İsveç medyasının festivale geniş yer verdiğine dikkat çeken Salık, İsveç televizyonu ve radyosu ile büyük gazetelerin kendileri ile söyleşi yapıp festivalin yaygın bir şekilde duyurmalarından mutluluk duyduklarını belirtti. Salık, önümüzdeki yıl birkaç sinemada daha fazla film ve yönetmen getirterek daha kapsamlı ve gelişkin bir festival düzenlemeyi amaçladıklarını ifade etti.

 
Bedensiz Ruhlar gösterildi

Festivalin son gününde gösterilen 'Bedensiz Ruhlar' adlı belgeselin yönetmeni Sabite Kaya da festivale katıldı. Belgesel, 2011’de  Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Belgesel” ödülü almıştı. Gösterim ardından konuşan yönetmen Sabite Kaya, filmi çok sınırlı bütçeyle ve tabu sayılan bir konuyu ele aldığı için çok güç koşullarda gerçekleştirdiklerini söyledi. Ancak filmin tartışma yaratmasının ve ataerkil değer yargılarının sorgulanmasına bir ölçüde katkıda bulunmasının sevindirici olduğunu dile getirdi.

Devletin açtığı genelevler

Filmiyle ilgili sorularımızı yanıtlayan Kaya, Türkiye’de ortalama 3 kadının 'namus' adı altında cinayete kurban gittiği koşullarda, ahlak anlayışını sorgulamak için genelevde yaşayan kadınların yaşamlarını ve hikayelerini beyaz perdeye aktarmaya karar verdiğini söyledi. Toplumun her şeyden önce kendi ikiyüzlülüğü ile yüzleşmesi gerektiğini, fuhuş ve ahlaksızlığın iki kişi arasında yapıldığını belirten Kaya, böylesi suçları işleyen erkeklerin namus adına kızkardeşlerini ve karısını öldürmemesi gerektiğini, çünkü aynı şeyi kendilerinin de yaptığını ifade etti. Kaya, Türkiye’nin 60 yerinde devletin açtığı, kapısında polislerin beklediği genelevler zincirinin bulunmasının büyük bir handikap olduğu eleştirisini yaparken, devletin fuhuşu engellemek yerine örgütlemesinin kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.

STOCKHOLM