
Suriye’de Beşar Esad yönetimine karşı muhalefet yürüten güdümlü grupların Katar’ın başkenti Doha’da düzenlediği toplantıda, Suriye Devrimi ve Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu kuruldu. Çatı örgüt konumundaki Koalisyon’un başkanlığına 52 yaşındaki Sünni din adamı Şeyh Moaz el-Hatib seçildi. Yardımcıları ise Riyad Seyf ve Süheyr el-Etesi oldu. El-Hatip’in ılımlı bir isim olduğu iddia ediliyor. Esad yönetimine karşı olan Moaz el-Hatib, 2011 ve 2012’de birkaç kez tutuklanmış daha sonra serbest bırakılmıştı. El-Hatib Temmuz ayında Şam’dan ayrılarak Mısır’ın başkenti Kahire’ye gitmişti.
SUK devre dışı kaldı
Bu koalisyonun kurulmasını „birleşin“ uyarılarıyla bizzat ABD teşvik etmişti. ABD, Doha’daki toplantıdan bir kaç gün önce Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un ağzından Türkiye’nin desteği ve evsahipliğinde kurulan Suriye Ulusal Konseyi’nin başarılı olamadığını ilan etmişti. Kapyasıcı ve birleştirici olmadığı, içinde radikal dini grupları barındırdığı için eleştirilen SUK, Doha’da geçtiğimiz hafta toplanarak yönetimini yenilemişti. Kürt Abdulbasit Seyda’nın yerine başkan olarak Hristiyan George Sabra’yı seçmişti. Ancak yönetimin çoğunluğunun Müslüman Kardeşler üyesi erkeklerden oluşması tepkiye ve istifalara neden olmuştu. SUK’un yönetimine sadece bir kadın seçilirken, azınlıklardan temsilci ise bulunmuyor. Bütün muhalefeti bünyesine alamayan, halklara ayrımcı ve ırkçı yaklaşan SUK’un, Koalisyon’un kuruluşuyla birlikte geri planda kalacağı ifade ediliyor. Koalisyonu’ndaki 60 koltuğun yalnızca 22’si SUK’a ayrılması da bu tezi kanıtlar nitelikte. Bunun yanısıra, Koalisyona bağlı olarak kurulacak askeri konseye Hür Suriye Ordusu’nun da katılacağı açıklandı.
Kürtler alternatif olmak istiyor
Ancak Suriye’deki Kürtler ile azınlıklar; ne SUK’a ne de yeni oluşuma sıcak bakıyor. Kürtleri temsil eden Demokratik Birlik Partisi-PYD ile Suriye’nin demokratik iç muhalefetinin oluşturduğu Ulusal Koordinasyon Konseyi ile azınlıkların temsilcileri; Çözümün dışarıdan müdahale ve dayatmalardan geçmediğini belirterek Doha’daki toplantıyı baştan boykot etmişti. PYD’in de dahil olduğu Kürt Yüksek Konseyi ile Ulusal Koordinasyon Konseyi, ne Esad’dan yana ne de güdümlü muhaliflerden yana bir tavır çiziyor. PYD’liler, politikalarını „üçüncü yol“ olarak özetliyor. Alternatif olan PYD, Kürtler ile Suriye’deki diğer halkların eşit vatandaşlıkta birleştirilmesini ve kendi bölgelerinde özerk yönetim talep ediyor.
ABD ve Türkiye kutladı!
Yeni koalisyon, ABD, İngiltere ve Türkiye tarafından memnuniyetle karşılandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, yaptığı yazılı açıklamada, „ABD, Suriye Devrimi Muhalefet Güçleri Ulusal Koalisyonu’nun kurulmasından dolayı Suriye halkının temsilcilerini kutlar. Esad’ın kanlı yönetimine son verilmesi ve Suriye halkının tümünün hak ettiği barışçıl, adil ve demokratik geleceğin başlatılması doğrultusunda bir yol çizerken, Ulusal Koalisyon’u desteklemeyi arzuluyoruz’’ ifadesini kullandı. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague da koalisyonun kurulma kararından memnuniyet duyduğunu söyledi. Bu arada Doha’da bulunan Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Şeyh Moaz el-Hatib ve Sabra ile görüştü. Anadolu Ajansı, Davutoğlu’nun el-Hatib ve Sabra’yı yeni görevlerinden dolayı tebrik ettiğini ve ikiliye Suriye halkına desteklerinin her zaman süreceği mesajını verdiğini bildirdi.
DOHA