
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, dün partisinin Meclis Grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Konuşmasına Amed’deki ‘KCK davası’yla başlayan Demirtaş, ‘KCK operasyonları’nın tarihçesine dikkat çekerek, operasyonların yerel seçimlerden hemen sonra başladığını hatırlattı. „14 Nisan tarihine kadar belediyelerde parti kademelerimizde çalışan bütün arkadaşlarımız ne hikmetse yerel seçimlerden hemen sonra KCK operasyonlarıyla siyasi soykırıma tabii tutulmuşlardır“ diyen Demirtaş, 3 yıla yakın süredir yargılanan arkadaşlarını hala ifade veremediklerini ve kendilerini savunamadıklarını dile getirerek, şöyle dedi: „Neden? Çünkü kendi anadillerinde konuşmak istiyorlar. Suçların en büyüğü! Tam 3 yıldır trajikomik davayı AKP zihniyeti aşmaya çalışıyor. 104 kişinin tamamını salona getirmiyor, 6’şar kişi yargılanıyor. Savcı ‘Türkçe konuşursanız sizi yargılayacağım’ diyor. Cezaevinde bir araya gelip ortak savunma hakkına sahip değiller, anadilinde savunma yapmaya sahip değiller. Buna hukuk denilecek ve biz de buna boyun eğeceğiz. Biz başından beri böyle hukuku tanımadığımızı belirttik. Biz AKP’nin hukukunu kabul etmek zorunda değiliz.“
‘KCK davaları’nda artık tuz koktu
Bütün olan bitene rağmen Başbakan’ın ‘KCK operasyonları’nı desteklediğini ve karşı çıkanlara da „ayar vermeye çalıştığını“ dile getiren Demirtaş, „Neredeyse her hafta kimi gözaltına almak istiyorsanız hazırda bekleyen iddianamelerin birini hayata geçirmeleri mümkün“ dedi. Demirtaş, yaşananları „tuz koktu“ sözleriyle dile getirerek, „Dava siyasidir buna karşı verilecek olan mücadele siyasi olmak zorundadır“ dedi. İstanbul’da başlayan Devrimci Karargah davasını da, „torba soruşturma“ şeklinde nitelendiren Demirtaş, ‘KCK davasın’dan bir kez daha „tahliye beklediklerini“ hatırlatarak, „Bu adaletsizlik su dakikada bitse bile adalet tecelli etmeyecektir“ dedi.
Aleviler eşit yurttaş görülmedi
BDP Eşbaşkanı, Muharrem Ayı vesilesiyle bir kez daha Aleviler üzerindeki baskılara dikkat çekti. „Nüfusun yüzde 5’i kendini Alevi olarak tanımlıyor“ diyen Demirtaş, şöyle devam etti: „Alevi yurttaşlar, bu ülkede Cumhuriyet tarihi boyunca yaşamın hiçbir alanında eşit yurttaş olamamıştır. Kültürel zenginlik olarak kabul görmemişlerdir. Tartışmanın dumanı üzerinden Dersim Katliamı bunun en açık örneğidir. Çorum, Maraş, bugün(dün) duruşması yapılan Sivas bunlardan biridir. TRT Aleviler için önem taşıyan bu meseleyi birkaç saatle, programla geçiştiriyor. Ama Ramazan ayında 24 saat program yapılıyor. Bazıları ‘Kerbela olayını kutluyorum’ diye mesaj yayınlayınlıyor. Bu çok trajik bir örnektir. Ben Alevi yurttaşların bu yasını, matemi paylaştığımızı söylemek istiyorum.“
Alevilerin talepleri karşılansın
„Eşit yurttaşlık herkesin hakkıdır“ diyerek, Alevilerin taleplerini de dile getiren Demirtaş, Alevilere zorunlu din dersinin dayatılmaması gerektiğini söyledi. „Cemevlerine ibadethane statüsünün tanınması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilmesi“ gibi taleplerin karşılanmasını isteyen Demirtaş, kanun ve uygulamalardaki ayrımcılıklara da işaret ederek, „Devlet bu ülkede senin çocuğun şudur din dersi almalıdır diyemez. Alevi yurttaşların buna itiraz hakkı vardır. Bunlar demokratik haklardır. Devletin bu ayrımcılığı yapmaması lazım. Hiçbir kanunda ‘Alevi vali olmaz’ diye bir şey yoktur, ama bir tek Alevi vali göremezsiniz“ dedi. Demirtaş, Dersim, Sivas, Maraş ve Çorum başta olmak üzere bütün katliamların aydınlatılması için Alevilerin talebi olan „Hakikatler Komisyonu“ kurulmasını istedi.
Hangi savcı, hangi bakanla görüştü
„Bu ülkede adalet yok, bu ülkede yargıya güvenilmiyor. Yargının kendisinin kabulü ile gerçekleştirilmiş durumdur“ diyerek yargının tarafsız olmadığına işaret eden Demirtaş, savcılara da „Hangi bakan, önemli şahsiyet, hangi önemli davada ricada bulundu. Hangi AKP’li vekil savcıları aradı konuştu, çıksınlar anlatsınlar. Hangi bakanla, hangi savcı önüne KCK dosyasını koyup tartıştı? açıklayın“ çağrısında bulundu.
Telefon kayıtları ortaya çıkınca öğreniriz
„Devlet bunu bilmiyor mu? Siyaset yargıyı yıpratmaya çalışıyormuş. Bıraksınlar bunları“ diyen Demirtaş, 5-6 bin siyasetçiyi tutuklayan yargının siyaseten bağımsız olmadığını belirterek, „Bunlar AKP talimatıyla yapılmış işlerdir. Bizi dinleyenler sizi dinlemiyorlar öylemi? Merak etmesinler, zamanı geldiğinde sizin hakkınızda yapılan dinlemeler de ortaya çıkacak. Kimse merak etmesin. O zaman öğreneceğiz kim kimle neyi görüşmüş„ diye konuştu.
O yasayı çıkarttırmayacağız
AKP tarafından hazırlanarak Meclis İçişleri Komisyonu’na gönderilen „Terörün Finansmanı Yasa Tasarısı„na da sert tepki gösteren Demirtaş, şöyle konuştu: „Bu yasa maddesi görüşülürken bunun muhalefetini tek ‘BDP yapıyor’ deniliyor. Gizli tanık yasası konuşulurken bir tek BDP muhalefet etmişti. Bugün birçok davadan tutuklu olan gazeteciler, siyasetçiler gizli tanık nedeniyle tutukludur. İsteyen iktidar yanlısı çevre istediğinin malına el koyabilir. Kısaca tanımı böyledir. Atanmış bürokratlar oturacaklar, tüm mal varlığını dondurma kararı alacaklar. Bunun tanımı kısaca budur; ‘Bir konuşma yaptık diyelim terörist olarak yargılanıyoruz. Girdi çıktılarımız incelenecek. Bir aileye yardımda bulunmuşuzdur. O ailede teröristlere yardım etmişlerdir. Bu yüzden devlet benim mal varlığıma el koyacaktır.’ Böyle birşey olabilir mi? Şiddetin finansmanını sağlayan kişileri devlet tespit ediyorsa yapsın. Şiddeti hep birlikte durduralım, tedbirlerimizi alalım. Ama buna göre tüm muhalefeti terörist kabul edip malına el koyarsan BDP o yasayı sana çıkarttırmaz. 5 yıldır Parlementodayız bu yasayla ilgili en sert muhalefetimizi ortaya koyacaz. Bu yasa çıkmayacak, partementoyu AKP’’nin çiftliği haline getiremeyecekler. Ana muhalefet yanlış bir iş yapıyor, yarın öbür gün dönüp onları yakar. AKP bugün iktidardır, yarın muhalefete düştüklerinde dönüp onları da yakar. Bu döner dolaşır kendilerini de başka muhalefeti de yakar. Bu şekilde torba yasalarını asla kabul etmeyeceğiz.“
Çözümünüz varsa muhatabız
„Yeni anayasa çözümdür“ diyen ekibin ‘Terörün Finansmanını Önleme Yasa Tasarısı’nı gündeme getirdiğini ve bunun çelişki olduğunu dile getiren Demirtaş, „Önce siyasi soykırımı durdurun. Buyurun getirin teklifinizi tartışalım. 2.5 yıldır açılım var, getire getire bir de ekonomik soykırımı getiriyorlar. BDP siyasi çözümü olanların muhatabıdır. BDP, katliamı ve soykırım planı olanın kabusudur“ dedi.
ANKARA