
Mahkeme heyetinin Özel’e yönelik suçlamaları arasında miting düzenleme, Newroz etkinliklerine katılma, yasal eylemler için otobüs kiralama gibi aktiviteler de bulunuyor. Mahkeme heyetinin “Özel, suçlarını itiraf etseydi, mahkeme bu kadar uzun sürmezdi” açıklaması da yaklaşık bir yıl süren yargılamadaki tuhaflıklardan biri…
Stuttgart Eyalet Yüksek Mahkemesi, PKK’nin Bodensee ve Sachsen bölge sorumlusu olduğu iddiasıyla 12 Şubat 2015’ten beri tutuklu olan Özel’i önceki gün 3.5 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Mahkemenin Başhakimi Dr.Belling, Özel’in duruşmalarının 1 Aralık 2015’te başladığını hatırlatarak Başsavcı Dr.Hauser’in Özel hakkındaki suçlamalarını dile getirerek kararı okudu.
Dr.Belling “Eğer Ali Özel kendisine yapılan suçlamaları kabul edip itiraf etseydi, dava bu kadar uzun sürmez çoktan bitmiş olacaktı“ dedikten sonra Özel’in PKK üyesi olarak bağış toplama, eylem ve etkinlikler için otobüsler kiralama, miting ve yürüyüşleri organize etme, bu yönlü çalışmalara katılma, 15 Şubat Komplosu’nu protestosu etmek için çadır kurma gibi gösteri ve ifade özgürlüğü gibi temel haklar kapsamında ele alınabilecek çalışmaları ‘suç’ olarak gösterdi.
2013 yılında Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi için anma programı hazırlama, derneklerde çalışmalar yürütme, Newroz festivallerine katılma ve gazete satma da Özel’e yöneltilen ‘suçlar’ arasında.
Başhakimin konuşması devamla şöyleydi:”Türkiye’de Osmanlı’dan beri Kürt halkına baskı altında tutuldu. Cumhuriyet döneminde de Kürtler öldürüldü, anadilleriyle konuşmaları yasaklandı, köyleri boşaltıldı. Buna karşı PKK oluştu ve Kürtler için savunma yaptı. Ancak PKK Türkiye’de asker ve polisleri de öldürdü. Bu da Türkiye’nin iç güvenliğini bozuyor ve Türkiye PKK’yi terörist örgüt olarak suçluyor. Bu anlamda yurtdışındaki bir terör örgütünün üyesi olmak, içinde kadro olarak aktif çalışmak 129/b maddesine göre suçtur. Bir halk inkar edilip, baskı altında bırakılamaz ancak terörist bir örgüte üye olmak suçtur. Savunma avukatı, bu mahkemenin siyasi gerekçelerle yürütüldüğü suçlamasında bulunuyor. Bu yargılamanın komik olduğu açıklıyor. Bu doğru değil. Eğer Ali Özel duruşmaların başlangıcında mahkemeyi reddetmeyip ve günlerce bizi dinlemeyi reddetmeseydi, bu suçlamaları kabul edip, itiraf etseydi, bu mahkeme çoktan bitmiş olacaktı” dedi.
Suçlu değil ama PKK’li!
Karar duruşmasından hemen önce 4 Ekim’deki duruşmada ise Başsavcı Dr.Alexander Hauser şunları söylemişti:”Yapılan öneri çerçevesinde sanık Ali Özel’in iddianamede yapılan suçları kabul edip, itiraf etmesi halinde, 3 sene cezanın tescil edilmesini teklif etmiştim. Ali Özel’in iddianamedeki suçları kabul etmeyip, itiraf etmemesinden dolayı verilecek hapis cezasının 4.5 yıl dolayında olmasını talep ediyorum. Ali Özel’in yaptığı çalışmalar suç ihtiva etmiyor ama terörist kabul edilen PKK üyesi olduğu için suç sayılıyor.”
İktidar adaleti yendi
Ali Özel’in avukatları Silke Studzinsky ve Martin Heiming dava süresince mahkeme heyetine Türkiye’deki siyasi durum, Kürt halkına uygulanan baskı ve katliamları dile getirdi. Avukatlar bu konuda defalarca dilekçe vererek müvekillerinin suçsuz olduğu belirtti ancak, bütün bunlara rağmen Ali Özel, cezaevinde 23 saat ağır tecrit koşullarında tutulurken, mahkemeye sanık sandalyesine kadar elleri kelepçeli bir şekilde getirildi.
Avukat Heiming, başından beri yürütülen bu mahkemenin hukuksal, yasal bir tutumdan uzak, tamamen siyasi bir durum rota izlediğini ve bunun çok tuhaf bulduğunu belirtmişti. Heiming, karar duruşmasının ardından gazetemize verdiği demeçte “Adalet iktidarın altında kalıyor. İktidarın gücü, adaleti yendi” ifadesini kullandı.
Heiming devamla “Bugünkü davada, savcılığın 4.5 yıl ceza talebine karşı 3.5 yılla sınırlı tutulması dışında olumlu hiçbir şey yok. Davalıya yönelik suçlamalarda bağış toplaması, gazete satması, paneller düzenlemesi, etkinlikler için otobüs ve araba ayarlaması gibi şeyler var. Ancak bu yapılanların hepsi legal. Ama ‘terörist’ olarak sayılan PKK ile çalıştığı için, hepsi suç sayılıp, 3.5 sene cezaya çarptırıldı” dedi.
Ali Özel ise karardan sonra ‘Bijî Serok Apo’, ‘Bijî Gelê Kurd u Kurdistan’, ‘Bijî Biratiya Gelan’, ‘Berxwedan Jiyan e’ sloganlarını attıktan sonra, duruşmayı izleyen 50 kişinin alkışları arasında ellerine kelepçe takılarak salondan çıkarıldı.
‘PKK yasağı kaldırılsın’
Öte yandan bir grup aktivist de duruşma esnasında mahkemenin verdiği kararı düzenledikleri etkinlikle protesto etti. Mitingi düzenleyen Stuttgart 129a/b Platformu, Rote Hilfe ve Stuttgart MLPD temsilcileri bilgilendirme standı açtı. Eylemde, PKK yasağı ve 129 a/b maddesinin kaldırılması talep edildi.
GÜL GÜZEL / STUTTGART