Toplantıda, katliamın Uluslararası İnsan Hakları Mahkemesi'nde götürülmesi tartışıldı.
Stuttgart kentine bağlı Sindelfingen'deki Al Paradiso Glaspalst Restorantı'nda bir araya gelen ve aralarında BDP Muş Milletvekili Demir Çelik'in de bulunduğu 200 davetlinin katılığı toplantıda, 37-38 Soykırımı'nın Uluslararası İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürülmesi ve Dêrsim'in günümüzdeki sorunları tartışıldı.
Toplantıda ilk olarak Dêrsim 37-38 Soykırım Karşıtları İnisiyatifi adına Ayfer Ber konuştu. Ber, şunları söyledi: "Dêrsim Soykırımı sırasında derin acılar yaşanmıştır. Bu davanın uluslararası yargıya taşınması, bununla birlikte Sivas, Maraş, Roboskî, Gazi ve cezaevlerindeki katliamların bir kez daha yaşanmaması için Türk devletinin Dêrsim halkına hesap vermesi gerekir. Uluslararası arenada Dêrsim 37-38'in bir soykırım olarak tanınmasını talep ediyoruz. Başbakan Erdoğan'ın da daha önce dile getirdiği özür için, devletin Kürdistan'daki tüm katliamlarla yüzleşmesi, devletin tüm arşivlerini açması, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezarlarının gösterilmesi, Dêrsim'in bütün yerleşim birimlerinin eski isimlerinin iade edilmesi, yapılmak istenen baraj inşaatlarının durdurulması gibi taleplerin yerine getirilmesi gerekiyor."
'Dêrsim bir kimliktir'
Ardından söz alan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik de, Dêrsim'in sıradan bir coğrafya değil, aynı zamanda bir kimlik, direniş ve kültürü ifade ettiğini belirtti. Çelik, "Dêrsim bir kimliktir, kültürdür, direniştir. Direniş, mazlumun haklı mücadelesidir. Devletsiz toplum geleneğinden gelen Dêrsim, kendi özgücüyle her türlü işgalciye ve zalime karşı kendisini var etmiştir. Kürdistan coğrafyası sadece siyasi soykırım değil bugün kültürel, ekolojik soykırımla da karşı karşıya" dedi. AKP'nin dini kullanarak Kürtleri kendi yanına çekmeye çalıştığını belirten Çelik, devamla şunları söyledi: "Sayısı onbinleri bulan gerilla, milyonları bulan halkı görmezlikten gelen AKP, 8 aydır sayın Öcalan'a ağır tecrit uygulamaktadır. Partimizin üyeleri, belediye başkanları, milletvekilleri ve binlerce siyasetçi tutuklu. Kürt sorununun çözümünün bu şekilde olmayacağı bilinmelidir."
Konuşmaların ardından sanatçı Mikail Aslan da müzik dinletisi sundu.
ÖZCAN BOZOÐLU/STUTTGART