Almanya tarafından 23 yıldır oturum hakkı verilmeyen Meryem Laçin, ailesine yapılan bu haksızlığı protesto için açlık grevine başladı.
Meryem Laçin, Almanya’nın Kassel kentinde bir kızı ile 4 aydan beri bir kadın evinde yaşıyor. Eşi, M. Sait Laçin ve diğer çocukları ise Almanya’nın Bayern Eyaleti’ndeki Bayreuth kentinde kalıyor.
Meryem Laçin, 27 Kasım’dan beri bulunduğu kadın evinde süresiz açlık grevinde. Laçin, açlık greviyle  sadece kendisine yönelik haksızlığı değil aynı zamanda Türkiye ve Almanya’nın Kürtler üzerindeki baskılarını protesto etmek için de gerçekleştirdiğini dile getiriyor. Laçin devamla, „Ben eylemimde kararlıyım. Gerekirse ölüme kadar eylemim sürecek“ diyor.
Laçin ailesi, Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne sempati gösterdiği ve destek verdiği için 1984-1988 yılları arasında Türk devletinin baskı ve gözaltılarına maruz kalmış. Meryem Laçin’in anlattığına göre, eşi Mehmet Sait, defalarca ölümle tehdit edilmiş. Kendisine son gözaltında „Biz seni suçsuz olduğun için değil. Seni öldürmek için serbest bırakıyoruz“ denilmiş. Sait Laçin de bunları duyunca tek yolu yurtdışına çıkmakta bulmuş. 1988’de Almanya’da iltica ettikten sonra, eşi ve üç çocuğunu da Almanya’ya getirmiş.

Yıpratma politikası
Meryem Laçin, çocukları ile Frankfurt kenti yakınlarındaki Schwalbach’ta iltica işlemlerini başlattıktan sonra, Bayern Eyaleti’nde Sait Laçin’in bulunduğu Zindorf iltica kampına yerleştiriliyor.  Uzun süre iltica kampında kalan Laçin ailesi, daha sonra aynı eyalette bulunan Bayreuth şehrinde bir kampa yerleştiriliyor. 23 yıl aynı iltica kampında kalmak zorunda bırakılan aile üyelerinin iltica talepleri kabul edilmemiş...
Anlatımlara göre, bu süre zarfında Laçin ailesine ajanlık teklifi de yapılıyor. Ancak, her baskıya karşı Laçin ailesi Kürtlüğünden vazgeçmemiş. Defalarca Alman mahkemelerine itiraz dilekçeleri verilmiş ancak hiçbir sonuç alınmamış. Birçok sivil toplum örgütü ve insan hakları kuruluşuna da başvuru yapan Laçin ailesi, bu girişimlerden de bir sonuç alamamış. Meryem Laçin, şimdi kızı ile birlikte Kassel’de bir kadın evinde kalırken, M.Sait Laçin halen Bayreuth’ta iltica kampında yaşıyor. 27 Kasım’da ise hem Alman hem de Kürt medyasına haber vererek açlık grevine başlamış bulunuyor.
Meryem Laçin, itiraz için gönderdiği mektupları da bize gösteriyor. 19 Mart 2008, 18 Haziran 2008 ve 11 Mart 2009 tarihli itiraz mektuplarında Laçin ailesi, „Kürt halkının temel insanlık haklarının ayaklar altına alındığına, Kürtlerin inkar edildiğine“ vurgu yapıyor. „Almanya’nın, Kürt halkına karşı baskı ve şiddet politikası uygulayan Türkiye’nin yanında yer aldığı belirtilen mektuplarda, aile olarak bu savaşın mağduru olduklarının“ altı çiziliyor.
Gönderilen itiraz mektuplarında, Almanya’nın Roj TV yasağına yönelik tepkiler, Almanya’nın Kürtlere olan baskıları gibi Kürt toplumuna olumsuz yansıyan gelişmelerin yanı sıra, bu gibi uygulamaların kendi ailesi içinde neden olan sıkıntılara da vurgulamalarda bulunuluyor. Meryem Laçin, yaşadıkları stres ve psikolojik sorunlarının 23 Ekim 2010’da geçirmiş olduğu beyin kanamasına ve bugün kadın evinde kalmak zorunda kalmasına yol açtığını belirtiyor.

23 yıldır kampta
İtiraz mektuplarında karşılaştığı kişisel sorunların, toplumsal sorunlardan kaynaklandığına dikkat çekme var. Mektupta eşinin Almanya’da adeta bir takip altında bulunduğu belirtiliyor.
Meryem Laçin itiraz mektuplarda ayrıca Bayreuth Sulh Mahkemesi’nin 2004’te kendisine dava açtığına dikkat çekiyor.
Bayreuth’taki iltica kampında geçirdiği 23 senenin aynı zamanda kendilerine yönelik aşağılamanın bir göstergesi olduğuna dikkat çekilen itiraz mektuplarında, „Benim asıl problemim, Almanya’nın Kürt halkının kabul etmemesi, haklarını tanımamasıdır. Almanya’da Kürtler kabul edilmeli ve PKK yasağı kaldırılmalıdır“ deniliyor. Almanya artık Kürt halkını aşağılamayı ve ona yönelik baskı politikasını bırakmak zorundadır“ ifadesi yer alıyor.
Meryem Laçin hem Kürt toplumuna hem de ailesine yönelik baskıları protesto etmek amacıyla 55 yaşında bir kadın olarak açlık grevine başladığını belirtiyor.

NURETTİN BÜYÜK - KASSEL