Sur'da 9 günü geride bırakan sokağa çıkma yasağına karşı suç duyurusunda bulunan HDP'li vekiller, Diyarbakır Valiliği'nde halk ise Urfakapı'da oturma eylemi yaptı. 

Direnişi kıramayan devlet güçleri tarihi yapıların yanısıra sivillere ait yerleşim yerlerini de hedef alıyor. Kurşunlu Camii yakınlarında saldırılarını arttıran polisler, bölgedeki evlere de bombaatarla saldırdı. Çok sayıda evde yangın çıkarken, yükselen dumanlar bir kez daha ilçenin semalarını kapladı. Abluka nedeniyle girilemeyen mahallelerde çok sayıda kişinin yaralandığı öğrenildi. 

Mahalleye ağır silahlarla saldıran özel harekat polislerinin önceki gün ise bir kadını katlettiği bildirildi. Adının Songül olduğu belirtilen akli dengesinin yerinde olmadığı belirtilen kadının cenazesinin saldırı nedeniyle yaklaşık 3 saat yerde kaldığı öğrenildi. 

Bombatarlı saldırı nedeniyle önceki gün Mar Petyun Keldani Kilisesi'nin de yandığı belirtilirken, Kilise Vakfı Başkanı Yusuf Karadayı, yasak sebebiyle ilçeye gidemediklerini, sağlıklı bir bilgi edinemediklerini söyledi. 


Amed'in tahammülü kalmadı

Sur'da günlerdir sokağa çıkma yasağı kılıfıyla gerçekleştirilen saldırılara karşı Amedliler bir kez daha Sur'a yürüdü. DBP Kayapınar ilçe binası önünde bir araya gelen binlerce kişiye polis Bağlar ilçesi Sento Caddesi'nde gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Saldırıya rağmen ara sokaklardan yürüyüşünü sürdüren halk Urfakapı'ya ulaştı. 

Yenişehir İlçesi'nden Sur'a doğru yürüyüşe geçen kitleye de polis biber gazı ve plastik mermilerle saldırdı. Bazı noktalara keskin nişancılar yerleştirildiği görülürken, polis saldırısında bir kişi yaralandı. 


Urfakapı kapatıldı

Engelleme ve saldırılara rağmen DBP ve HDP il ve ilçe örgütleri öncülüğünde binlerce kişi Urfakapı'da bir araya geldi. Polis Urfakapı'yı ablukaya alarak, çift taraflı kapattı ve Sur'a yürüyüşe izin vermedi. Binlerce kişi barikatlara karşı oturma eylemine başladı. 


Mahkemeye başvuru

Oturma eylemi sürerken Sur’da sokağa çıkma yasağının kaldırılması için Bölge İdare Mahkemesi'ne başvuru yapıldı. HDP Amed Milletvekilleri Feleknas Uca ve Sibel Yiğitalp, Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD), Gülşen Özbek, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı. Sur'daki sokağa çıkma yasağının tüm ili etkilediğini ve bir an önce son bulması gerektiğini söyleyen MHD Eşbaşkan Özbek, "Sokağa çıkma yasağının bir gerekçesi yok. 9 gün boyunca bir kamu güvenliği sağlanmamışsa bundan sonra mı sağlanacak? Yaşam hakkı, kültür hakkı engelleniyor. İnsan hakları yok sayılarak, operasyon yapılıyor" dedi. 


Valilikte oturma eylemi 

Suç duyurusunun ardından Diyarbakır Valiliği’ne giden HDP Milletvekilleri Uca ve Yiğitalp ile HDP Amed Eşbaşkanı Gülşen Özer, Vali ile görüştü. Sokağa çıkma yasağının kaldırılmasına ilişkin Vali’nin kendilerine bir şey söylemediğini aktaran Milletvekili Uca, bir sonuç alıncaya kadar Valilik içinde oturma eylemi başlattıklarını ifade etti. 

Vekillerin oturma eylemi sürerken, Urfakapı'da oturma eylemi yapan halka polis tazyikli su ve gaz bombasıyla saldırdı. Gazetemiz yayıma hazırlanırken kentteki çatışmalar devam ediyordu. 

Önceki akşam da Amed'in birçok ilçesinde protesto eylemleri düzenlenirken, kent merkezindeki eylemlere polis saldırdı.


 DİHA/AMED 




16 canlı kalkan anne:  Sur için kıyamet kopmalı


Sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur'da 10 gündür polisin saldırılarına karşı canlı kalkan olan 16 barış annesi, "Sur'da insanlık öldürülüyor. Sur için kıyamet kopmalı" dedi. 

Yasaktan bir gün önce Sur'a giren annelerin çağrı ve mesajları şöyle:

Emine Özbek (62): Sur'daki yaşanan vahşete söylenecek söz yok. Devlet kadınları katledebiliyorsa, güvercinleri öldürüyorsa, çocukları öldürüyorsa daha ne diyebiliriz ki.

Hasibe Güler (70): Hasta halimize rağmen 10 gündür buradayız. Biz annelerin çatışma ortasında sesini duyan yoksa Sur'un sesini duyan olsun.

Nezahat Teke (54): Bugün Sur'da çocuklar katlediyorsa devlet biz annelere ne yapar düşünemiyorum.

Gülistan Erek (60): 10 gündür buradayız. Barış için geldik. Burada savaşın, vahşetin tanıklarıyız. Sur için kıyamet kopmalı.

Cahide Akan (50): Bugün Suriçi'nde bomba ve silah seslerinden çok çocukların çığlıkları var. Bu çocukların sesi duyulmak istenmiyorsa dünya ölmüştür. Diyarbakır halkı da buradaki insanları görmüyorsa insanlık ölmüştür. 

Mevlide Adsız (65): İnsanlar bombalardan kafasını dışarı çıkaramıyor. İnsanlar aç, hasta ve perişan; kimse görmüyor mu?

Delal Zengin (62): Artık yasakları kaldırsınlar. İnsanım diyen Sur'a ses versin. Sur'daki vahşeti kaldırsınlar.

Nevriye Kaçan (60): 10 gündür buradayız katliam yapılıyor. İnsanların durumu perişan.

Şerkiya Ören (58): Sokakta başımızı çıkartmıyoruz, başını çıkartan vuruluyor. Sokaktaki kedi ve köpekleri bile vuruyorlar. Saldırılardan sabaha kadar uyuyamıyoruz.

Seher Güren (64): İnsanları öldürüyorlar. Her yerde bombalar patlıyor. Artık yasak kaldırılsın.

Hidayet Ay (70): 10 gündür hasta halimizle buradayız. Devlet bombalarının altında insanlar ölüyor. Barış uzak değil kimse anlamıyor.

Naime Ürün (58): Yerden başımı kaldıramıyoruz. Kimse Sur'un sesini duymuyor. Herkes Sur'a sahip çıksın. 

Duriye Öncel (56): Annelerin sağlık durumu iyi değil. Bir oda da betonda yatıyoruz.

Şevkiye Demir (52): Sur'daki çocukların çığlıklarını duyan kimse yok mu? İnsanlık öldürülüyor burada. Sur'da devlet tarafından öldürülüyoruz. Bütün dünya Sur çocuklarını görsün. 

Kudret Eryılmaz (60): Devlet Sur halkını açlıktan öldürmek istiyor.

Hayriye Yazbaş (50): Hiçbir anne ilacını yayına almadı. Gece saldırılardan dolayı uyamıyoruz. İnsanım diyen Sur için ayağı kalksın.