Erdoğan yönetimindeki Türk devleti, Amed’de terör estirmeye başladı. Halk, direnişe geçerek Türk devlet güçlerinin mahallelere rahat bir şekilde girmesini engellemeye çalıştı.

Diyarbakır Valiliği, Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Valiliğin ilanıyla birlikte sabah 05.00 sıralarında mahalleyi kuşatmaya alan polis, zırhlı araç ve silahlarla mahalleye girmeye çalıştı. Polis, ilçeye giriş çıkışları yasaklayarak, yurttaşların ve gazetecilerin Dağkapı Meydanı‘ndan öteye geçmesine izin vermedi. 


Polis tarıyor halk direniyor

Yasakla birlikte elektriğin de kesildiği ilçede, yüksek binaların tepelerine keskin nişancıların yerleştirildiği görüldü. 

Polisin saldırısına karşı, halk da sokaklara çıkarak direnişe geçti. Polisin saldırısını gürültü çıkartarak protesto eden yurttaşlar, sık sık “Bijî berxwedana Surê” sloganı attı. Birçok yurttaş da mahallelerde kurulan barikatların arkasına geçti. Hasırlı Mahallesi’nde bir sokağa zırhlı araçla giren polis, etrafa rastgele ateş açması sonucunda 18 yaşında bir yurttaşı bacağından yaraladı. 


‘Sur’a gelin’ çağrısı 

İlçede bir katliamın önüne geçmek için heyet oluşturan HDP ve DBP’liler, ilçeye doğru yola çıkarken, tüm yuttaşları Sur ilçesine gelmeye çağırdı.


Polis bir Rojavalıyı vurdu

Polis tarafından açılan ateş sonucunda Hasırlı Mahallesi’nde yaşayan Rojavalı Kello Esma kolundan aldığı kurşunla yaralandı. 


Kuşatmadaki Sur direnişte 

Polis saldırısını protesto eden yurttaşlar sokaklara çıkarak gürültü eylemi yaptı. Sur’a geçişin olduğu Fiskaya ve Ben û Sen mahallelerinin de polis tarafından ablukaya alındığı görülürken, ilçede sivil katliamın önüne geçmek için bölgeye giden HDP ve DBP’liler Dağkapı Meydanı’na giderek ilçeye girmeye çalıştı. 


80 yaşındaki anne hedef oldu

Fatihpaşa Mahallesi’nin Kurşunlu Camii yakınlarında da 80 yaşındaki Makbule Ermiş oğlunu aramak için çıktığı sokakta polislerin hedefi oldu. Ermiş, ayağından yaralandı.


Sur’da 7 polis yaralandı

Çatışmaların yaşandığı ilçede, 7 özel harekat polisi yaralandı. Yaralanan polisler tedavi edilmek üzere Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Polislerin hastaneye kaldırılmasıyla birlikte farklı kentlerde yaralanarak hastaneye getirilen yurttaşlar ise, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmeye başlandı. 


Demirtaş da Meydan’da

HDP ve DBP’liler, Sur’un Dağkapı Meydanı’na akın etti. Dağkapı ve Suriçi ilçesine girişin olduğu Gazi Caddesi’nde polisler tarafından boydan boya barikat kurması dikkat çekti. Barikatları aşan yurttaşlar ile polisler arasında yer yer tartışmalar yaşanırken, sık sık “Sur halkı yalnız değildir” sloganı atıldı. Silah seslerinin geldiği ilçe üzerinde sürekli helikopterlerin tur atması dikkat çekti. 

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve beraberindeki milletvekili heyeti de meydana geldi. Meydanda açıklama yapan Demirtaş, HDP Meclis Grubu olarak sokağa çıkma yasağı ve çatışmaların olduğu yerlere gittiklerini hatırlatarak, “Burada basın açıklaması yaparken arkada Sur’da çatışma sesleri ve helikopter seslerini duyuyoruz. Bütün bu olağanüstü durumlara girmeden, bu sorunları diyalogla çözmek varken, bir kez daha savaş konseptinin devreye sokulmasının anlamı olmadığını, bunun kimseye hiçbir faydasının da olmadığını düşünüyoruz” dedi. 


‘Çağrılarımız tek taraflı değil’

Demirtaş, şunları söyledi: “Bu barış isteğini ve çağrımızı da tek taraflı yapmadık, yapmayacağız da. Derhal silahların susması ve çift taraflı ateşkese geçilsin, çağrılarımız gelişi güzel çağrılar değildir. Bu çağrılar laf olsun torba dolsun diye değil. Bütün taraflar bu çağırımızı, olgunlaşmış halk düşüncesi olarak ele almalıdır. Ankara’nın da, Kandil’in de halkın bu beklentisiyle ilgili bir proje, cevap, tutum ortaya koymasını bekliyoruz. Bizim yaptığımız çağrılara verilen yanıtlar var. Operasyonlar sonuna kadar sürecek, son terörist kalıncaya kadar devam edecek diyenler var. Bir de ateşkese hazırız diyenler var. Bize destek vermiş milyonlar varken, 2015 yılında bu coğrafyada demokratik siyaset çok güçlü iken, halkın muazzam bir desteği varken, AKP’ye karşı ve güvenlik politikalarına karşı direnebilecek bir durumdayız, çaresiz değiliz. AKP’nin yanlış politikalarına tanıklık ediyoruz, tüm baskıları görüyoruz, halkımız bu baskıları yaşıyor.


HDP’nin barış gücü görülecektir

Suriçi, Cizre, Yüksekova, Lice ve Silvan’da tek bir kişinin burnu kanamasın diye halkımızdan oy aldık, destek aldık. Bu barış çağrılarımıza herkes destek versin. Hükümet geçici olmasına rağmen bir cesaret gösterirse, müzakere ve diyalog kapılarını geliştirirse, HDP’nin barış gücünü görecektir. Biz burada konuşuyoruz, arkamızda kaç ölüm çıkar, kim kimi vurur bilmiyoruz. Bizler orada cenazelerin çıkmasını istemiyoruz.

Cizre’de 120 bin kişilik şehri 10 gün boyunca esir alındı ve harabeye dönüştürüldü. Cizre’de devlete yüzde bir dahi inancı olan varsa onu da yitirmiştir. Kürt sorunu, kendi tarihi, dili, inancıyla öz yaşam sorunudur. Memleketi Suriye’ye çevirerek hiçbir şeyi elde edemezsiniz

20 milyon Kürt’ün kalbini kırdıktan sonra, kadın, çocukları öldürdükten sonra iktidar olsan, 400 milletvekili senin olsa ne olur?


‘Masayı düzeltmek elimizde’

Barış masası devrilmiş olabilir ama düzeltmek bizim elimizde, her birimiz onun bir ayağından tutup kaldırabiliriz. Masaya sandalyeleri katalım, oturması gerekenler otursun ve konuşalım. Bu konuşma bir yıl da sürse tek bir kimse ölmesin diye konuşalım. Böyle ortamlarda konuşmayan korkaktır.

Ezme, imha, yok etme üzerine bir barış olabilir mi? HDP kuruluş aşamasında bütün halkların İstanbul, İzmir, Edirne’de söylediğimiz ne ise Şeyh Saîd Meydanı’ndaki de o dur. 


‘Yasak bir an önce kaldırılmalı’

Diyarbakır Valisi’nin Ankara ile diyalog içinde olduğunu biliyoruz, bunu sürdürmesi gerekiyor, güvenlik politikaları Vali’yi zorlayıcı olabilir, buna karşı biraz daha ısrar etmesi gerekiyor. Sokağa çıkma yasağı kaldırılmalı.”

Demirtaş’ın konuşmasının ardından halk Şeyh Saîd Meydanı’ndaki beklemeye başladı.


Halk polis barikatını aştı

Dağkapı Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kişi, çatışmaların yoğunlaştığı mahallelere girmek için Balıkçılarbaşı girişinden Sur ilçesine girmek için polis barikatını aştı. Çevik kuvvet polisleri yurttaşların ilçeye girişine engel olmaya çalışırken, “PKK halktır halk burada”, “Bijî berxwedana Surê” ve “Katil Erdoğan” sloganları atan yurttaşlar, engellere rağmen mahalleye girmeye çalıştı. 

Polis halka gaz bombaları ve plastik mermilerle müdahale ederken barikatı aşan yurttaşlar, Hasırlı ve Fatih mahallerine doğru yürüdü


Polis Ofis’teki halka da saldırdı

Polis saldırısına maruz kalan ve bunun üzerine Ofis Semti’ne yürüyen yurttaşlara, polis ikinci kez saldırdı. Valilik binası önünde ve Ekinciler Caddesi’nde yurttaşlara gaz bombaları, tazyikli su ve gerçek mermilerle saldıran polis, Ekinciler Caddesi’ni trafiğe kapattı.

Ofis Semti ve Koşuyolu Parkı civarında bulunan esnaflar da, dükkanlarını kapatarak saldırıları protesto etmek için sokağa çıktı. 

Sokaklarda bulunan demirlere vurarak gürültü çıkaran yurttaşlara, polis tazyikli su ve gazbombalarıyla saldırdı. Yurttaşların taşlarla karşılık verdiği polis saldırısında gerçek mermiler kullanıldı. Yoğun gaz bombası kullanılan Ofis Semti’nde polis evlere doğru gaz bombası ve tazyikli su sıkarken, Ofis Semti’ne giriş ve çıkışlar polis tarafından yasaklandı. 
Otobüslerin de bu bölgeden geçişine izin vermeyen ve saldırılarını sürdüren polis, aralarında yabancı bir gazetecinin de olduğu 3 kişiyi kafalarına silah dayayarak gözaltına aldı.

Kent genelinde helikopter hareketliliği yaşandı.


Girmeye çalışan polise yanıt

Amed’in Silvan ilçesi Mescit Mahallesi eski Bitlis Caddesi’nde kurulan barikatları yıkmak için mahalleye girmeye çalışan polislere ait zırhlı kepçeye yönelik roketatarlı ve silahlı saldırı düzenlendi. Cadde üzerinde roketinde isabet ettiği belirtilen kepçe tahrip olurken bir polis öldü, 2 polis yaralandı. Saldırının ardından olay yerine sevk edilen polislerin etrafa rastgele ateş açması sonucu evinin balkonunda bulunan Hüseyin Yıldız (35) isimli yurttaş yaralandı. 

Saldırı sonrası özel harekât polisleri olay yerine çok sayıda zırhlı araçla gelirken, zırhlı kepçenin enkazını kaldırmak için mahalleye girmeye çalıştı. Polislerin mahalleye girmesiyle birlikte meydana gelen şiddetli çatışmanın ardından polisler, iş makinesini alamadan geri çekilmek zorunda kaldı.


Sokağa çıkma yasağı ilan edildi

İlçeye bağlı Tekel, Mescit ve Konak mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Valilikten herhangi bir açıklama yapılmadığı halde saat 10.10 itibariyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı polis tarafından zırhlı araçlar ve camilerin hoparlörleriyle duyuruldu.

Yapılan duyurunun ardından çok sayıda zırhlı aracın Konak Mahallesi’ne doğru gittiği görüldü. 

İlçe genelinde siren sesleri eşliğinde dolaşan polis, sokaklara rastgele gaz bombası attı. İlçe merkezi semalarında çok sayıda helikopter dolaşmaya başlarken, ilçenin güneyinde bulunan ve halkın denetiminde olan mahallelerde patlama ve silah sesleri yükselmeye devam etti.

Tekel, Mescit ve Konak mahallelerinde alınan sokağa çıkma yasağı kararı tüm ilçede uygulanmaya başlandı. Çatışmaların yaşandığı bölgedeki yüksek binalara  keskin nişancılar yerleştirildi.


Saldırı şiddetlendi

Silvan’da polis saldırıları öğleden sonra şiddetlendi. Saldırı altındaki mahallelerde yaşamını yitirenlerin ve yaralıların olduğu belirtildi. 


HDP heyeti Silvan’da 

Aralarında milletvekilleri Edip Berk, Altan Tan, Osman Baydemir ve Seher Akçınar’ın da bulunduğu HDP heyeti, Silvan’a geldi. Heyet iki gruba ayrılarak, hastane ve saldırı altındaki Mescit ve Tekel mahallelerinde yaralıları almak için gitti. 


 DİHA/AMED