürecinin yasal çerçeveye evrilmesi için en azından toplumsal bir rıza söz konusu, toplumsal bir talep söz konusu. Kürdistan'da BDP çok ciddi bir oranda oyunu artırmış durumda. Kendi kurumlarıyla Demokratik Özerklik inşasını gerçekleştirebilmesi söz konusu" diye konuştu.
AKP'nin de toplumsal karşılık bulduğunu kaydeden Ay, "Kürt meselesinde çözümün derinleşmesi ve bir şekilde sonuçlanmasına ilişkin ülkede genel bir rıza söz konusu. Biraz bu çerçeveden de bakmak gerekiyor" şeklinde konuştu.
BDP ve devlet bloğu yarıştı
Türkiye genelinde muhafazakar ve milliyetçiliğin dozajının artığını belirten Ay, bu durumun iyi okunması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle bölgede devlet bloğu ile Kürt özgürlük bloğu oluştuğunu ifade eden Ay, şöyle konuştu: "Devlet bloğu ile Kürt siyasal hareketinin temel siyasetinin test edilebileceği bir seçim olarak bakıyoruz. Kars, Iğdır, Ağrı gibi yerlerde daha çok Kürt siyasal hareketine karşı uzlaşan bir devlet bloğu var. Türkiye siyasetindeki yelpazesine baktığımızda çok farklı siyasal partiler gibi duran partilerin Kürdistan'da alışageldik bazı ittifaklar yaptığını gördük."
Sandıklar açıldığında BDP'nin oy oranlarının yüksek olduğunu ancak daha sonra gelen sonuçlarda çelişkilerin oluştuğunu ifade eden Ay, "Mesela Kars gibi yerde çok farklı oranlar beklerken birden MHP'nin çok ciddi bir şekilde bir devlet bloğu olarak BDP'nin karşısına çıktığını gördük. Yine Iğdır da benzer bir durum söz konusu" dedi.
Seçmen sandığa gitmedi
Kürdistan'da seçime katılım oranın da düşük olduğunu ifade eden Ay, "Bunun BDP oylarında çok ciddi etkisi olduğunu görüyoruz" tespitinde bulundu. Ay, "Seçimlere katılamayan kesimlere baktığımız zaman daha önceki anketlerimizle kıyasladığımızda genellikle BDP'nin güçlü olduğu yerlerde sandığa gidilememiş. Katılım daha yüksek olsaydı BDP'nin oy oranın daha yüksek olabileceği düşüncesine sahibiz" dedi. Bölgede hava koşullarından kaynaklı da oy kullanım oranlarının düşük olduğunu söyleyen Ay, özellikle köylerde yurttaşların olumsuz hava koşulları nedeni ile sandığa gitmediğine vurgu yaptı.
DİHA/AMED