Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı Demirel geçen hafta üzerinde bulunan yüklü bir kul hakkı ile vefat etti. Türkiye basını üç gün ondan bahsetti. Ölünün arkasından konuşulmaz. Ama ben Demirel’in sağlığında onu yazılarımda eleştirdiğim gibi ölümünden sonra da eleştireceğim.
Demirel’in ellerinde genç insanların kanı vardı. Devlet güçlerinin ilk öğrenci katliamı onun başbakanlığı döneminde İstanbul Teknik Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirildi. İTÜ yurdunu basan çevik kuvvet timi, Vedat Demircioğlu’nu balkondan atarak katletti. Demirel’in hem Başbakanlığı, hem de Cumhurbaşkanlığı döneminde insanlar evlerinden, işyerlerinden, sokaktan alınıp infaz ediliyordu. Demirel’in gıkı bile çıkmıyordu. Kendisine kayıplar sorulduğunda “Kayıplar cebimdemi ki bulayım” diyordu. Yine aynı Demirel 1991 seçimlerindeki mitinglerinde “Fırat’ın kıyısında bir koyun kaybolsa bundan ben sorumluyum” diyordu. Demirel’in Cumhurbaşkanlığı yaptığı 1993-2000 yılları arasında 329 kişi gözaltında kaybedildi. Otuz bir kişi de başbakanlığı döneminde kaybedilmişti. Kürdistan’da ise kontgerillalar on yedi bin sivil Kürdü katletti. Demirel’in gıkı bile çıkmadı.
1965 ila 1970 yılları arasında ilk başbakanlığı döneminde sağ-sol çatışmaları başlamıştı. Demirel bu çatışmanın tarafıydı. Kendisine sorulduğunda “Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz” diyor eli kanlı tosuncukların sırtlarını sıvazlıyordu. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam kararlarının infazında başrolü oynadı. Cezalarının infazı meclise gelip yasallaştığı dönemde kendisi ve arkadaşları meclis salonunda “üçe, üç” diye kıyameti koparıyorlardı. İdam yasası senatoda sahip olduğu çoğunluğun oyları ile geçti. 1973 yılında yapılan seçimlerde lideri olduğu AP ikinci parti konumuna geldi. Oluşturulan CHP-MSP koalisyonunu yıkmak için her türlü fırsatı kolladı. CHP-MSP koalisyonunun yıkılmasından sonra oluşturulan kanlı MC dönemlerinin mimarı da kendisi idi. MHP’nin komandoları için kamplar onun döneminde açıldı.
1991 yılında tekrar iktidara geldiğinde CHP ile koalisyon yaptı. Demirel başbakan, Erdal İnönü ise başbakan yardımcısı idi. Seçimlerden sonra ilk ziyaretlerini Diyarbekir’e yaptılar. Burada yaptığı konuşmasında “Kürt realitesini tanıyoruz” dedi. Kürt sorununun çözümünü onbeş gün sonra askere havale etti. Kendisinden bilahare sorulduğunda “Ben Kürt realitesi derken Kürt diye bir insan vardır, bunu kabul ediyoruz dedim. Üst kimlik olarak Türk’sünüz. Kürt realitesi yerine Kürt sorunu derseniz başka mecralara gidersiniz” diyordu. Demirel için dün dündü bugün de bugündü.
“Ben hesabımı mahkemeyi kübrada veririm” diyordu. Şimdi öbür dünyada sivil Kürtler, Kürt gazeteciler, Türkiyeli demokratlar, Deniz, Hüseyin, Yusuf tüm mazlumlar ondan hesap sormak için sırada. Demirel’in işi oldukça zor!
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 23 Haziran 1963’te Şêx Maruf Berzenci, Şêx Husen Berzenci, Mecid Hasan, Cebar Pirozxan ve 28 tanınmış Kürt siyasetçisi BAAS rejimi tarafından Silemanî’de idam edildi.
* 23 Haziran 1975’te MHP lideri Alparslan Türkeş’in Kürtler tarafından Diyarbekir’e girmesine izin verilmedi. Çıkan olaylarda MHP il binası tahrip edildi. Bir Kürt yaralandı.
* 24 Haziran 1996’de HADEP kongresinden dönen Maraş delegeleri Hüseyin Kul, Mustafa Öztürk ve Mehmet Kaya faşistler tarafından Aksaray’da otomobilleri durdurularak şehit edildi.
* THK 25 Haziran 1937’de M.Kemal’in manevi kızı Ermeni asıllı pilot Sabiha Gökçen tarafından bombalandı.
* 28 Haziran 1963’de aralarında Musa Anter, Edip Karahan, Sait Elçi, Medet Serhat, Ergun Koyuncu, Enver Aytekin, Ziya Şerefhanoğlu, Gazi Dizey, Cemal Alemdar, İbrahim Mahmıdır vs. bulunduğu Kuzey ve Güney Kürdistanlı 23 kişi Kürt devleti kurmak suçlaması ile tutuklandılar.
* 28 Haziran 1925’te Diyarbekir Şark İstiklal Mahkemesi’nce verilen karar gereğince 1925 Kürt Milli Hareketi’nin öncüsü Şêx Seîd ve 46 arkadaşı 29 Haziran 1925 sabahı Diyarbekir Dağkapı mevkiinde idam edildiler.