
Üç aydır şehir merkezinde, on binlerce kişilik savaş gücü, tank ve top saldırısına karşı YPS öncülüğünde devam eden Sur direnişi 86. gününde.
Valiliğin önceki gün tahliye adı altında ilçede bulunanların teslim olmasını istediği anons ardından mahallelere dönük saldırılar dün de devam etti. Özellikle Savaş ve Cemal Yılmaz mahallerine yönelik yoğun top atışları yapıldı. İlçeden siyah dumanlar yükselirken, helikopter hareketliliği de günboyu devam etti.
4 asker daha öldü
Saldırılara eylemlerle yanıt veren YPS ve YPS-Jin savaşçıları ile işgal güçleri arasındaki çatışmalarda ise Türk kaynaklarına göre en az 4 asker daha öldü. Türk Genelkurmayı, dün çıkan çatışmada yaralanan bir askerin hastanede öldüğünü duyururken, GATA’ya kaldırılan Hatay doğumlu bir uzman çavuş da öldü. Dün akşama kadar devam eden çatışmalarda Kırıkkale ve Afyon doğumlu 2 JÖH üyesi daha öldürüldü.
Hulisi Akar Amed’deydi
Daha önce Kara Kuvvetleri Komutanı, Özel Harekat Daire Başkanı’nın gittiği Amed’e bu kez Türk Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar gitti. Akar’ın Sur operasyonuyla ilgili “askeri ve mülki erkan”la görüştüğü açıklandı.
Kendin çek kendin oyna!
Özgür basın çalışanlarının alınmadığı Sur’a Valilik izniyle Anadolu Ajansı, Kanal D, İhlas Haber Ajansı, İLKHA ve Fox Tv elemanları götürüldü. Söz konusu basın mensuplarının gidişi ardından “Teslim olanlar” görüntüleri servis edildi.
Sivillerin durumu
DİHA muhabiri Mazlum Dolan’ın tutuklanması ardından, ilçede mahsur kalan 200’e yakın kişinin durumlarına ilişkin de ancak yakınlarıyla yaptıkları görüşmeler üzerinden bilgi alınabiliyor.
Diyarbakır Valiliği önceki gün saat vererek siviller için ‘insani koridor’ açılacağını iddia etmiş, ancak işaret edilen saatten itibaren mahallelere yönelik bombardıman şiddetlenmiş; Valiliğin anonsu ‘tahliye değil katliam hazırlığı” olarak yorumlanmıştı.
Valilik dün de saat 15.30-17.00 saatleri arasında “sivillerin bölgeden çıkartılması için her türlü önlemi alacaklarını, gerekli her türlü kolaylığı sağlayacaklarını” öne sürdü.
O ‘koridor’ nereye çıkacak?
Valiliğin kararını değerlendiren ve Sur’daki sivillerle sınırlı da olsa iletişime geçebilen HDP Amed Milletvekili Sibel Yiğitalp, 19 Şubat’ta yaralı Fatma Ateş’i ambulansa yetiştirmek için bulundukları binadan çıkan Ateş’in eşi ve çocukları ile DİHA muhabiri Mazlum Dolan’ın tutuklandığını hatırlattı. Sur’dan çıkacak diğer sivillerin de akıbetinin aynı olabileceğinin altını çizen Yiğitalp, “Ayrıca ağır yaralılar ile bebek, çocuk ve yaşlı insanlar var. Bu nedenle tek tek çıkmaları mümkün değil. Sorunun çözümü için ablukanın tamamen kaldırılması gerekiyor” dedi. Amed’deki yürüyüşte de konuşan Yiğitalp, “Sur ikinci bir Cizre olması için zemin hazırlanıyor. Sur’da yaratılmak istenen katliama karşı herkesin tepki göstermesi gerekir. Sur’da bir katliam olmaması için hepimizin üzerine düşeni yapmamız gerekir” çağrısında bulundu.
Çocukların çoğu 11 yaş altı
Sur’da 11 yaş altı olan en az 20 çocuğun bulunduğunu söyleyen Yiğitalp, twitter hesabından da çocuklardan son olarak ulaşabildiklerinin isimlerini yayınladı. Binalarda mahsur kalan çocuklardan bazılarının isim ve yaşları şöyle: Elif Su Aslan (4 aylık), Özgür Aslan (3 yaşında), Muazzez Aslan (4 yaşında), Rojda Aslan (7 yaşında), Gülistan Aslan (11 yaşında), Beritan Tosun (2 yaşında), Şerife Tosun (10 yaşında), Ruken (soyadı bilinmiyor, 4-5 yaşında), Berfin (soyadı bilinmiyor, 4-5 yaşında), Kadir Şahin (yaralı, 11 yaşında), Furkan Dağ (yaralı, 11 yaşında).
AMED
Marşlarla selamladılar
Sur için Amed kent merkezinde dün de 3 koldan yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş öncesi esnaflar kepenk, şoförler kontak kapattı. Esma Ocak’ta bir araya gelen yüzlerce kişi Hintli Baba Caddesi’ni trafiğe kapatarak, “Sur’da direnenlere bin selam”, “Katil Erdoğan” sloganları atarak Kürtçe ve Türkçe marşlar söyledi.
Sur’da mahsur kalanlarla iletişim halinde olan HDP Miletvekili Sibel Yiğitalp de eyleme katılarak Sur’daki son durum hakkında bilgi verdi. Yapılan açıklamanın ardından kitlenin Ofis Semti’ne doğru yürüyüşe geçtiği sırada polis saldırdı. Gaz bombalı saldırıda DİHA muhabiri Ayşe Sürme’de gaz fişeğinin kapsülüyle hafif yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
Nöbet 4. gününde
Sur’a dönük ablukanın kaldırılması için Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde başlatılan nöbet eylemi ise 4’üncü gününe girdi. Nöbet eylemine dün HDP Milletvekilli Feleknas Uca da katıldı. İstanbul’dan Amed’e gelen sanatçılar heyeti de Şeyh Sait Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Heyet adına konuşan Zeynep Tanbay, hem cenazelerin alınabilmesi hem de mahsur kalanların çıkarılması için ablukaya ‘24 saat ara’ verilmesini talep etti.
Direnişte 2 kardeş: Sur’u bırakmayacağız
İlçede her an ölüm ile yüz yüze olan sivillerden ikisi de İhsan (33) ve Ahmet (31) Karatay kardeşler. Karatay kardeşler, Fatma Ateş’i ambulansa taşırken tutuklanan Ekrem Karatay’ın da yakınları. Hasırlı Mahallesi’nde yaşayan Karatay kardeşler, 2 Aralık’ta başlayan kuşatmanın ilk gününden bu yana yıllardır yaşadıklarını terk etmedi.
Eşi ve çocuklarını çıkardılar
11 Aralık günü verilen 17 saatlik yasak arası sırasında yakınlarının ısrarı üzerine eşlerini ve çocuklarını Sur’dan çıkartan Karatay kardeşlerin kendileri ise evlerinden ve mahallelerinden ayrılmak istemedi. Kardeşlerden İhsan, epilepsi hastası olmasına ve sürekli baygınlık geçirmesine rağmen, yakınlarını dinlemeyerek kardeşi gibi evinde kaldı. Karatay kardeşlerin Sur dışında bulunan ağabeyleri Mehmet, epilepsi hastası olan kardeşi İhsan’a yasağın geçici olarak kalktığı zaman aralığında ilaç götürdüğünü belirterek, “İlaçları bitmiş. Yasağın bu kadar uzun süreceğini bilseydik daha fazla götürürdüm. Çünkü bir kutu en fazla bir hafta sürüyor. Günde iki hap kullanması lazım. Sürekli baygınlık geçiriyor ve bundan dolayı kaygılıyım” dedi.
Mehmet Karatay, kardeşlerinin kendisiyle yaptığı son telefon görüşmesini de sözlerle aktardı: “Biz nereye çıkacağız, nereye gideceğiz? İnsanın kendini beladan koruyacağı yer, insanın yaşadığı evinin içidir. Şu anda biz kendi evimizin içindeyiz. Yani biz hiç kimseye saldırmıyoruz ama üzerimize geliniyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, evimizi başımıza da yıksalar biz evimizi terk etmiyoruz. Sur’da yasak bir bütün olarak kalkmadan ve herkes bir bütün olarak çıkmadan biz de asla çıkmayacağız.” Görüşmede kardeşlerinin kendisine ‘Savaşın karşıtı barıştır ve biz artık barış istiyoruz” dediğini de belirten Karatay, buna rağmen asker ve özel harekat polislerinin yaptığı ‘Teslim olun yoksa, havadan bombalayacağız’ anonslarına tepki gösterdi. n DİHA/AMED
‘Direniş ana’nın ailesine kelepçe
Sur’da havan mermisiyle katledilen 55 yaşındaki Fatma Ateş’in eşi ve çocukları “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.
19 Şubat günü atılan bir havan topu mermisinden kopan şarapnelin vücuduna isabet etmesi sonucu ağır yaralanan Fatma Ateş’i ambulansa taşımak için çıktıkları sırada gözaltına alınan eşi Fahrettin, kızları Sinem ve Fatma Ateş ile Ekrem Karatay ve DİHA muhabiri Mazlum Dolan 4 gün süren sorguları ardından çıkarıldıkları mahkemece ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla tutuklandı. Üç aydır bombardımanın eksik olmadığı ilçeden çıkan 5 kişinin tutuklanmasına gerekçe olarak giysilerinde tespit edilen barut bulgusu gösterildi. Mazlum Dolan, Fahrettin Ateş ve Ekrem Karatay Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne, Sinem ve Fatma Ateş ise Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Sur’un sesi olmuştu
Ateş ailesiyle birlikte tutuklanan DİHA Muhabiri Mazlum Dolan, ablukanın başından bu yana Sur’daydı. İlçede yaşananları anlatan tek haber kaynağı olan gazeteci Dolan’ın 4 günlük gözaltı süresi boyunca sık sık nezarethaneden çıkartılıp “sohbet” ve “mülakat” adı altında psikolojik baskıya maruz kaldığı öğrenildi. Dolan’ın avukatı Resul Tamur, müvekkilinin tutuklanmasını “Gelişebilecek ikinci Cizre katliamının meşrulaştırılmasına dönük bir karar” olarak değerlendirdi. Tamur, “Sur içindeki herkes örgüt üyesidir, diye bir algı yaratarak, olası katliamın meşruiyetini sağlamak istiyorlar” diye konuştu. Avukat Tamur, Mazlum Dolan’ın durumu ile ilgili son olarak şunları söyledi: “Kendisi için gelen desteklere müteşekkirdi. Ancak o Sur’da kalan siviller ve çocuklar için endişeliydi. Bundan sonraki ilginin kendi üzerinde değil, içeride kalan sivillere yoğunlaştırılmasını istedi.