Amed'in Sur ilçesinde 6 mahalle ve bir caddede ilan edilen sokağa çıkma yasağına 9. günde 17 saatlik ara verildi. 

Diyarbakır Valiliği, Suriçi'nde bulunan 15 mahalleden 6'sında (Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş) ve Gazi Caddesi'nde 2 Aralık Çarşamba günü saat 05.00'te ilan edilen yasağın, 10 Aralık saat 23.00 itibariyle kaldırıldığını belirtti. 

İlçede yasak sona erse de abluka devam etti. Gazi Caddesi, Yoğurtçular Pazarı ve Dört Ayaklı Minare bölgesinde özel hareket timleri zırhlı araçlarla beklerken, yasaklı mahallelere giriş çıkış yapanlar kimlik kontrolünden geçirildi, çanta ve üst-baş araması yapıldı. Mahallelere girenlere "halen operasyonun devam ettiği" belirtilirken, "güvenliğinizi sağlayamayız" uyarısı da yapıldı. 


Amaç halkı sürmek

Polisler Sur'daki esnaf ve halka ise "Saat 17.00'ye kadar süre, mahalleyi terk edin" tehditlerinde bulundu. Yer yer silah sesleri duyulduğu ilçede öğlen saatlerinde yeni bir açıklamayla yeniden sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Kaymakamlık tarafından yapılan açıklamada, dün saat 16.00 itibariyle ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildiği duyuruldu. İlçedeki 6 mahallede sadece 17 saat sonra 6. kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Evleri kullanılamaz hale gelen kimi aileler eşyalarıyla mahalleden uzaklaşırken; yasağın kaldırılmasının evlerini terk etmelerine dönük kısa bir "es" olduğunun farkında olan halk ise evlerini ve mahallelerini terk etmemekte kararlı. 


Geride yıkım kaldı 

Yasağın sürdüğü 9 gün boyunca ağır silahlarla saldırı gerçekleştirilen mahallelerde ise geride büyük bir yıkım kaldı. UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'nde alınan Sur ilçesine tüm gücüyle saldıran kolluk birimleri, ilçeyi adeta harabeye çevirmiş. Kurşun isabet etmemiş neredeyse tek bir evin kalmadığı mahallelerde yakılıp yıkılan okul ve kiliseler gibi 500 yıllık Kurşunlu Camii de kapkara bir ise bürünmüş durumda. 


Evler delik deşik 

DİHA muhabiri Ömer Çelik yasak arasında saldırı altındaki mahallelere girdi. Çelik, şahit olduklarını şöyle anlattı: Polislerin kontrol yaptığı barikat ardından sokak başlarında konumlanan özel harekatçıları geçip caddeye çıkan il sokaklara girdiğinizde sırtlarında eşyalarıyla uzaklaşan insanlarla sıkılan kurşunların ilk hedefi olan evlerde yaşayan insanlar olduğunu hemen anlıyoruz. 


Kurşunlu Camisi

Evlerin duvarları delik deşik. Bütün cam ve çerçeveler ise sokaklara inmiş durumda. Zırhlı araçlardan sıkılan bu kurşunların bu evleri aşıp ulaştığı hemen gerideki yapı ise Kurşunlu Camii. Kurşun yağmuruna tutulmuş yapının caddeye bakan yüzündeki duvarlardaki büyük delikler ve pencere pervazlarındaki koyu is, içerde karşılaşılacak manzarayı daha baştan yansıtmaya yetiyor. O büyük kapısından adımını attığınızda ise önünüze çıkan manzara ise bütün her yeri kaplayan kapkara bir is. 


Mermi kovanlarıyla dolu

Mihrabı ve minberi görkemli bir sanat yapıtı iken bu hale sokulan caminin bu manzarası, daha avlusundan adımını atan cami cemaatinden bazılarının gözyaşlarını akıtmalarına yol açtı. Yakılıp yıkılan caminin avlusu ise "bomba atar" olarak tabir edilen mermi kovanlarıyla dolu. 


Okullar da yakılmış 

Kurşunlu Camii siyahlara bürünmüş haliyle gerimizde bırakıp, mahallenin daha içlerine girdiğimizde de karşılaştığımız manzara farksız değil. Birkaç sokak ötesindeki Süleyman Nazif Anaokulu ve İlkokulu'nun 3 bloğu da saldırılar sırasında yine kurşun yağmuruna tutulup, yakılmış. Hala kimi odalarında yangın korlarının dumanının çıkmaya devam ettiği sınıflardaki sıra ve masaların sadece iskeleti kalmış durumda. 

Yasağın kalkması ve kurşun seslerinin kesilmesiyle birlikte sokağa çıkan mahalle çocukları daha 10 gün önce bahçesinde koşup, oynadıkları, sıralarında eğitim gördükleri okullarına sessizce bakmakla yetiniyor. 


Kilise de nasibini almış 

Yaralanan birçok sivil ile birlikte bu son yasakta Mehmet Demirel isimli bir sivilin hayatını kaybettiği sokaklarda, mahalle halkının kendilerini korumak için kurdukları barikat ve kazdıkları hendekleri aştığımızda tahrip olmuş bir diğer tarihi yapı olan Mar Yakup Keldani Kilisesi çıkıyor karşımıza. Kurşunlu Camii ile birlikte ateşe verildiği yönünde haberlerin yansıtıldığı kilise de saldırılardan nasibini almış. Dış duvarlarının yanı başında iskeleti duran yakılmış bir minibüsten yükselen alevler nedeniyle kilisenin duvarları siyah isle kaplı. Kapısı kilitli olan kilisenin içine dair bir tahribat dıştan fark edilemiyor.


Dört Ayaklı Minare ve Elçi

İlçede 28 Kasım günü sokak ortasında katledilen Amed Baro Başkanı Tahir Elçi'nin vurulduğu bölge olan Dört Ayaklı Minare ise yasağın kalkmasına rağmen her zamanki kalabalığından oldukça uzak. Nedeni ise bölgenin Melikahmet Caddesi'nde konumlanan polislerin tam karşısında yer alması. Elçi gibi kurşunların hedefi olmamak için yurttaşlar çoğunlukla farklı yolları kullanarak mahalle içlerine girip çıkmayı tercih ediyor. Elçi'nin vurulduğu nokta ise vurulması sonrası kanlar içerisinde üzerine düştüğü bazalt taşlarla çevrilmiş durumda. O taşların arasında ise siyah bir kedi geziniyor. 


Evlerini terk etmeyen Surlular 

İlçedeki tarihi yapılara bu derece yönelen nefretin, bu saldırılara karşı günlerdir direnen mahalle sakinlerine ise daha büyük bir öfkeyle yöneldiğini adım atılan her sokakta görmek mümkün. Kurşun yağmuruna tutulan evlerini terk etmeyenler günün ışımasıyla birlikte dışarı çıktıkları evlerini onarma telaşına girmiş durumda. Saldırılar sırasında ablukanın daha da derinleştirilmesi amacıyla özellikle elektrik trafolarının hedef alındığı mahallelerde hala elektrikler yok. 


Gençler barikat başlarında 

Saldırılara karşı direnmekten vazgeçmeyen mahalle gençleri ise barikat başlarında. Gençler, bekledikleri bir barikatın başında günler süren çatışmaları yansıtan bir de müze oluşturmuş durumda. Oluşturulan bu açık hava müzesinde bir zırhlı araca ait plakadan düşürülen Drone bile var.


Duvar yazılamaları bu kez yok

Sur'a dair dikkat çeken bir diğer yan ise, benzer saldırıların yapıldığı diğer merkezlerde polislerce veya kendilerini "Esedullah Timi" olarak adlandıran kimi paramiliter yapıların duvar yazılarının bu kez Sur'da görülmemiş olması. Bunun da İçişleri Bakanlığı'nın daha önceki olaylar sonrası yaptığı uyarının etkili olduğu anlaşılıyor.


Güvercinleri de vurdular

Sur'da polis ve özel harekatçıların hedefine sadece insanlar değil güvercinler ve tavuklar da vardı. Fatihpaşa Mahallesi'nde yaşayan Berat Canalan kendisinin beslediği birçok güvercin hedef alınarak katledildiğini söyledi. Canalan,"Barış ve özgürlük için uçan kuşlarımızı öldürdüler" diyerek, yaşanan vahşete tepki gösterdi.


Mahalliler direnmekte kararlı 

Konuştuğumuz mahalle sakinleri ise, her ne kadar güvenlikleri gerekçesiyle fotoğraf ve isimlerini vermek istemeseler de kaldırılan yasağın aslında devletin halkı mahallelerinden kaçırtmak için saldırılarına verdiği kısa süreli bir "es'" olduğu görüşünde. Bu nedenle de maruz kaldıkları bu şiddetteki saldırılara rağmen kurdukları barikat başlarında direnişlerini sürdürme kararlılığında hepsi.

 

DİHA/AMED




'90'larda köyler şimdi şehirler



6. sokağa çıkma yasağı öncesinde aralarında HDP Amed Milletvekili Feleknas Uca ve Çağlar Demirel ile Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı'nın da bulunduğu kalabalık bir grup ilçedeki durumu yerinde görmek ve halkla dayanışmak için  Sur Belediyesi önünden yasaklı mahallelere yürüdü. 

Heyet, devlet güçleri tarafından yakılan ve çok büyük zarar gören Kurşunlu Camisi içinde açıklama yaptı. Belediye Eşbaşkanı Anlı, Sur'da halka ve tarihi yapılara dönük yoğun bir saldırı olduğunu belirterek, Kurşunlu Camii, Paşa Hamamı, Yoğurt Pazarı ve kiliseye zarar verildiğini söyledi. 

HDP Grup Başkanvekili ve Amed Milletvekili Çağlar Demirel ise Sur’da yasaklarla birlikte insanların katledildiğini, tarihin yok edilmek istendiğini söyledi. AKP'nin Sur’da "kültürel soykırım" yapmak istediğini belirten Demirel, Sur’daki kültürel yapıların korunması gerekirken, tarihin katledildiğini ifade etti. 

Demirel, "Sur halkı öz yönetimle kendi kendini yönetmek istiyor. Bunu kimse engel olamayacak. 90’lı yıllarında devlet köyleri yakarak insanları göç ettirdi. Bugün aynısını şehirlerde, ilçelerde yapmak istiyorlar. Ama AKP bilsin ki onlar ne kadar yıkarsa biz o kadar yeniden inşa edeceğiz. Sur halkı 9 gündür büyük bir direniş gösterdi. Onların direnişi önünde saygıyla eğiliyorum" dedi. 


11 yaşındaki çocuk: Bu insanlık mı?

Açıklama yapılırken 11 yaşlarındaki bir çocuk ellerindeki ağır silah mermilerini göstererek, "Bu insanlık mı? Bu vahşeti yapanların, Kurşunlu Camisi'ni yakanların Allah belasını versin" diyerek, tarihi camiyi yakan devlet güçlerine tepki gösterdi. 


Hastanelere de ateş açıldı

Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen sağlık emekçileri Sur'daki yasak ve saldıraları protesto etti. SES Amed Şube Eşbaşkanı Selma Atabey, sivillerin hedef alındığı Sur'da hastanelerin duvar ve camlarının da kurşunların hedefi olduğunu, Sur'a bakan odalarda bulunan hasta odalarının boşaltıldığını söyledi. Çocuğa, sağlık çalışanlarına, hastaneye, itfaiyeye ve tarihi eserlere saldıran zihniyetin ve kirli güçlerin insanlık vicdanına mahkum olacağını vurgulayan Atabey, "Bu insanlık dışı uygulamaların önüne geçilmeli" dedi. 


5 sivil yaralandı

Sur'da önceki akşam 5 kişi, polis tarafından açılan ateş sonucu yaralandı. İlçedeki sokağa çıkma yasağını protesto için önceki akşam yasaklı olmayan Cami Kebir, Ziya Gökalp ve Melik Ahmet mahallerinde sokağa çıkan halkın üzerine polis ateş açtı. 5 kişi yaralanırken, 3'ü mahalle sakinleri tarafından Özel Veni Vidi Hastanesi'ne kaldırıldı.  Salih Budak (42), Akrep tipi zırhlı araçtan üzerlerine ateş açıldığını belirtti.