BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, milyonların Newrozlarda Öcalan'a sahip çıktığını belirterek, "Amed Newrozu'nun, statünün inşasının halk tarafından tamamlandığı bir aşama olduğunu görüyorum. Gerek öncesine gerekse Amed Newrozu'ndan sonra yapılan tüm Newroz etkinliklerinde Kürt halkının iradesini çok net bir şekilde okuyabiliriz. Kürt halkı statü talebini tüm dünyaya gösterdi" dedi. "Bu statünün artık prosedürleri kalmıştır" diyen Baluken şöyle devam etti: "Gerek yasal ve anayasal sözleşmelerle güvence altına alınması gerekse de uluslararası diplomasi ile uluslararası sistem içerisinde meşru olarak görülme süreci kalmıştır. Halk düzeyinde Kürt halkının statü talebi bence bu Newroz'da tamamen ete kemiğe bürünmüştür. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda, Kürt halkının statü elde edeceği günlerde biz 2014 Newroz'unu Kürt halkının statüsünün ete kemiğe büründüğü ve hayata geçtiği bir gün olarak anacağız. Bundan hiçbir kuşkumuz yok."


Provokatif bir tutum

Ergenekon davasındaki tahliyeler için "Bu tahliyelerin tamamının hükümetin politik tutumuyla geliştiğini düşünüyoruz" diyen Baluken,  'KCK davaları'nda tahliye talebinin 'dağa çıkabilirler' gerekçesiyle reddedilmesine tepki gösterdi. Baluken, sonucunda KCK tutukluların tahliyesi ile beraber dağdakilerin gelip siyaset yapacağı bir projeden bahsedilen bir süreçte, 'tahliye edersek dağa gidebilirler' gerekçesinin süreci provoke etmeye yönelik bir tutum olduğunu vurguladı. Bu durumun hem AKP'nin hem de devletin ne kadar büyük bir kafa karışıklığı içerisinde olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Baluken, "Hala bu sürecin ruhunu, bu sürecin Kürt halkı açısından ne ifade ettiğini okuyamayan bir anlayışla hareket edildiğini ortaya koyuyor" dedi.

Öcalan halklar için umut

AİHM'nin Öcalan kararını da değerlendiren Baluken, ulusal ve uluslararası yasalarla özgürlük mücadelesinin önderliğinin değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Baluken, "Önemli olan halkların vicdanıdır. Biz o vicdana baktığımızda Sayın Abdullah Öcalan'ı bir mahkum olarak görmüyoruz. Tam tersine pozisyonu, statüsü son derece meşru olan, haklılığıyla bütün halklar için umut yaratan bir yerde görüyoruz" diye vurguladı.

AİHM kararı bağlayıcı

AİHM'in Öcalan kararında müebbet hapis ile ilgili Türkiye'yi mahkum ettiğini ifade eden Baluken, şunları söyledi: "AİHM'in kararları bağlayıcıdır. AİHM tarafından alınan karar Türkiye tarafından önemsenmelidir ve önemsenecek de, çünkü başka bir seçeneği yoktur. Sayın Öcalan devletle bir halk adına müzakere yürüten bir halk önderidir. Dolayısıyla Sayın Abdullah Öcalan özgürdür. Yine halkın vicdanında Sayın Öcalan mahkum değil tam tersine kendisini mahkum etmek isteyen tasfiyecileri mahkum etmiş bir liderdir. Bu yönüyle önümüzdeki süreçte özgür olan bir lideri kendi halkıyla buluşturmayla ilgili bazı düzenlemeleri konuşabiliriz. Sayın Öcalan'ın özgürlüğü derken kendi halkıyla buluşmasından bahsedebiliriz. Yoksa hem düşünsel, felsefi, hayata bakış perspektifi açısından Ortadoğu'da eşi benzeri görülmeyen bir özgürlük ufkuyla dünyayı değerlendiren bir pozisyondadır."


AKP direnç gösterse de
AKP'nin tutumuna rağmen Kürt tarafının büyük bir fedekarlıkla süreci yürüttüğünü ifade eden Baluken, "Sayın Öcalan çözüm sürecini başlattığında, salt AKP'in adım atıp atmaması üzerinden planlamadı. AKP üzerine düşen yasal, anayasal adımları atma noktasında bugüne kadar gösterdiği direnci göstermeye devam ettirecektir" dedi.

Milyonların umudu büyüdü
Sürecin Kürtler açısından getirdiği sonuçlara da işaret eden Baluken, şöyle konuştu: "Rojava'da devrim sürecinden bahsediyorsak, Kürt halkının dört parçada gerçekleştirmek istediği ulusal konferans, ulusal birlikle ilgili bir süreçten bahsediyorsak bu başlatılan çözüm sayesindedir. Diplomatik alanda düne kadar Kürt halkının özgürlük talebine 'terör' diyen, Kürt özgürlük hareketini farklı tanımlayan, önderliğini farklı tanımlayan devletler Kürt halkının özgürlük talebini meşru tanımlıyorlarsa bunu yaratan bu süreçtir. AKP'nin ortaya koyacağı yaklaşımlardan çok halkların ortaya koyacağı sahiplenmeler üzerinden sürece bakarsak bu sürecin çok kazanımların olduğunun kanısındayım. Zaten Kürt halkının özgürlük mücadelesini bu günlere getiren umuttur. Bir halk umut olmadan bu kadar ağır bedellerle bu mücadeleyi yürütemezdi. Bu sürece de baktığımda bu umudun büyüyerek milyonlar nezdinde kendini tüm dünyaya kabul ettiren bir aşamayı yakaladığını düşünüyorum."


AZİZ ORUÇ/DİHA/BİNGÖL