Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı Strasbourg’daki süresiz dönüşümsüz açlık grevi 60 günü geride bırakırken, uluslararası komplonun 20. yılında yüzlerce kişinin Strasbourg’a yürüyüşü de sürüyor. Yürüyüşlerde yer alan siyasetçiler, kurum temsilcileri, sanatçılar, enternasyonalistler ve gençler, herkesi 16 Şubat Cumartesi günü (yarın) Strasbourg’da yapılacak büyük yürüyüş ve mitinge çağırdı.
Lüksemburg’dan yürüyüşe başlayan 15 farklı ülkeden yaklaşık 100 enternasyonalist 5 gündür yollarda. Yürüyüşe Portekiz’den katılan Agata Pinho, Öcalan’ın fikirleriyle tanıştıktan sonra ona uygulanan tecridi asla kabullenmediğini, çünkü tecridin insanlığa karşı geliştirilen bir sistem olduğunu dile getirdi. Avrupa kurumlarının sessizliğine karşı da alanlarda olacaklarını söyleyen Pinho, herkesi 16 Şubat’taki büyük yürüyüşe katılmaya çağırdı.
Sloganlarımızla tecridi yıkalım
İtalya’dan yürüyüşe katılan Gea Piccardi, faşist yönetimlerin iktidarda olduğu bir dönemden geçildiğini belirterek şu mesajı verdi: "İtalya’da, Brezilya’da, Amerika’da, Meksika’da, Avrupa’nın birçok devletinde faşist yönetimler iktidarda. Bunlara karşı biz devrimci demokratların da birleşmesi gerekiyor. Eğer bizler birleşirsek faşizmi yenebiliriz. Faşistlere alternatif bir yönetimin olduğunu göstermek için Rojava örneğini vermemiz yeterli. Bunun yanında bu projenin sahibi Sayın Öcalan ve tecride karşı açlık grevine giren Leyla Güven’e karşı sorumluluklarımız var. Sayın Öcalan ve Leyla Güven’e faşizme karşı sesimizi yükselttiğimizi göstermemiz gerekiyor. Şunu bilmemiz gerekir ki, Öcalan’ın özgürlüğü dünyada barışın kapısını açacaktır. Bundan dolayı Lüksemburg, Strasbourg ve dünyanın neresi olursa olsun gitmeye hazırım. Hiç kimsenin evinde oturmaması gerekiyor. 16 Şubat’ta gelin hep birlikte Strasbourg’da sloganlarımızla tecridi yıkalım."
Kürtler barışçıl bir halk
İspanya’dan yürüyüşe katılan enternasyonalistlerden Pablo Martínez, Kürt halkıyla dayanışma amacıyla yürüyüşe ikinci defa katıldığını dile getirerek, Kürtlerin Ortadoğu’da barışçıl bir halk olduklarını ve demokratik çözümden yana olduklarını sözlerine ekledi. Kürtlerin yaptıklarının herkese örnek modeller yarattığını belirten Martinez, herkesi 16 Şubat’ta Strasbourg’da olmaya çağırdı.
Faşizme karşı Strasbourg’a
Kolombiya’dan uzun yürüyüşe katılan Simon Fernandez, Kürt hareketinin kendi çalışmalarına da ilham verdiğini ve kendi bulundukları alanlarda gerçekleştirilen devrimlere destek verdiklerini belirterek, "16 Şubat’ta Kürt halkı ile faşizme karşı Strasbourg’da olacağız. Herkesi de Strasbourg’a bekliyoruz" dedi.
Öcalan’ın fikirlerini yaymalıyız
Almanya’dan yürüyüşe katılan Kristina Reed, Kürtlere karşı yapılan ayrımcılığı protesto etmek amacıyla ilk kez bu yürüyüşe katıldığını dile getirerek, Öcalan’a yönelik tecridin, işkenceyi önlemeyi hedefleyen Cenevre sözleşmelerine aykırı olduğunu belirtti. Öcalan'ın eserlerini okuduğunda kadın erkek eşitliği, demokrasi ve ekoloji konuları üzerine daha fazla düşünmeye başladığını dile getiren Reed, "Öcalan'ın fikirlerini herkes kendi içinde bir tohum gibi büyütmeli ve bu tohumları bütün dünyaya yaymalı" diyerek, herkesi 16 Şubat’ta Strasbourg’a beklediklerini kaydetti.
Sardinya halkı Kürtlerle beraber
İtalyan enternasyonalist Gianluigi Deiana da yürüyüşe katılanlardan biri. Deiana, Gramsci'nin fikirleri ile Öcalan'ın fikirlerini bir araya getirmek için Sardinya'daki "Kürdistan Dostluk Derneği"nde çalışma yürütüyor. Deiana’nın Kürdistan'la tanışıklığı Türkiye'deki siyasi tutukluların hikayesini anlatan Yılmaz Güney'in Yol" filmi sayesinde olmuş. Gianluigi bu filmden o kadar etkilenmiş ki kendi oğluna Yol ismini vermiş. "Mümkün olan herşeyi yapmanın zamanıdır" diyen Deiana şunları kaydetti: "Kürtler kendilerini yalnız hissetmeliler, çünkü tahmin bile edemeyecekleri yerlerde bile onlarla dayanışma içerisinde olanlar var. Sardinya halkı olarak kendimizi Kürdistan'la bütünleşmiş gibi hissediyoruz. Bu dostluğu pekiştirmek Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü haykırmak için herkesi Strasbourg’a bekliyoruz."
Herkesi Strasbourg’a bekliyoruz
İsviçre’den yürüyüşe katılan feminist aktivist Tan Regamey, Kürt halkının daha adil bir toplum için verdiği mücadeleyi desteklemek için yürüyüşte olduğunu dile getirerek, Öcalan’ın geliştirdiği tüm değerleri kalbinde taşıdığını ve Kürt halkına yönelik baskıların kendisini öfkelendirdiğini dile getirdi. Ragamey devamında şunları belirtti: "Kadın, yaşam ve özgürlük mücadelesini tüm kalbimle destekliyorum. Kendine insanım diyen insanlık değerlerini taşıyan herkesi Strasbourg’a davet ediyorum."
Kayıplar Kürt’ün utancı olur

Birçok siyasetçi ve sanatçının katıldığı Basel-Strasbourg kolunda yer alan HDP Şırnak eski milletvekili Faysal Sarıyıldız, Leyla Güven’in durumunun kritikliğine dikkat çekerek, "Halklar Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kalmasını ve diyalog sürecinin başlamasını istiyor. Yarın bir gün bir arkadaşımızın hayatını kaybetmesi ki, onlar bizler için çok değerli insanlardır, bu kayıp Kürdün utancı olur. Buna müsade etmemeliyiz. Bizler Cizre’de bu utancı yaşadık. Bir daha yaşamak istemiyoruz. Bu nedenle Kürtlerin her alanda ayakta olması ve 15 Şubat'ta Strasbourg'da yüzbinlerle sesini yükseltmesi gerekiyor" dedi.
Sıra bizde…
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu Yönetim Kurulu üyesi Gülderen Sevim, Leyla Güven’in başlatmış olduğu direnişin uluslararası bir nitelik kazandığını belirterek şöyle konuştu: Türkiye ve Kürdistan'daki hapishanelerde 300 devrimcinin bedenini ölüme yatırmıştır. Yine Kürdistan'ın ve Avrupa'nın çeşitli yerlerinde bedenini ölüme yatıran onlarca devrimci yurtseverin durumu kritik bir aşamaya gelmiştir. Dolayısıyla hem eylemin önemini kavramak hem de gelinen aşamadaki durumu görmek, ona göre kendimize görev çıkarmak, duyarlı her insanın görevidir. Bu yürüyüşler büyük kitlesel etkinliklerle desteklenmediği müddetçe tecritin kırılamayacağı aşikardır. Topyekun bir direnişle bu tecrit kırılabilir. Direnişçilerin kararlılığı ve iradeleri devrimci, sosyalist, yurtseverlere gerekeni kendi cephelerinden söylediler. Şimdi sıra bizde."
Geç olmadan harekete geçmeliyiz
Yürüyüşte yer alan HDP Van eski Milletvekili Kemal Aktaş, Leyla Güven’in öncülük ettiği ve ses getiren direnişe güç vermeye çalıştıklarını dile getirerek, şunları belirtti: "Başta Kürdistanlılar olmak üzere ezilen, Ortadoğu ve Türkiye halkları ne söyleyeceklerse bugün söylemelidirler. Yarın çok geç olabilir. Tarihte bazı momentler var, şu an öyle bir süreçten geçiliyor. Geç olmadan Leyla’lara nefes, can olmalıyız. Geç olmadan sayın Öcalan etrafında bir ateş topu gibi kenetlenmeliyiz."
Sokaklar bizimdir
Yürüyüş güzergahı boyunca büyük bir coşkuya tanıklık ettiğini dile getiren Ozan Emekçi, Saray Tayyip’in ise sokaklar bizimdir" diyerek, Kürt halkını kimsenin durduramayacağını, direnişin de Öcalan’ın özgürlüğüne kadar devam edeceğini kaydetti. Emekçi, "Bu direniş Başkan Öcalan özgür oluncaya kadar devam edecek" dedi.
Ne bedel vermek gerekiyorsa
Yürüyüşte yer alan sanatçılardan Ozan Şemdin, bu yürüyüşün 40 yıl önce başladığını ifade ederek şunları dile getirdi: "Bu yürüyüşümüz kırk yıl önce başlayan bir yürüyüştür. Bu yürüyüşteki gücü, azmi, sevdayı ve başarıyı başta Başkan Öcalan olmak üzere Mazlum'lardan, Kemal'lerden, Agit'lerden ve bu gün Leyla'lardan alıyoruz. Bu halk çok acılar, çok zorluklar ve çok bedeller verdi. Kürtler böyle bir kültüre ve yaşam biçimine sahiptirler artık. Biz bu yürüyüşten ne olursa olsun dönmeyiz. Başkan Apo için ne bedel gerekiyorsa vermeye hazırız."
Seni kimseye bırakmayız
Yürüyüşteki sanatçılardan Amele Can da sözün bittiği yerde olunduğunu dile getirerek, açlık grevi eylemlerine dikkat çekti ve şunları sözlerine ekledi: "Sadece biz değil şu an dünyanın birçok yerinde Kürdistanlılar ayakta. Hiçbir Kürt bireyi eğer herhangi bir can, canımızın gitmesini istemiyorsa evlerinden dışarı çıkmalılar. Sayın Abdullah Öcalan bu halka çok ama çok şey kazandırdı. Bize kazandırılan bu değerlerin yaratıcısına 'Seni kimseye bırakmayız' demeliyiz. 2019 yılı Kürt ve ezilen Ortadoğu halkları için riskli bir sürece evriliyor. Bu tarihsel süreçte herkes rolünü oynamalı. Bu nedenle Strasbourg'ta onbinler buluşmalı ve kendimizi her zamanınkinden daha fazla görünür kılmalıyız."
Faşizmi direnişle yıkabiliriz
Mannheim’dan yola çıkan gençlik yürüyüşçülerinden Hezex’li Lokman Doğan, Avrupa’da yaşayan gençler olarak sorumluluklarını yerine getirmek istediklerini dile getirerek, gençliğin bu yürüyüşlerde yer alması gerektiğini ve devam eden direnişlerin sesini duyurmak için alanlarda olması gerektiğini kaydetti.
HDP Osmangazi eski ilçe Eşbaşkanı olan Azad İmal, hakkındaki davalar ve aldığı cezalar nedeniyle Avrupa’ya gelmek zorunda kaldığını belirterek, her alanda direnmeye devam ettiklerini sözlerine ekledi. Leyla Güven öncülüğünde devam eden açlık grevi direnişlerinin başarıya ulaşması için mücadeleyi yükseltmek gerektiğini dile getiren İmal, "Biz Kemalleri, Mazlumları anlayarak ve örnek alarak yolumuzda yürüyebilirsek, faşizan anlayışların hepsini yıkabiliriz" dedi.
Yürüyüşçülerden Xebat Davud’da devam eden açlık grevi eylemlerine karşı Avrupa’daki sessizliğe dikkat çekerken, bu sessizliği kınadığını ve herkesin alanlarda olması gerektiğini sözlerine ekledi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a her alanda en güçlü şekilde sahip çıkmak gerektiğini belirten Davud, tüm gençleri Strasbourg’daki büyük eyleme katılmaya çağırdı.
Şırnaklı Kadir Zerek iki yıldır Almanya’da ve ikinci kez uzun yürüyüşe katılıyor. "Amacımız belli Önderliğimizin özgürlüğüdür. Yoldaşlarımız 60 gündür, 100 gündür açlık grevinde. Bu duruma hiçbir Kürt genci sessiz kalmamalı, direnişe ortak olmalıdır" çağrısında bulundu.
Raman Bilal, Almanya doğumlu. "Leyla Güven ve yüzlerce arkadaşın tecridin kırılması için yaptığı direnişe biz de destek sunmak istiyoruz. Direnişi duyurmak, tecridi kırmak için Strasbourg’a yürüyoruz" diyerek, tüm gençleri Strasbourg’a davet etti.
E.GÜLBAHÇE/A.ONGAN/P. YERLİKAYA