
Eylül 2011 tarihinde Global Educational Advance tarafından yayınlanan roman, 182 sayfa.
Saddam Hüseyin döneminde ciddi baskılara maruz kalan Kürt sanatçı Zuhdi Sardar, ‘Bir Kürt Sanatçının Yolculuğu’ kitabında adeta bir tuvali kelimelerle resmediyor. Kitap, başkahraman sanatçı Delan’ın, savaşın yıktığı mutlu karelerin parçalarını bir araya getirme arayışlarını, Kürdistan’daki hayatının anlamı, diasporayı ve 1990’lı yıllarda Kürtlerin trajik yaşamından bahsediyor.
Huzurlu bahar gününe kıyarlar
Kitap, sanatçının Kürdistan’da aydınlık bir bahar sabahında huzurlu ve yemyeşil bir çayır ve onun eteklerindeki atları anlattığı estetik betimlemelerle başlıyor. Hemen sonra, pastoral güzellikteki bu sakin manzara, zehirli gazın örttüğü bir cehenneme dönüşüyor ve Halepçe kasabasında, yaşama dair her izi yok ediyor. O sırada su kuyusunu kazmakta olan ve kendini kuyunun içine atan sanatçı dışında...
Yaşanan dehşetin ortasında kuyudan çıkan Delan, kurtulmuştur fakat tarifsiz ıstıraplar içindedir. Kasaba ve çevresindeki her şeyi ve herkesi yitirmiştir. Delan, tüm olanlar karşısında bilincini de yitirir. Artık yaratıcı gücünden yoksun, cansız bir sanatçı ve cansız dünyanın pasif bir seyircisidir. Tedavi için İran’a, daha sonra Fransa’ya gönderilir. Bir yıl boyunca dünyaya sadece boş gözlerle bakar. Yazar, burada Delan’ın geçirdiği travmaya, uzun ve zahmetli iyileşme sürecine ayrıntılı yer veriyor.
Kürdistan’a yolculuk
Nihayetinde Delan, lanetli geçmişinin üstesinden gelir ve kimyasal katliam sırasında Avrupa’da olan kardeşini bulmak için Kürdistan’a yolculuğa çıkar. Kürtlerin topluluklar halinde Türkiye ve İran’a göçüne neden olan Birinci Körfez Savaşı’nın ortasında bölgeye ulaşır. Yazar Zuhdi, bu bölümde, acımasız savaş haberleriyle mültecilerin zorlu koşulları arasında, okuyucuya doğanın güzelliği, Kürtlerin yaşam biçimi ve kötü koşullara rağmen yaşama dair tutkularını aktarıyor.
Delan’ın yaratıcı duyarlılığı yeniden canlanır. Mültecileri, yemyeşil doğayı resmeder. Fakat Kürdistan’da kardeşi ile ilgili bir şeyler ararken, kendisini bekleyen trajik sondan bihaberdir. İki İngiliz gazeteciyi takip eden dört Türk askeri, Delan’ı yakalar. Askerler, sanatçının üstünü arar, O’nu sorguya çeker ve PKK sempatizanı olmakla suçlarlar. Ölünceye kadar işkence yapılır. Sınırın diğer tarafında onu arayan kardeşi, Delan’ın parçalanmış bedenini bulur ve tarifsiz bir acıyla ona son bir kez sarılır.
Paris’te okudu
Zuhdi Sardar, Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde doğdu. Bağdat’ta Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde okudu. 1964 yılında Amerika’ya gitti. Ardından Paris Sanat Akademisi’nde eğitim almak üzere bursa layık görüldü. Zuhdi, halen Kaliforniya’da yaşıyor.
SUNA KÖSE/LONDRA