
Kürt Özgürlük Hareketi’ne ‘72 saatlik’ ömür biçenlerin mirasını devralarak yeniden işgal harekatına başlayan Türk devletinin yeni patronu Erdoğan, iki aydır Sur direnişini kıramadı. Türk işgal güçleri üst üste kayıp verirken YPS öncülüğündeki halk direnişi üçüncü ayına girdi.
Tankla, topla, onbinlerce asker, özel harekatçı ve bordo bereliyle ablukayı genişletmesine; evleri yakıp yıkmasına; halkı zgöçe zorlamasına rağmen istediği sonucu alamayan Türk işgal güçlerine karşı direniş büyüyor. Sur’da 2 Aralık’ta sokağa çıkma yasağı ile başlayan işgal harekatına karşı YPS öncülüğündeki direniş 60. gününde. Özel harekatçılarla başlayan ve 12 Aralık’tan itibaren askerin de dahil edildiği kuşatma ilerleme sağlayamayan Türk devleti, ablukanın 20. gününden itibaren Deniz Kuvvetleri’ne bağlı deniz piyadeleri ile SAS komandolarını, ardından da korucuları ilçeye gönderdi. Son olarak 4 taburluk bordo berelilerin de eklenmesiyle on binlerce işgal elemanıyla direnişi geriletemeyen Türk devleti, helikopter desteğiyle tank ve top atışlarına ağırlık verdi. Saldırılar sırasında tarihi mekanlar bilerek yakıldı, yıkıldı. İşgalciler evleri yıkarak ilerlemeye çalışsa da başarılı olamadı, mahallelerde YPS güçlerinin denetimi 2 ay boyunca devam etti.
13 kişi katledildi
İlçede 60 günlük abluka boyunca 13 kişi katledildi. Katledilenlerden İsa Oran (Mazlum Amed) ve Mesut Seviktek’in (Delil Amed) cenazeleri, ailelerinin açlık grevi sonucu 28 gün sonra alınarak defnedilebildi.
5 cenaze hala rehin
Sur’da katledilenlerin cenazeleri haftalardır alınamıyor. Ramazan Öğüt 32, Rozerin Çukur 22, Turgay Girçek ve Gündüz Akmeşe 14 gündür, sırtına isabet eden kurşunla yaralanan ve kan kaybı nedeniyle yaşamını yitiren Hakan Aslan’ın cenazesi 8 gündür rehin tutuluyor. Aileler, Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda oturma eylemiyle cenazelerin verilmesini istiyor.
Abluka da direniş de yayıldı
Halk direnişini kıramayan devlet, ablukanın 56. gününde yasağı genişletti. 6 mahallede başlatılan kuşatmaya 5 mahalle daha dahil edildi. Toplam 15 mahallesi bulunan ilçenin Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz, Savaş, Abdaldede, Alipaşa, Lalebey, Süleyman Nazif, Ziya Gökalp mahalleleri ile Melikahmet caddesi yasaklandı.
Ancak Türk devletinin bu yöntemi de tutmadı. YPS güçlerinin eylemleri sonucu üst üste kayıp veren Türk devleti, 5 mahallede daha abluka kararı aldığı gün 17 kayıp verdi.
Sur’u terketmediler
Öz yönetim bölgelerinde demografik değişimi ve kentsel dönüşüm adı altında yeni rant alanları açmayı planlayan devlet, bir yandan da halkı göçe zorladı. 90’lardaki gibi Türk illerine göç etmeyen halk Yenişehir’in Sur’a yakın olan mahallerinden Ben û Sen ve Şehitlik mahallelerine geçici olarak yerleşti. Alipaşa Mahallesi’nde 32 yıldır oturan Ayşe Demir askerlerin anonsu ardından evlerini bırakmak zorunda kaldıklarını ancak başka kente gitmeyeceklerini belirterek, “Aklım Sur’da, rüyalarıma giriyor. Devletin saldırıları biterse ben yine evime gideceğim” şeklinde konuştu. 7 Haziran seçimlerinden sonra AKP hükümetinin sürekli “istikrar” kelimesini kullandığını ifade eden İrfan Tarı adlı yurttaş da “Kürtleri katletmekle mi istikrar sağlanıyor? 40 bin Kürt’ü öldürmekle Kürtler bitmez” diye tepki gösterdi. Savaş Mahallesi Muhtarı Ahmet Şen ise “Devlet hendekleri kapattıktan sonra Sur’a TOKİ yapacağını söylüyor. Evlerimizin molozlarını bir apartmana değişmeyiz. Varsın toplarla ve kurşunlarla delik deşik olsun, yine de gidip orada yaşarız” diye konuştu.
Nöbet eylemleri devam ediyor
Sur’daki kuşatmaya karşı başlatılan nöbet eylemleri devam ediyor. Sur’un yasaklı olmayan İskenderpaşa Mahallesi’ndeki Mahalle Meclisi’ndeki eylem 40. gününe, sağlık emekçilerinin Büyükşehir Belediyesi önünde başlattığı nöbet eylemi 38. gününe girerken, DBP, HDP, KJA ve Dem-Genç öncülüğünde Sümerpark Ortak Yaşam Alanında başlatılan süresiz nöbet eylemi 9 gündür sürüyor.
Sur’da katledilen çocuklarının cenazelerini almak için Sümerpark’ta olan ailelerin direniş nöbeti de 6. gününde.
AMED
Sıkın bunların kafasına!
Sur için nöbet eyleminin devam ettiği merkezlerden İskenderpaşa Mahallesi’nde bulunan Eşit Özgür Yurttaş Derneği’ne özel timler tarafından baskın düzenlendi. Dermekte bulunan Sendika. Org muhabiri Murat Bay ve yanında bulunan Portekizli fotoğrafçı alıkonularak tehdit edildi. Gazeteci Bay, “Bizi boş bir meydana götürdüler. Duvara dayadılar, kimliklerimizi aldılar. Telefonlarımızı alıp kapattılar. Birden içlerinden biri sıkın kafalarına diye bağırdı. Sonra yanımızda üç kişi kaldı. Diğerleri halkın yanına gitti. Ne yapıyorsunuz? Ne için buradasınız? Niye buradasınız? Diye sorular sordular” dedi. Gazeteciler 15-20 dakika tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Dernek gece saatlerinde ikinci kez basıldı.