Ailesi, iki yıldır otopsi sonucunu bekliyor; kesin ölüm sebebi halen öğrenilemedi
- Adlığ ailesinin ardından Ertekin ailesi de Özel Batman Şifa Bakım Merkezi soruşturmasına dahil olmak için İHD’ye başvurdu.
- Ahmet Adlığ’ın “boğazına kemik kaçtığı” için yaşamını yitirdiği iddia edilmişti; Yusuf Ertekin için ise “boğazına portakal kaçtı” denilmiş.
MIHEME PORGEBOL/ÊLIH
Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Yusuf Ertekin’in ablası Adile Erdinç, kardeşinin kötü muameleye maruz kaldığını belirterek Yusuf’un ölümünün de yürütülen soruşturmaya dahil edilmesi talebiyle İHD’ye başvuru yaptı.
Tanık ve mağdur ailelerinin aktarımlarıyla ortaya çıkan detaylar, Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’ndeki şiddet geçmişinin 8 yıla uzandığını gösteriyor. Haberimize konu olan Adlığ ailesi, engelli Ahmet’in ölümünün yeniden incelenerek dosyaya dahil edilmesi için İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi'ne başvurdu. Merkezde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Yusuf Ertekin’in ailesi de İHD’ye başvuru yaptı. Aile sadece Şifa Bakım Merkezi’nin değil Yusuf’un daha önce kaldığı ve şiddete uğradığı belirtilen Özel Batman Yeni Hayat Bakım Merkezi’nin de soruşturulmasını istiyor.
Bakım maaşı merkezlere
Kardeşi Yusuf Ertekin’in ilk olarak 2015'te Özel Batman Yeni Hayat Bakım Merkezi’ne yerleştirildiğini söyleyen abla Adile Dinçer, şunları paylaştı: “Ben Batman merkezde yaşıyorum, annem ise Kayapınar köyünde. Biz babasız büyüdük. Annem 5 çocukla ve hamileyken babamızı kaybetti. Bizi tek başına büyüttü. Ancak artık sağlık durumu elvermediği için kardeşime bakamıyordu. Maddi durumumuz da uygun değildi. Çevrenin yönlendirmesiyle bakım merkezleriyle görüşmeye başladık ve Yusuf’u mecburen bakım merkezine bırakmak zorunda kaldık. Bakım merkezleri bizden doğrudan ücret almadı. Kardeşimin devlet tarafından verilen bakım ücreti, ayrıca kendisine bağlanan maaşı vardı. Kurumun giderleri bu kaynaklardan karşılanıyordu.”
Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’ne geldikten sonra
Darp izi ve yaralar
Bir süre sonra sıkıntıları fark etmeye; Yusuf’un vücudunda darp izleri ve yaralanmalar görmeye başladıklarını belirten Dinçer, Hayat Bakım Merkezi’nde yaşadıklarına dair şunları aktardı: “Biz sürekli durumu sorguluyor, yetkililere bildiriyorduk. ‘Bu yaşananlar normal değil’ diyorduk. Vücudundaki morlukları sorduğumuzda bize diğer hastalarla kavga ettiğini söylüyorlardı. Son yaşadığımız olaylardan birinde başka bir engelli, kardeşimi pencereden aşağı atmış. Bunun üzerine yetkililere, ‘Neden önlem almıyorsunuz? En azından pencereye koruyucu demir ya da başka güvenlik önlemleri yapılabilir’ dedik. Pencerelere demir takılırsa dışarıdan hapishane gibi görüneceğini söylediler. Öyleyse başka önleyici tedbirler alınabileceğini söyledik, ancak taleplerimiz karşılanmadı.”
Yeni Hayat’tan Şifa’ya
Ardından kardeşinin Şifa Bakım Merkezi’ne nakledildiğini kaydeden Dinçer, “Biz ısrarcı olunca da kardeşimi rotasyonla Özel Batman Hayat Bakım Merkezi’nden Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’ne naklettiler” diyerek, skandalın münferit değil, aslında engellilere bakım hizmeti vermesi gereken tüm yapılarda görülebileceğini vurguladı.
Yüzünde derin kesikler
Dinçer, Temmuz 2023'te Özel Batman Şifa Bakım Merkezi’ne nakledildikten sonraki süreci ise şöyle anlattı: “İlk götürüldüğü dönemde durumunda belirgin bir düzelme vardı. Bir ay içinde toparlanmıştı. Gidip gördüğümüzde yüzü açılmıştı, daha iyi görünüyordu. Biz de sevindik açıkçası. Bir ay geçmeden yeniden sorunlar başladı. Ardı ardına yaralanmalar oluyordu. Vücudunun çeşitli yerlerinde çizikler, darp izleri oluşuyordu. Kulağında, gözünde ve burnunda defalarca kesikler meydana geldi. Bunlar küçük yaralar da değildi, oldukça derin kesiklerdi. Kuruma sorduğumuzda ise genellikle ‘başka bir hasta ısırdı’ şeklinde açıklamalar yapıyorlardı.”
Bir kalçası erimişti
Adile Dinçer, Ocak 2024'te kardeşini eve getirdiğinde karşılaştığı tabloyu şöyle ifade etti: “En son 2024 yılının Ocak ayının ortasında gördüm onu. Annem Batman’a gelmişti. Bir arada olabilelim diye Yusuf’u birkaç günlüğüne yanıma getirdim. Onu gördüğümde çok kötü durumdaydı. Biz onu kurumdan teslim aldığımızda bize bir form imzalatıyorlardı. Orada Yusuf’un üstünü çıkardılar, vücudunda küçük noktalar vardı ama vücudunun verdiği alerjik bir rahatsızlık gibi görünüyordu. Eve getirip altını değiştirdiğimde bir kalçasının tamamen eridiğini gördüm. Kalçasındaki et tamamen çürümüştü ve sadece deri ile kemik vardı. Bir bacağında şişkinlik vardı, bir ayağında şişme vardı. Bize bunu ‘sürekli üzerine oturduğu için çökme olmuş’ diyerek açıkladılar.”
‘Boğazına portakal kaçtı’
Aile bu süreçten itibaren Yusuf’u kurumdan tamamen almak için karar alıyor. Ancak bu karar alındıktan yalnızca bir gün sonra, yani 14 Şubat 2024’te bakım merkezinden Adile Dinçer’e bir telefon geliyor, “Kardeşiniz hastaneye kaldırılıyor, Batman Bölge Hastanesi’ne gelebilir misiniz?” deniliyor. Apar topar Batman Bölge Hastanesi’ne giden Dinçer’e, Yusuf’un Batman Dünya Hastanesi’ne götürülüp orada entübe edildiği söyleniyor. Çok geçmeden de ölüm haberi veriliyor. Bakım merkezinin aktardığına göre Yusuf’un boğazına portakal kaçmış. “Evet, bu doğru bir bilgi, boğazına gerçekten portakal kaçmış. Hatta bir parçasını bakım merkezinde diğer parçasını da ambulanstayken çıkarmışlar boğazından” diyen Dinçer, şüphelerine sebep olan hususları şöyle aktardı:
İki yıldır otopsi bekleniyor
“O ana ilişkin kamera görüntüleri yok. Görüntüleri talep ettik ama kamera kaydının bulunmadığı söylendi. Jandarma olay yerine gelene kadar her yeri temizlemişlerdi. Hiçbir iz bırakılmamıştı. Kardeşim bir deri bir kemik kalmıştı. 1.75 boyunda bir çocuk, 45 kiloya düşmüştü. Otopsi de yapıldı. Biz iki yıldır otopsi sonucunu bekliyoruz. Hâlâ kesin ölüm sebebini öğrenemedik. Boğazına portakal kaçtığı söyleniyor ama orada ciddi bir ihmal olduğunu düşünüyoruz. Eğer müdahale zamanında yapılsaydı kurtulma ihtimali olabilirdi. Ne kadar süre geçti, ne zaman fark edildi, bunları bilmiyoruz. Yusuf’un ölümünün de dosyaya dahil edilmesini istiyoruz. Burada açık bir ihmalkârlık var. Böyle bir kurumda kamera olmak zorunda. Eğer kamera görüntüleri olsaydı ve incelenseydi, geride bu kadar soru işareti kalmazdı.”