Suçu yok, kılıf uydurduk!

5 Ekim 2022 Çarşamba - 18:30

  •  Gazeteciler Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu’na verilen cezanın gerekçeli kararını açıklayan mahkeme, “Suç oluşturan bir eylem yok ama devlet ve toplum için tehlikeli” diyerek, kılıf uydurdu.

MEHMET ASLAN/MA/İSTANBUL

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteciler Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu'na verdiği 6 yıl üçer ay cezanın gerekçesini, ifadeleri çarpıtmasına rağmen oluşturamayınca "devlet ve toplum için tehlikeli" diyerek sıyrıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gazeteciler Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu, 29 Kasım 2019’da İstanbul’da gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğünde dört gün gözaltında tutulan Eser ve Topaloğlu, 3 Aralık’ta çıkarıldıkları İstanbul Adliyesi’nde tutuklandı. Aylar sonra hazırlanan iddianamede, Eser ve Topaloğlu’nun yaptıkları haber ve fotoğrafların yanı sıra aleyhte ifade verdiği iddia edilen Dilek Akyol ile Özgür Baran’ın beyanları baz alınarak “Örgüt üyesi” suçlaması yöneltildi. İddianamenin kabul edilmesiyle 26 Mart’ta İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, Eser ve Topaloğlu tahliye edildi.

6 yıl üçer ay hapis

Devam eden duruşmalarda dinlenen Dilek Akyol, polisin Topaloğlu’na dair önüne fotoğraflar koyduğunu, ancak tanımadığını beyan ettiğini dile getirdi. Eser ve Topaloğlu hakkında daha önce aleyhte beyan veren Özgür Baran ise tebligat gönderilmesine rağmen duruşmalara katılmadı. Buna rağmen iddia makamı, Akyol’un ifadeleri yerine, Baran’ın soruşturma aşamasındaki iddialarını, esas hakkındaki mütalaasına temel aldı. Mahkeme de 8 Eylül 2022’de görülen karar duruşmasında Topaloğlu ve Eser’e ayrı ayrı 6 yıl üçer ay ceza verdi. 

Tanık ifadesini çarpıttı

Cezaya dair gerekçeli kararını açıklayan mahkemenin, Akyol ve Baran’ın iddialarını “delil” olarak kabul etmesi dikkat çekti. Akyol’un soruşturma aşamasında Topaloğlu’nu tanımadığını, salt bir kardeşinin PKK’de yer aldığını söylemesi, mahkeme tarafından çarpıtıldı. Mahkeme, Akyol’un Topaloğlu yerine ağabeyini tanıdığını söylemesine rağmen gerekçeli kararında, Akyol’un Topaloğlu’nu soruşturma aşamasında “teşhis” ettiğini yazdı. Akyol’un duruşmada da Topaloğlu’nu tanımadığını söylemesine rağmen mahkeme, beyanı “Sanığı suçtan kurtarma” şeklinde ele alarak, Akyol’un duruşma aşamasındaki beyanlarını “itibarsız” buldu. 

Dağıtımcı fotoğrafı delil

Topaloğlu’nun el konulan telefonunda fotoğrafı bulunan ve “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla ceza verilen KHK kapatılan Özgür Gündem gazetesi dağıtımcısı olan Mehmet Demir’i “Örgüt üyesi” olarak göstererek, telefonda Demir’in fotoğrafının bulunmasını da “Örgüt üyeleri ile ilişki” bağlamında “delil olarak” gösterdi. 

Savunmayla oynadı

Ayrıca Özgür Baran’ın Topaloğlu’nun 2014’te yurt dışına çıktığına dair iddialarını, “O tarihlerde yurt dışına çıkış yasağım yok ama başka tarihlerde var” diyerek çürüten Topaloğlu’nun savunması, mahkeme tarafından çarpıtıldı. Topaloğlu’nun başka tarihlerde yurt dışına çıkmadığını ifade etmemiş olması ve iddianın olduğu tarihlerde yurt dışına çıkış yasağının olduğuna dair ibrazda bulunmasına rağmen mahkeme, Topaloğlu’nun savunmalarında “yurt dışına çıkmadığına dair beyanda bulunduğu” şeklinde yansıttı. 

Gerekçeyi toparlayamadı

Mahkeme, Topaloğlu ve Eser’e verilen cezanın gerekçesine ise “Müstakilen suç oluşturan bir eylemi tespit edilmemiş olsa da devlet ve toplum için tehlikeli olduğu, vehamet arz eden eylemler gerçekleştirdiği kabul edilen bir örgütün üyesi olması nedeniyle cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır” diyerek, cezanın somut delille dayanmadığını itiraf etti.  Mahkeme, aynı şekilde Eser hakkında da eylem tespiti olmadığını itiraf etmiş olmasına rağmen “devlet ve toplum için tehlikeli” diyerek, verilen cezaya ilişkin soyut gerekçeler öne sürdü.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2023 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.