HDP, Anayasa ile Seçim Kanunu’nu açıkça ihlal eden ve AKP yöneticisi gibi davranan Türk Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın uyarılması için YSK’ya başvuru yaptı. 

HDP, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarafsızlık yeminine aykırı biçimde uzun süredir açılış töreni adı altında mitingler düzenlediğini, parti yöneticisi gibi davrandığını, muhalefet partilerine ve HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’a hakaretler savurduğunu, aynı zamanda dini duyguları istismar edecek biçimde dini semboller kullandığını belirtti. 


AKP için meydanlarda

Erdoğan’ın seçim takviminin başladığı 10 Mart 2015’ten bu yana Türkiye’nin değişik illerinde toplu açılış törenleri adı altında halka açık 7 miting gerçekleştirdiğine dikkat çeken HDP, şu noktalara vurgu yaptı: “Tamamı TRT başta olmak üzere televizyon kanallarının büyük çoğunluğunda canlı yayınlanan siyasi içerikli mitinglerde, AKP’yi işaret eden siyasi propaganda yapmış, 400 vekil için oy istemiş, partimiz başta olmak üzere muhalefet partilerini hedef göstererek, suçlayıcı, karalayıcı, seçmen tercihlerini yönlendirme amaçlı ifadeler kullanmıştır. ‘Gönlümde yatan bir parti var’ diyerek, uzunca bir süre genel başkanlığını yaptığı iktidar partisi AKP’yi açıkça seçmenlere işaret etmiştir.” HDP, bunların yanında Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul törenleri, dışarıda toplantı, açılış töreni, kongre, buluşma, açılış, sempozyum şeklinde 23 ayrı etkinlikte de Erdoğan’ın seçim kampanyası yürütmeye devam ettiğini belirtti.


Liste yapıp YSK’ya sundu

Erdoğan’ın çeşitli miting ve açılışlarda 23 kez siyasi içerikli mesaj verdiğini ve HDP’yi suçlayan ifadeler kullandığını belirten HDP, Türk Cumhurbaşkanı’nın Seçim Kanunu’na aykırı söylemlerini de derledi. HDP’nin başvurusunda geçen Erdoğan’ın söylemlerinden bazı örnekler şöyle:

* ’Milletimiz 7 Haziran seçimlerinde bunlara gereken cevabı sandıkta verecektir’

* ‘Terör örgütünün desteklediği malum parti Diyanet’in kaldırılmasını savunuyor. Bunlar cami duvarına pislemeye başladı’

* ‘Bunlar 10 Ağustos’ta da benzer bir ittifak kurmuşlardı, 14 parti bir araya gelmişlerdi. İnşallah 7 Haziran’da da cevabını alacaklar. Biliyorsunuz eski Türkiye’nin içinde paralel yapı da var’

* ‘Ben yüzde 52 oy aldım, devletin parasıyla çıkıyorum. Sen de yüzde 52 alsaydın’

* ‘Taksim’i Kâbe olarak gösterenlere 7 Haziran’da millet Kâbe’yi gösterecektir.’


HDP’yi yuhalattı

Erdoğan’ın mitinglerde HDP’yi yuhalattığına dikkat çeken HDP, dini de istismar ettiğine vurgu yaptı: “Mitinglere AKP’li bakanlar ve AKP’nin milletvekilleri adaylarının katılarak protokol sırasında yer aldığı gözlemlenmektedir. Mitinglerinde platformun arka fon rengi olarak AKP’nin kurumsal logo rengi kullanılmaktadır. Dini sembollerden biri olan Kur’an-ı Kerim, Erdoğan tarafından kitlelere gösterilmek suretiyle propaganda aracı olarak kullanılmaktadır.”


Canlı yayın hizmeti 

Erdoğan seçim çalışmasına dönüştürdüğü tüm miting ve etkinliklerde siyasi mesajlar vermeye ve HDP’ye yönelik suçlayıcı ifadeler kullanmaya devam ettiğini kaydeden HDP, “Bütün bu etkinliklerdeki konuşmaları televizyonlarda canlı olarak yayımlanmıştır” dedi. Erdoğan’ın seçim yasaklarını cumhurbaşkanlığı sıfatıyla deldiğinin altını çizen HDP, konuşmalarının gün gün hangi televizyon kanallarında canlı yayınlandığını da listedi. 


Seçim yasaklarını deldi

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yansızlık ilkesine aykırı hareket ettiğini ve seçim yasaklarına aykırı davrandığını kaydeden HDP, YSK’nın seçimin düzen içinde ve dürüstlük ilkelerine uygun olarak yapılmasının sağlanması için cumhurbaşkanlığı makamını uyarmasını ve yayın ilkelerine uygun davranılmasını sağlamasını istedi. HDP, sonuç hakkında da YSK’dan bilgilendirme talep etti. 


 ANKARA




Anayasa hukukçuları: Erdoğan suç işliyor


Anayasa hukukçuları da seçim süreciyle birlikte meydanlara inerek AKP namına seçim çalışması yürüten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa’nın tarafsızlık ilkesini aleni bir şekilde ihlal ettiği konusunda hem fikir. 

Anayasa hukukçusu ve eski YÖK üyesi Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim mitingleri yapmasının anayasaya aykırı olup olmadığı sorusuna, “Bu soruyu en güzel cevaplandıracak olan şu anda Başbakan olan Prof. Ahmet Davutoğlu’dur, ona sorun, bakalım ne diyecek. Kabulleniyor mu, kabullenmiyor mu?” diye konuştu.


Türkiye tarihinde ilk 

Levent Köker, Türkiye tarihinde ilk kez cumhurbaşkanının çıkıp bir parti adına siyasi çalışma yürüttüğünün altını çizerek, “Bu Anayasa’da belirtilen tarafsızlık konusuna açıkça aykırıdır” dedi. Köker, bunun önüne geçecek mekanizmalar olsada bunun siyaseten riskinin alınamadığını söyledi. Köker, Erdoğan’ın “Ben milletten yana tarafım ama gönlümde bir parti var” sözlerine ilişkin ise “gönlündeki siyasi partinin dışında kalan partiler bu milletin bir parçası değil mi?” diyerek tepki gösterdi. 


Haksız rekabet yaratıyor

HDP adayı Prof. Mithat Sancar ise, “Cumhurbaşkanının yaptığı geziler ap açık seçim kampanyası niteliğini taşıyor, ayrıca bunu saklama gereği görmüyor bile. Bu Cumhurbaşkanının tarafsızlığı ilkesine aykırı, anayasayı ihlal ediyor” dedi. Erdoğan’ın seçimlerde haksız rekabet yarattığını kaydeden Sancar, “Devlet imkanlarını AKP’nin seçim propagandası için kullanıyor. Bu Seçim Kanunu’na da aykırı ve suçtur. Devlet kaynaklarının kullanılması ile AKP’ye verilen bu destek seçimlere şaibe ve gölge düşürüyor.” diye konuştu. 


 ANKARA




Süper korkuyorlar


Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın “Temenni ederiz ki halk HDP’yi barajın altında bırakır” sözlerinin ardından bu kez Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan benzer bir niyeti ifade etti. Başkanlık stratejisini HDP’nin barajın altında kalması üzerine kuran AKP’lilerden Yalçın Akdoğan, HDP’nin Meclis’te yer almamasının kendileri için “süper bir durum” olduğunu savundu. 

Ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Malatya’da HDP’yi hedef alan Akdoğan, “HDP baraj altında kalırsa hiçbir şey de olmaz. Süper olur, çok güzel olur” ifadelerini kullandı.

Çözüm sürecini AKP’nin başlattığını ileri süren Akdoğan, “Sürekli talepte bulunuldu, yüzlerce adım attık. Ancak HDP buna hiçbir şekilde destek vermedi” iddiasında bulundu.